ddcp

...bir çocuğun elinin kendisine ait olduğunu keşfetmesi gibi bir şey... Düşünce şuydu: Hayatım çamurdan ve derinlikten oluşuyordu ama ben o karanlık suların bir parçası değildim. O suların içindeki bir varlıktım.
Reklam
Keşke hiç ilişmeseydiniz yüreğine...
Şu dakikada ona acıma duymadan bakabiliyor, böyle bir yıkıntıya dönüşmesinin, içinde yaşadığı dünyaya ters düşmesinin, kocaman bir saplantı olup çıkan boşuna kederinin ona en büyük ceza olduğunu görebiliyordum.
Yaşamınızdaki sayılı günlerden bir tekini silin...yazgınızın yönü kim bilir nasıl değişik olurdu! Bunu okurken bir dakika durun, sizi çekip götüren zinciri düşünün; ister demirden olsun ister altından, ister çiçeklerden ister dikenlerden örülü olsun... o unutulmaz günlerin birinde ilk halkası yaratılmasaydı, bu zincir belki de size, yaşantınıza hiç dolanmayacaktı.
onu cam bir fanusun içinde muhafaza etmek istiyor fakat şeffaf olmayan bir fanusun çünkü ne o dışarıyı görebilmeli ne de dışarıdaki herhangi biri o fanusun içindekini.
Reklam