Betül Sena

Betül Sena
@ddlbety
İnstagram: @kitaplarinellitonu
129 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
[Fearless-Lauren Roberts]
Puan vermedi
[Fearless-Lauren Roberts] Bu seri benim için çok çerezlik beni eğlendiren bana keyif veren bir seri oldu. Çok klişelerle dolu olsa da özgün bir kurgusu olmasa da okuması çok eğlenceliydi çünkü Kai Azer’imiz vardı. Üçüncü kitapta ama yazar kendini biraz daha geliştirmişti. Özellikle de yazımı çok daha gelişmişti ve seriyi de çok güzel sonlandırdığını düşünüyorum. Olayları güzel harmanlayıp sunmuştu. Üçüncü kitapta hem çok akıcı hem çok eğlenceli hem de çok yürek burkan bir kitaptı çünkü Kai’m acıların çocuğu modundaydı yazarın bazı ters köşeleri de güzeldi onlar da kitaba ayrı bir heyecan katmışlardı. Diğer iki kitaba göre gerçekten de çok daha iyiydi. Seride en çok bağ kurup en çok sevdiğim karakter Kai oldu bence yazar Kai’yi baya iyi yazmıştı. Kai’nin o flörtöz sözleri ve halleri aşırı tatlıydı ve beni hep çok güldürüyordu. Paedyn’le ilgili ne desem bilemiyorum çok nötr kaldığım bir karakter oldu. Çok sevdim de diyemiyorum çok sevmedim de diyemiyorum. Yalnız yazar üçüncü kitapta Kitt’i daha çok ön plana koymaya çalışmıştı ama Kitt’i daha iyi işleyebilirdi. Kitt karakterini de yeterince çok iyi işlemediğini düşünüyorum bu yüzden de bende çok bir etki yapan bir karakter olmadı. Onun haricinde yani hiçbir şey beklemeden öyle çerezlik bir romantasy okumak isterseniz ama daha çok romantik kısmı da ağır basan ve kraliyet meseleleri de ağır basan bir seri istiyorsanız da baya keyifli akıp gider. Fearless Lauren Roberts
Edebiyat
FearlessLauren Roberts · Simon & Schuster Children's UK · 2025224 okunma
Reklam
[Oniks Fırtına-Rebecca Yarros]
Puan vermedi
[Oniks Fırtına-Rebecca Yarros] Bu seri bence çok güçlü başlamıştı ama bana göre güçlü devam edemedi. Yazar çünkü daha çok ejderhalara ve kurguya odaklansaydı bence çok daha iyi bir iş ortaya çıkabilirdi. Yanında da güzel bir aşk hikayesi olacak ama bu şekilde değil. Yani ben sürekli smut içeren dakika da bir birbirleriyle iş pişiren karakterleri okumak istemiyorum. Başta da bu şekilde olacağını düşünmemiştim. Bir iki sahnede olur ama odak noktamız kurgu olur yine habire de yapmazlar diye düşünüyordum ama hiç öyle olmadı. İlk kitap çok çok iyiydi ama ikinci kitapta bir düşüşe geçti üçüncü kitapta ise yere çakıldı resmen. Yazar bir de sadece aksiyon ve olay odaklı yazma gayesinde. Hem olay yazma gayesi var hem de bolca ama bolca smut yazma gayesi var. Bu ikisini aşırı derece de çok abarttığını düşünüyorum. Hal böyle olunca da karakter derinliği denen bir şey yoktu. Asla hiçbir karakterlerle bağ kuramadım. Zaten yan karakterlere yazar hiç hayat verememiş gibi onlar sadece süs için kitapta bulunuyorlarmış gibiler. Çiftimizin aşkı da hiç samimi gelmiyor böyle düşeceğim şekilde değil. Xaden desen hiç beni çekmedi zaten. Kurgu olarak sadece bakarsak çok kötü bir kurgu oluşturması değildi ve bunu ikinci kitapta bence güzel devam ettiriyor gibiydi ama karakter derinlikleri yine yoktu. Üçüncü kitapta da kurguyu sağlamlaştıramadığını düşünüyorum ve smut olayını da fazlasıyla abarttığını yani smut olmasın demiyorum bazen olması da gerekiyor. Bu yazar ama ne zaman ikili yan yana gelse işi yatakta bitirtiyor bir gün yapmadılarsa diğer gün mutlaka yapıyorlar. Kısacası seriye de devam etmeyi düşünmüyorum. Çünkü yazar dördüncü ve beşinci kitapta da karakter derinliklerine giremez çünkü ilk 3’te girememişti. Kurgu da sağlamlaşmadı. Yine sadece bolca olay yazıp bolca smut yazıp biraz
Edebiyat
Oniks FırtınaRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20251,590 okunma
Haşhaş Savaşı Seri YORUMU
Puan vermedi
