ayşegül b.

Çok güzel anlar hüzünlüdür her zaman. Geçici olduklarını duyar insan, durdurmak ister, bir şey gelmez elinden.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sonra Philippe’in bir kadının en büyük gücünün yokluk, uzaklık olduğu, uzakta kalanların kusurlarının, kötü huylarının unutulduğunu, yaşamımıza değerli, vazgeçilmez bir öğe, fazlasıyla içli dışlı olduğumuz için daha önce farketmemiş olduğumuz bir öğe kattıklarını farkettiğimizi söylediğini sık sık işitmiştim. “Tuz gibi bir şey işte,” derdi, “tuz yediğimizin farkında bile olmayız, ama tüm yemeklerimizden çıkaralım, ölürüz kuşkusuz.”
“Erkeğin bir mesleği vardır,” dedi Solange, “oysa kadın sevdiği tüm erkeklerin yaşamlarını yaşayabilir. Bir subay savaşı getirir ona, bir denizci okyanusu, bir diplomat entrikayı, bir yazar yaratmanın hazlarını. Bunları yaşamanın günlük sıkıntısına katlanmadan, on yaşamın heyecanlarını tadabilir.” “Ama bu korkunç bir şey!” dedim. “Kadının birbirinden farklı on erkeği sevmesini gerektirir.” “Üstelik onunun da akıllı olmasını, bu da hiç kolay görünmüyor,” dedi Villier, hiç sözcüğünü iyice üstüne basarak söyledi.
“Mutluluk hiçbir zaman kımıltısız değildir de ondan,” demişti Solange; “mutluluk kaygı içinde bir duraklamadır.”
İki insan arasındaki bağıntının yarattığı durumların pek de çok olmadığını görmenin verdiği alaylı keder duygusu, diye yazmıştı defterine. Bu aşk güldürüsünde sırasıyla az sevilen rolüyle çok sevilen rolünü oynuyoruz. Tüm söylenenler ağız değiştiriyor o zaman, ama aynı kalıyor.