David Copperfield // #kitapyorumu
8/10
·160 syf.··
2022 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2022 00:00
Çok mükemmel, çok sürükleyici bir kitap daha. Bu yılın ikinci kitabı yine bir öncekiyle aynı yazardan geliyor. Bu yazarla iyi anlaştığımız söylenebilir doğrusu. Diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum. İsminden anlaşılacağı üzere David isimli çocuğun küçüklükten büyüyene kadar ki hayat hikayesini okuyoruz. Başından geçenler gerçekten acı verici ve ibret aldırıcı. Özellikle en sonundaki o entrikalar kitabın sürükleyiciliğini arttırdı. Yarısından sonra elimden düşüremediğim bir kitap oldu. Bu adamın tek başına baş ettiği bunca olay hayran bıraktırıyor gerçekten. Helal olsun dedim.
David CopperfieldCharles Dickens · Parıltı Yayınları · 20134,553 okunma
6/10
·611 syf.··
2026 9. kitabı
--spoiler-- O kadar uzun solukluydu ki bitirdikten sonra sanki uzun bir yolculuktan dönmüşüm de o yolda tanıdığım kişileri geride bırakmışım gibi geliyor şimdi. Gündelik hayat ritminin daha yavaş aktığı ve şöminenin başında saatlerce ve sessizce kitap okumanın mümkün olduğu bir dönemde yazılmış bir kitabı modern hız çağında okumak sıkabilir belki ama diğer yandan uzun uzun betimlemeler ve detaylı yan hikayeler her bir karakterin iç dünyasına nüfuz etmeyi kolaylaştırıyor. Dora'nın sonu ve ölümünün acıyla beraber rahatlama da getirmiş olması canımı yakmadı değil :')
David CopperfieldCharles Dickens · Alfa Yayıncılık · 20044,553 okunma
Reklam
Vicdanın gözünden hiçbir şey kaçmaz.
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 00:22
Kitap “küçük” şeylerden bahsediyor gibi görünse de, aslında insanın vicdanına dokunan çok büyük meseleleri anlatıyor. Ben önce uyarlamasını izledim. Cillian Murphy’nin performansı o kadar içten, o kadar sessiz ama etkileyiciydi ki… sadece bakışlarıyla bile çok şey anlatıyordu. Ve şanslıyım ki kitap gerçekten aynı etkiyi taşıyordu. Bağırmadan, zorlamadan, sakince anlatıyordu derdini. Kitabın çıkış noktası da en az kendisi kadar çarpıcı. Claire Keegan bu hikayeyi, İrlanda’da pek çok kadının sessizce acı çektiği Magdalene çamaşırhanelerinden ilhamla kurmuş. Yazarı bu yüzden de tebrik etmek lazım aslında. Çünkü kendisi de yarattığı karakter gibi zulme karşı duranlardan. Bazen bir yanlışı tamamen düzeltme şansınız olmaz. Ama böyle durumlarda en azından sessiz kalmamak da bir tepkidir. Zorda olana sırtını dönmemek, zulme alışmamak… belki de insan kalmanın en temel hali. Kitabın ana karakteri Furlong da çoğu insanın yapamadığını yapıyor, vicdanını dinliyor. Furlong tam bir aile babası, evine bağlı, çocuklarına karşı şefkatli, sorumluluklarının farkında bir adam. Ama belki de en dokunaklı detay, kendisinin babasız büyümüş olması. Bu eksiklik, onun içinde sessiz bir iz bırakmış gibi. Belki de bu yüzden başkalarının görmezden geldiği şeyleri görmezden gelemiyor. Üstelik yaptığı iş de hiç kolay değil. Günlük hayatın yükünü omuzlarında taşıyan, emeğiyle geçinen bir adam. Maddi durumu çok iyi olmamasına rağmen, yine de başkalarına yardım etmekten geri durmuyor. Aslında onu değerli kılan şey de tam olarak bu bence. İyiliği, imkanı olduğu için değil; inanmayı seçtiği için yapıyor. Kitapta Furlong’un hayatına dair verilen o küçük detaylar ise bambaşka bir derinlik katıyor hikayeye. Küçükken Noel hediyesi olarak bir yapboz istemesi… büyüdüğünde ise David Copperfield okumak
Edebiyat
Böyle Küçük ŞeylerClaire Keegan · Jaguar Kitap · 20223,608 okunma
8/10
·574 syf.··
2026 11. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 22:53
Bugün karşınıza yaklaşık bir aydır okuduğum, Mart ayında yaptığım çapraz okumaların her zaman sabit kitabı olan, yazarın en ünlü kitaplarından David Copperfield ile geldim. Sanayi Devrimi döneminin en büyük yazarlarından biri olarak gösterilen Charles Dickens, doğumundan itibaren ele aldığı David Copperfield'ı anlatırken kendi hayatından birçok şey serpiştirmiştir kitaba, öncelikle bunu belirtmeliyim. Kitabın içeriğine gelecek olursak David daha doğmadan babası vefat etmiş, annesinin ve dadısı olan Peggoty'nin yanında hayata gözlerini açmış bir bebek. Sonrasında annesi acımasız, zalim ve gaddar bir adam olan Bay Murdstone ile evlenir, bu adam David'e çok acımasızca davranır, ardından David annesini kaybeder ve hem öksüz hem yetim kalmış olur. Annesini kaybettiği zamanlarda maksimum 12 - 13 yaşlarında olan David, bir süre sonra büyük teyzesini arayıp bulur, katı görünen teyze ona merhametle yaklaşır ve sahip çıkar. David'in iş, arkadaşlık ve aşk hayatı bundan sonra gelişir ve yetişkinliğe geçişini aslında sayfa sayfa okuruz... Benim okuduğum basım 574 sayfa ve itiraf etmem gerekirse kitabın ilk 210 sayfasında o kadar üzücü şeyler vardı ki David gözüme yeşilçam filmlerindeki küçük Emrah gibi geldi Yazar, o kadar detaylara girmiş ki kitabın öne çıkan karakterleri bile olmayan insanlar hakkında çok gereksiz ayrıntı bilgiler var. Yani düşününce bu ayrıntılar ne kitabın bütünlüğünü etkiliyor ne de ana karakterin yaşamında bir etkisi oluyor. Bu gereksiz ayrıntılar beni cidden çok yordu. Onun dışında David'i sevdim, hep iyilerle karşılaşmasını istedim, kitap o noktada beni içine çekti. Ayrıca yazar yaşadığı dönemin şartlarını ve insanların genel yapısını çok başarılı aktardı bana. David ile o yolculuklara ben de çıktım, o iğrenç yerlerde ben de çalıştım. David Copperfield,
