Hz. Hatice (rah) insanların hayalinde girişimci (entrepreneur) bir model iş kadını gibi tasarlanıyor. Günümüzde girişimler genelde bir fikirle iş kurup bir büyük yatırımla işlerini büyüten küçük bir hisseyle yönetici ortak olmaya devam eden (managing partner) kişiler.
Mesela öldüğü yıl Steve Jobs'ın Apple'daki hissesi %1'in altındaydı. Reed Hastings, Netflix'in kurucusu ve şuanki yönetim kurulu başkanı, hissesi %1 civarında. Bu adamlar bu şirketlere büyük emek vermişler. Sonra güçlü sermaya sahipleri yatırım yapmış ve çokça kazanmışlar.
Çarpıcı örneklerden biri de Çinli BYD. 2008'de Warren Buffett, 230 milyon USD yatırım yapıyor. 2025'te exit yapıyor ve tüm hisselerini satıyor. Büyüyen işlerde kurucular ve yöneticiler bir ömür harcıyor, geceleri gündüzlerine karışıyor, sağlıklarını ve ailelerini kaybediyorlar.
Hz. Hatice'yi girişimci bir iş kadınına benzetmek bu genel manada gençleri de girişime teşvik eden acımasız kapitalist yatırıcıların bir propagandası. Parlak zihinler işlere girişiler ve yüzbinlercesi batar. Kaybedenlerin hikayesi olmaz. Çoğuna yatırım da gelmez zaten.
Umut vadeden beyinlerin bir kısmına yatırım yapılır. Mudârebe gibi düşünün. Bunların bir kısmı başarılı olur. Başarılı yatırımcı zaten bu işlerin kompetanıdır. Geniş ekiplerle çalışır. Dünyanın her yerinde yatırımları olabilir. Bu işleri sürdürmek ciddi zaman ve emek ister.
Karşılaştırmak doğru olmaz ama Hz. Hatice, bugün için en fazla yatırımcı (investor) olarak konumlanabilir. Bir girişimci veya kendi işini kuran bir yönetici (self-employment) değildir. Üstelik Hz. Hatice'yi önererek teşvik ettikleri şey de esasen bir "çalışan" olmak (employee).
Bir insan çalışmak zorunda olabilir, çalışır, çalışmaz ayrı konular ama bunlara ulviyet yüklemek gereksiz. Diplomalı da olsanız izin almadan