Küçük Balık:
- Dünyayı dolaşmaya gidiyorum ve sizin avınız olmayı hiç mi hiç düşünmüyorum.
Yengeç:
- Neden bu kadar kötümser ve korkaksın Küçük Balık?
Balık:
- Ben ne kötümserim, ne korkak. Gözümün gördüğünü, aklımın söylediğini dile getiririm.
“- Hanımefendi, kime bilgin, filozof diyorsunuz bilmem ama, bu dolaşmalardan sıkıldım artık. Bu yorucu gezmeleri sürdürmek istemiyorum. Göz açıp kapayana kadar sizler gibi yaşlanmış olacağım ve eskisi gibi gözü, kulağı kapalı kalacağım. İstemiyorum, anlıyor musunuz?”
Y.A.: Bekle. Yanlış anladın. Hakikat-Arayıcı olmuşumdur dedim.
G.A.: Yani?
Y.A.: Artık değilim. Unuttun mu? Sana, yalnızca geçici Hakikat-Arayıcıları bulunduğunu söylemiştim; kalıcı olanı, insan açısından imkansızdır. Arayıcı, Hakikat olduğuna iyice ikna olduğu şeyi bulunca, artık daha fazla aramaz ve günlerinin geri kalanını onu yamamak ve kalafatlamak ve desteklemek ve onu su geçirmez hale getirmek ve üzerine çökmesini önlemek için öteberi aramakla geçirir. Yani, Presbiteryen, Presbiteryen kalır; Muhammedi, Muhammedi kalır; Spiritüalist, Spiritüalist kalır; Demokrat, Demokrat kalır; Cumhuriyetçi, Cumhuriyetçi kalır; Monarşist, Monarşist kalır.