Pınar

Pınar
@daydreamer_
Tanrım bana kitap dolu bir ev, Çiçek dolu bir bahçe ver!
Selçuk Üniversitesi Diş Hekimliği
Konya
Nevşehir, 30 Nisan 1997
132 okur puanı
Temmuz 2015 tarihinde katıldı
Okuduğum en güzel kitaplardandı
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2019 15. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2019 14:07
Sevgili Hüseyin ŞuaHüseyin Şua verdi kitabı bana, yazarın adını hiç duymamıştım, adı ve kapağı için de aşırı önyargılıydım başta, önyargılarım beni 8 yerimden bıçakladı. Bıçak yaralarıma ve Hüseyin'e teşekkürü borç bilirim. O kadar çok beğendim ki bir kitabı isterlerse çöpe sarsınlar adını da bilmem ne koysunlar denemeye değer diye düşünüyorum artık. Güzel bi şey arıyorsam eğer her yerde her şekilde olabilir önüne konulan sıfat ya da üstündeki kılıfın gözümde çok değeri olmaması gerektiğini kitap bana beni epey şamarlayarak göstermiş oldu. İki tane karganın konuşmalarıyla başlıyoruz romana Nevırmor ve Simsiyah (çoğu ismin de bir manası ve taşıdığı canlıyla bir alakası kurulmuş) ve sonra muazzam güzellikte birçok insanın hayat hikayesi geliyor. hepsi derinliği olan birbirleriyle öyle güzel alakaları olan hikayeler ki. Kitapta sığ olan hiçbir yer yok. Sosyalizm, ölüm, ölümle başa çıkma, tıp, resim sanatı, aykırı insanlar, aşk, vefa, edebiyat gibi bir sürü bambaşka konu bambaşka insanlar hiç birbirine girmeden yormadan öyle güzel anlatılmış ki ayakta alkışlıyorum. Halk arıyorsam saraydan çıkmam gerek, ağlıyorsam yolumdan dönmem aşka dair konuşmak gerekirse de gerisini bu kitap tamamlar. Çok satanlarda orda burda süper saçma ağaçların kesilmesine değmeyecek kitaplar göreceğime seni görseydim ya güzel kitap.Hakettiğin değeri görememiş gibisin. Binlerce insanın elinde durmaya hayatlarında yer etmeye DEĞER'din. Daha başka övecek söz bulamıyorum. Durup düşünmeden alıp okuyabilirsiniz hatta koşun bile.
Değmezİsmail Güzelsoy · Doğan Kitap · 2015648 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bu kitap mecera ve gerilim seven ruhlar içindir.
9/10
·192 syf.··
2019 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2019 00:36
Toplanın millet, okyanusa açılıyoruuuzz! Önemli not: Canı kıymetli olan, işin sonunu düşünen kişiler kesinlikle gelmesin çünkü balina avlamak için olan bir gemide derimiz kemiğimize yapışacak, yeri gelecek arkadaşımızı yiyeceğiz, şekil şukul ilkel insanlarla tanışacağız. Hepsine ek olarak daa fırtınalarla boğuşacağız. Bu meceraya atılmaya nasıl karar verdim anlatıyorum; bu aralar bilimkurgu okumaya karar vermemden ötürü bu işin babalarından Jules Verne'yi araştırıyordum. Buzlar Sfenksi diye bir kitabı varmış ve Nantucketli Arthur Gordon Pym'in Öyküsünden esinlenerek yazmış, onun bir devamı niteliğinde. Yani kitap niye böyle bitti diye üzülmeyin (yazar ölmüş napalım) şimdiden söyleyeyim çünkü yolculuğa Jules Verne'yle devam edeceğiz. Öhöm öhö ayrıca birçok yazar da bu kitaptan esinlenmiş. Bir de buraya bu kitapla %100 eşleşmiş iki adet müzik bırakıyorum kitabın tamamı bunlarla muazzam güzel oluyor: youtu.be/l9cVN4ZqNIM youtu.be/DITy3T2BgbI
Nantucketlı Arthur Gordon Pym’in HikayesiEdgar Allan Poe · İthaki Yayınları · 2018981 okunma
Bakabiliyorsan, gör. Görebiliyorsan, fark et.