1K
David CopperfieldCharles Dickens · Oda Yayınları · 04,553 okunma
8/10
·1104 syf.··
2026 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 18:45
Küçük bir adamın, hiç de iyi olmayarak başlayan ve özellikle çocukluk yaşantısında çok menfi durumlarla karşı karşıya geldiği, buna mukabil zamanla adım adım iyiye doğru evrildiği hayat hikâyesini konu edinen roman; bilhassa yalınlığı, duruluğu ve içtenliği ile kendine sıcacık bir kucak açtırarak, okuyanı ilk baştan itibaren kendisine benimsetiveriyor. Romanda birçok karakter olmasına karşın, dikkatimi iki karaktere toplamak ve bunları da kısaca anmak yerinde olacaktır. Biri Copperfield’ın halası Betsey Trotwood, diğeri ise James Steerforth. Bu karakterleri öne çıkarmak, ötekileri gölgede bırakmak için değil kesinlikle. Benim kırılma noktası olarak gördüğüm şahıslar bunlar sadece; yani tamamen bana ait bir düşünce. O kadar hırpani bir hâlde, sokak sokak dolaşan; tutunacak en büyük dalının da elinden kopmasıyla (annesinin) biçare şekilde halasının oturduğu evi bulabilmek için canla başla uğraşan ve sonra da hayatında yeni birçok maceraya yelken açan David için halası, ilk büyük mücadelesinin parlak ışığıydı. Her ne kadar araları limoni olsa da, halasının ona yaptıkları paha biçilemezdi; işte ilkin küçük David Copperfield buradayken büyüdü. Daha sonrasında da bunun bir devamı olarak Salem Yurdu’nda. Burada öğrenciyken tanıştığı Steerforth, David’e göz kulak olan ve onun iyice pişmesini sağlayan tohumları attı. Tabii, sonrasında Steerforth yüzünden araları hiç istemeyeceği şekilde açıldı; burası da ayrı. David Copperfield’ın şu sözüne bir kez daha kulak vererek, huşuyla itimat ediyorum: ''Hayatını benim yaptığım gibi gözden geçirip sayfa sayfa buraya aktaran bir adam, ihmal edilmiş yeteneklerin, kaçırılmış fırsatların ve içinde sürekli savaş halinde olup yenik düştüğü pek çok tuhaf ve sapkın duygunun keskin idrakini hissetmiyorsa eğer, o fevkalade iyi bir adam
David CopperfieldCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,553 okunma
Puan vermedi·1128 syf.··
2026 4. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 01:37
Uzun soluklu bir okumanın sonundan selamlar! Charles Dickens okumak bana hep keyif vermiştir konusu ne olursa olsun. Sevdiğim kitapların başında İki Şehrin Hikayesi gelse de Oliver Twist ve David Copperfield de güzel klasikler kesinlikle. Öte yandan Copperfield insanı okurken biraz zorlayan, sabrın yanında hiç solmayan bir okuma hevesi ile müthiş bir hafıza gerektiriyor doğrusu :) Yazarın yaşamından otobiyografik unsurlar da barındırdığı kitabının baş karakteri David’in hikayesine biraz değinmek gerekirse; kocaman bir büyüme anlatısı aslında. David’in doğduğu andan yetişkinlik dönemine değin hemen hemen her gününü okuyoruz diyebilirim. Kitabın 1128 sayfa olması da bu sebepten. Yoksa her yeri önemli olay değil, çok fazla detay ve klasiklerin hemen hepsinde olduğu gibi çok da gerekli olmayan birçok yan karakter mevcut. Bu durum da okurken merak unsurunu zaman zaman yok ediyor maalesef. Çünkü bazen bazı karakterler boomerang gibi gidip gidip geri geliyor ve sizi deli edebiliyor :) Küçük yaşlarında üvey anne ve üvey hala ile birlikte annesinin nasıl eridiğine şahit olan, sonrasında yatılı okula verilen, küçük yaşta çalışmak zorunda kalan ve aile sevgisinden yoksun büyüyen David’in en büyük şansı bana kalırsa bakıcısı Peggoty’dir. O kadar iyi bir insan ki yeri geldi David’in her şeyi oldu ve okurken hayatta bu kadar iyi insanların da olabilecek olması beni mutlu etti. Öte yandan üvey babasının nasıl kötü bir karakter çizdiğinden bahsetmek bile istemiyorum. Kitapta iyiler çok iyi, kötülerse çok kötü yazılmış ve dönemin Londra’sı birçok açıdan ele alınmış. Geneline bakınca bitmesine yakın yorulmuştum ama şu an sevdiğimi söyleyebilirim. Gereksiz bulduğum yerler olsa da Dickens ile yeniden denk gelmek güzeldi. Bittiği içinse çok mutluyum…
David CopperfieldCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,553 okunma
Reklam
Reklam