Ursula Guin'in yazdığı son kitabı. Benimse okuduğum ilk kitabı. Katıldığı konferanslarda yaptığı konuşmaların, makalelerin yanı sıra çeşitli konulardaki fikirlerinin yer aldığı kitap. Ben kitabı kendimce iki bölümde değerlendirdim. Birinci bölüm az önce yazdıklarımın yer aldığı kısım. Burda janradan tutun da fantazyaya nasıl şiir okunura, edebiyata, kitabın ölümüne,kadınların bildiklerine, Virginia Woolf'tan bilimkurgu nasıl yazılıra kadar yazmış. Fikir olarak ortak noktada buluştuğum o kadar yer vardı ki altını çizmeden duramadım. En çok beğendiğim makalesi "Kadınların Bildikleri". Hem bir yazar hem de bir kadın olarak fikirlerini, konulara yaklaşım biçimi enteresan. Tabi diğer kitaplarını okuyup bu kitabı okusaydım daha iyi tanıyacağımın da farkındayım.
İkinci bölümde ise kitap tanıtımları ve yazarlar üzerine notlarını paylaşmış, çeşitli kitap incelemeleri yapmış. Bu bölümde biraz sıkıldığımı itiraf etmem gerekir. Çünkü bahsettiği kitap ve yazarların çoğunu okumadığım, tanımadığım için tam bir yere oturtamadım. Ancak tanıdığım yazarları ve kitapları incelerken müthiş keyif aldım. Gözden kaçırdığım bir sürü etkeni fark ettim. Bu bölümün en güzel katkısı da okumadığım kitapları not ederek okuyacak olmam. Kitapları okuduktan sonra tekrar ikinci bölümü okumayı düşünüyorum. Naçizâne tavsiyem diğer kitaplarını okuduktan sonra bu kitabı okumak gerekir. Keyifli okumalar. :)
"Entelektüel dünya ve sanat, erkekler tarafından öyle topyekûn sahiplenildi ve bu mülkiyet öyle sertçe sürdürüldü ki hiçbir kadın, toplumun ona hak ettiği payı kolayca bahşedeceğini düşünemez. Çoğu kadın kendilerini bir düşünür, bir üretici olarak adlandırmayı, ben bir bilginim, bilim insanıyım, sanatçıyım demeyi zor ve hatta korkutucu buluyor hâlâ. Böyle bir korkuya mahal bırakmayan bir yer ve kişinin salt kendi işini yapmasına ayrılan zaman aralığı, çoğu erkek için son derece makul bir beklenti; çoğu kadın içinse hayret verici, hayatta yalnızca bir kez olabilecek bir armağan."
"Hakikatin tohumundan, hayal gücünün muazzam asma bahçeleri büyür; dalları birbirlerine dolanır ve iç içe geçer, gölgeleriyle sarar ve kâh tatlı kâh ekşi meyve verirler."