ddcp

Y.A.: Bekle. Yanlış anladın. Hakikat-Arayıcı olmuşum­dur dedim. G.A.: Yani? Y.A.: Artık değilim. Unuttun mu? Sana, yalnızca geçici Hakikat-Arayıcıları bulunduğunu söylemiştim; kalıcı ola­nı, insan açısından imkansızdır. Arayıcı, Hakikat olduğuna iyice ikna olduğu şeyi bulunca, artık daha fazla aramaz ve günlerinin geri kalanını onu yamamak ve kalafatlamak ve desteklemek ve onu su geçirmez hale getirmek ve üzeri­ne çökmesini önlemek için öteberi aramakla geçirir. Yani, Presbiteryen, Presbiteryen kalır; Muhammedi, Muhammedi kalır; Spiritüalist, Spiritüalist kalır; Demokrat, Demokrat kalır; Cumhuriyetçi, Cumhuriyetçi kalır; Monarşist, Monar­şist kalır.
Sayfa 95
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bu çete işine nereden sarmıştım, galiba cevabı bu reddedilmede gizliydi. Sadece, ben 9 yaşımda bunu anlayabilecek durumda değildim.
Sayfa 18
Önsöz
Özür dilerim be abi. Kalbim başka bir iş için öyle hızlı atıyordu ki duyamıyordum kimin ne dediğini.
Y.A.: Civa, altının (onun kendine has doğası -diyelim ki mizacı, eğilimi sebebiyle) kayıtsız kalamayacağı bir dış etkidir. Biz algılayamasak da, altının kar değerini oynatır. Ama bu etkinin tek bir uygulaması hiç zarar vermez. Uygulamaya sabit bir akışla devam ettiğimizi düşünelim ve her dakikaya bir sene diyelim. On veya yirmi dakikanın sonunda -on veya yirmi yıl sonra- küçük külçe, civa ile sırılsıklam olmuştur, meziyetleri kaybolmuştur, karakteri bozulmuştur. Sonunda on ya da yirmi yıl önce fark etmeyeceği bir ayartıya boyun eğmeye hazırdır. Bu ayartıyı par­mağımla yapacağım bir basınç biçiminde uygulayacağız. Sonucu görüyor musun? G.A.: Evet, külçe un ufak oldu. Şimdi anlıyorum. İşi ya­pan tek bir dış etki değil, fakat uzun ve parçalayıcı etkiler birikiminin yalnızca sonuncusu. Şimdi anlıyorum ki, sahip olduğum o tek güdü, adamı saymamı sağlayan güdü de­ğildi, fakat hazırlayıcı bir etkiler serisinin yalnızca en sonun­cusuydu.
İnandıklarınız yıkıldığında iki yol çıkar karşınıza; ya dünyaya kızmak, her şeyi kabullenmek ve hayata küsmek, ya da yeniden yıkılma ihtimali olsa bile inandıklarınıza daha sıkı sarılmak ve herkese şefkatle bakmak. İkinciyi seçenlerden olmak ne güzeldir.