[Haşhaş Savaşı Serisi- R.F.Kuang] Haşhaş Savaşı Okumak için en heyecanlandığım ve en merak ettiğim serilerden birisiydi ve bayıldım!!! Runin Fang yani Rin’imiz küçük bir köy yerleşiminde yaşayan öksüz birisi ama kaderine meydan okumak da isteyen birisi. Yaşadığı yerin sınırlarında kalmak istemeyen birisi ve bu yüzden Rin, Sinegard’a gitmek ve oradaki akademi eğitim alıp hayatını kurtarabilmek adına çalışmaya başlıyor. Kitabımızda zaten onun Sinegard sınavına girişiyle başlıyor. Büyük bir azimle kendi kaderini kendi oluşturmak için çalışıyor ve o küçük köy yerleşiminden çıkıp büyük koskoca Sinegard’a gidiyor. Tabii burada da hayat Rin için zorlayıcı oluyor ama her zaman azmiyle ve inancı ile her şeyin altından kalkabiliyor. İlk kitap çok akıcı çok sürükleyici ve çok merak dolu bir kitaptı. Aşırı keyif alarak okuduğum ve yazarın da beklemediğim hamleler yaptığı bir kitaptı. İkinci kitabımıza geçerken ikinci kitapta aslında tam Rin’in karakter gelişiminin gözler önüne serilmeye başlandığı bir bir kitaptı. Rin çünkü artık yeni şeyler öğrenmiş ve yeni şeyler tanışmıştı. Artık kendisi bambaşka birisiydi. Bu duruma onun alışmaya çalışması ve hayatta kalma mücadelesi ve kime güveneceğini bilemeyen bir kızın bir danışman arayışı ve sonra da gerçek hayatın gerçekleriyle tanıştığı bir kitaptı. Kendisi de bir şeyleri hep hata yapa yapa yanlış insanlara güvene güvene öğrendi. Tamamıyla Rin’in karakter gelişim yolculuğuydu ikinci kitap benim için ve ayrıca da çok yine olaylı da bir kitaptı. Heyecanı yine yüksekti. Üçüncü kitapta da Rin’in daha da çok büyümüş, olgunlaşmış ve yeni insanların yeni kafa düşüncelerini anlamaya çalışma ve bu sefer daha dikkatli olmaya çalışma serüveninde onun artık bir şeyler yapmak için kendi başına olduğunu idrak etme dönemindeydik. Üçüncü kitapta çok
Edebiyat
Haşhaş SavaşıR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20232,075 okunma
[Ortadan Kaybolan Fil-Haruki Murakami]
Puan vermedi
[Ortadan Kaybolan Fil-Haruki Murakami] Ben Murakami okumayı severim ama öykü kitapları hiç benlik değil bunu bir kez daha anladım. Çünkü bu öykü kitabını okurken de çok sıkıldım. Sanırım tek bir tane öykü kitabını seviyorum. Onun dışında okuduğum öykü kitaplarında hep bitirmek için kendimi zorladım. Burada da çeşit çeşit öyküler vardı ve genelde çoğunu da sevmedim. Bir iki tane sevdiğim öykü olmuştu. Bir de normal olarak öykü okumanın da çok benlik olduğunu düşünmüyorum. Çünkü ben bir hikayeye alışınca onun devamını da istiyorum. Burada da mesela bir hikayeye alışıyorum tak diye başka öyküye geçiyoruz ve kafam allak bullak oluyor sonra da o öykü beni çekmeyince de okuması eziyet oluyor. Ben tam bir roman insanıyım diyebiliriz ve bu yazarın da romanlarını hep severek okudum. Romanlarıyla kalbimi çalan bir yazar oldu. Bu yönden de bu öykü kitabı da benim için hayalkırıklığıyla bitmiş oldu.
Edebiyat
Ortadan Kaybolan FilHaruki Murakami · Doğan Kitap · 2023572 okunma
[Köprü Krallığı-Danielle E.Jensen]
Puan vermedi
[Köprü Krallığı-Danielle E.Jensen] Bu kitaba büyük bir heyecanla başlamıştım ve enemies to lovers temalı olduğu söylendiği için de aşırı aşırı heyecanlanmıştım. Kitap başlar başlamaz olaylar çok tahmin edilebilir şekilde ilerliyordu ama yine de bekledim böyle o enemies to lovers havası gelince kitabın içine girerim diyordum ama yani asla öyle de bir durum olmadı. İki krallık var bir krallık köprü krallığı olarak geçiyor çünkü ticaret için önemli olan köprülere sahipler ve çevre krallıklar da bu yüzden biraz daha zorluk çekiyor. Bizim baş karakterimizde bu düşman krallığa gidip orayı içeriden ele geçirmeye çalışıp bir nevi fethedip kendi krallığına zenginlik getirecekti ki halkları açlıktan kırılmasın diye ve bizim kızımızla karşı krallığın kralı sözleşmeli evlilik yapıyorlar çünkü eskiden bu şekilde bir anlaşma yapılmış. Bizim kız o krallığa gidiyor ve kızımız nefret ediyor bu doğru ama erkek karakter zerre nefret etmiyordu o sadece zavallı kız gözüyle bakıyordu çünkü zorla evlendirilmiş oldular. Erkek karakter her zaman kıza karşı nazikti iyiydi ve de hiç kıza düşmanlık beslemiyordu ta ki kızın gerçek kimliğini öğrenene kadar ama o zamanda kız bu adama aşık olmuştu bu sefer de kız nefret etmiyor ama oğlan nefret ediyor durumuna düşmüştü. Yani adam akıllı bir enemies to lovers yoktu. Kitabın kendisi de beni çok sarmadı. Böyle bir türlü kitabın içine girmekte zorlandım ve asla odaklanamadım da. Hep bir şeyler eksik hissiyatı vardı. Anlatımını da çok sevemedim. Kısacası çok sevemediğim bir kitap oldu.
Edebiyat
Köprü KrallığıDanielle L. Jensen · Martı Yayınları · 20221,354 okunma
Reklam