6/10
·336 syf.··
2019 7. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2019 01:53
Adını sanını bilmediğimiz bir ülkenin, adını bilmediğimiz bir kentinde, adlarını bilmediğimiz kahramanları olan ilk kör, ilk körün karısı, doktor, doktorun karısı, koyu renk gözlüklü kadın, gözü siyah bantlı yaşlı adam, şaşı çocuğun - kitabın kapağında da hepsini farkedebiliyoruz- bir ipin ucundan tutunup aniden gelen körlükle beraber giden medeniyetin yarattığı kaosta bir arada kalmaya, insana verilen manası sorgulanır yaşama arzusunun içindeki direnişlerinin öyküsü bu kitap. İnsan bütün iğrençliklere katlanmaya bu kadar hazır olabilir mi gerçekten? Yaşamak isteğinin bu kadarı beni şaşırtıyor, bu kadarına dayanacak, direnecek güçlü yaratıklar mıyız sahi? Başımızda bir felaket yokken dahi insanlık adına bir sürü acı olay gerçekleşirken bir kargaşanın içinde hepten duygudan yoksun hayvani ihtiyaçlar peşinde koşacak canlılar mıyız biz? Öyleymişiz, öyleyiz. Kırmızı ışıkta beklerken birdenbire kör olan bir adamdan sonra teker teker süt kıvamlı beyaz bir körlüğe yakalanan insanları bir salgın şüphesinden dolayı karantina altına alıyorlar. Nereye koysak bunları diye düşünürlerken yetkililer artık kullanılmayan bir akıl hastanesi fikri geliyor akıllarına. Ve ne adamakıllı yemek veriliyor, ne de temizlik, sağlık ihtiyaçları karşılanıyor. Ölsünler daha iyi çünkü. Dışardaki salgının önü alınamayana dek içerde beton çerçeveli bir cehennem yaşanıyor. Sonrasında içeri ve dışarısının da bir ayrımı kalmıyor. İnsan insana bu kadarını yapma halkını nasıl bulabiliyor şaşırıyorum. En acısı da böyle bir şey yaşansa olayların gerçeklerden uzak kalamayacak oluşu. Daha ilkel bir hale dönmeye sadece günler kadar uzak olabiliz. Konusu ilgi çekici gelerek başlamış olsam da nedendir uyuyamayanlar adında bir kitaba benzettiğim, tabi değer olarak körlük ten çok geride kalan, bir kitap daha
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
6/10
·157 syf.··
2019 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2019 17:24
İçinde bir adet novella bir miktar da öykü barındıran kitabımızda benim en beğendiğim Küskün Kahvenin Türküsü ve Bir Ağaç, Bir Taş, Bir Bulut öyküsü oldu. Diğer öyküleri okurken hiçbir duygu durum değişikliği yaşamadan okuduğum, sanki bir şeyler yazmaya yeni başlayan birinin yazdıklarıydı okuduklarım. Belki ebedi olarak öyküler çok değerli olabilirler. (Benim hala anlayamadığım bazılarınsa bayıldığı çavdar tarlasında çocuklar kategorisinde olabilir bu kitap.) Bana kalırsa bir kitabın değerli olmasının şartı yüreğinizde bir heyecan bırakması ya da onu okurken dalıp gitmeniz kendinizi dış dünyadan soyutlayabilmenizdir. Küskün Kahvenin Türküsü'nde üç garip karekterin oldukça garip ilişkilerine ve garip şekilde biten sonuna tanık oluyoruz. Burda yazarın seven ve sevilen arasındaki ilişkiyi anlattığı bir paragraf var ki ilgi çekici. Miss amelia karekteri her şeyi kendi başına yapabilen gözü pek bir kadın karekter. Ama pek insan sevmeyen, onları sadece para kazanmasında bir araç olarak gören biri. Gelin görün ki absürt bir tiple on gün süren bir evlilik yapıyor ve öykünün sonuna kadar bu adam ne bela açacak diye bekliyorsunuz. Bir de Miss Amelie ile ilişkilerini anlayamadığım bir kambur kuzen çıkıyor ortaya. Belki de Miss Amelia güçlü kişiliğinin altında yalnızlıktan felaket korkuyor ve kamburun gitmesine katlanamayacağını düşünerek olanlara dayanmaya çalışıyordu. İyi okumalar.
Küskün Kahvenin TürküsüCarson McCullers · İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,631 okunma
Büyük kitaplar her zaman büyük beladır.
10/10
·705 syf.··
2019 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2019 20:32
Temmuz başlarında çok sıcak bir gün, akşama doğru, genç bir adam "s..." sokağındaki bir pansiyonda kiraladığı küçük odasından çıktı ve ağır, kararsız adımlarla "k..." Köprüsü'ne yöneldi. Yazıklar olsun ki şu yaşıma gelmiş olmama rağmen yeni okudum. Okunacak o kadar çok kitap var ki ben en azından günümüze yakın olanları yakalayayım, klasikler kaçmıyor ya diye düşünüyordum. Bu kitabı okumadan ölmediğim için mutluyum. Birisi edebiyatta en eski, bilimde en yeni eserleri okumalıyız demiş. Ne kadar haklı bir laf etmiş. Bundan böyle kendime ayda en az bir tane klasik kitap okuma sözü verdim. Suç ve ceza klasik olmayı sonuna kadar haketmiş bir roman. Edebiyatta böyle bir eser olmasaydı çok eksik kalırmışız gibi geliyor şimdi. Sadece bir kurguyu barındırmıyor. Romanın bir felsefesi, psikolojik incelemeleri var. Ki bunlar Dostoyevskinin yaşadığı ağır hayatı, birikimlerinin de etkisiyle oluşmuş muazzam incelemeler. Terminoloji bilmeden psikoloji de öğreniyoruz. Roman öyle müthiş kasvetli ki; delilikler, hastalıklar, raskolnikovun iç konuşmaları. Bu kasveti içinize çekmek istiyorsunuz. Raskolnikov kendisiyle konuşurken ben de kendimle konuşmamı durduramadım. Kendimi ciddi ciddi acaba ben cinayet işleyebilir miyim diye sorular sorup plan yaparken bile buldum. Raskolnikov'un insanları sıradanlar ve sıradan olmayanlar olarak 2'ye ayırdığı bir düşüncesi var. Sıradan insanlar diğerleri için sadece çevreyi oluşturur. Raskolnikov acaba ben Napolyon olabilir miyim diye bir işe girişir. Çok zeki ve etkileyici bir karekter ama vicdanının da etkisiyle tefeci kadını öldürdüğü gün acı çekmeye daha o zamandan başlamıştı. Oysa napolyon olabilseydi parçaladığı kafayı daha o an unuturdu. Ama o kadar etkileyici biri ki şu ana kadar okuduğum karakterler arasında en etkileyici ilk 10a girme
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194bin okunma