[ŞafakParesi-Brandon Sanderson] Şafakparesi
Brandon Sanderson’ın Fırtınaışığı arşivi serisinin ara kitabı olur kendisi ve bu kitabı Savaş Ritminden önce okumak gerekiyor ama ben sonrasında okumuş oldum. Bu kitapta Navani’nin bir keşfi vardı ve burada da o keşifle ilgili bir şeyler bulmaya çalışıyoruz. Denizci olan bir karakterimiz var ve onunla Navani aralarında bir anlaşma yapıyorlar. Bilinmeyen ve korkulan bir yolculuğa onun gemisiyle çıkma kararı alınıyor. Bizim parlayanlarımızdan da birkaç kişi geliyor ve bir yolculuğa başlıyoruz.
Bu yolculukta da birçok şey yaşanıyor baya heyecanlı anlar da oluyordu. Parlayanlarımızı okumak, yeni karakterleri okumak ve yine bir sürü sırlar edindiğimiz güzel bir maceraydı. İşte bu kitaptan sonra Savaş Ritmi okununca gerçekten de daha da çok da anlam da kazanabilir. Bu seriyi de mutlaka ama mutlaka öneririm asla pişman olmayacağınız mükemmel bir seri. Brandon Sanderson
Onuncu kitabı okurken çok sıkıldığımı ve zorlandığımı söylemiştim. 11’e geçtiğimde ise seri yeniden kendisini size hayran bırakıyor ve aşık ediyor. Öyle muazzam bir şekilde seri ilerliyor ki aşırı
Zaman Çarkı 6-7-8-9-10 Hakkında
Seride altıncı kitaba geldiğimizde bir duraklama dönemine de giriyoruz. İlk 5 kitap çok heyecanlı ve olaylı geçiyordu ama altıncı kitap onlara nazaran daha sakin
Zaman Çarkı ilk 5 Kitap Hakkında
İlk kitapta olaylara şöyle başlıyoruz. Seride belirli bir üç karakterimiz var. Bu üç karakterimiz aynı köyde yaşayan üç delikanlı ve gerçek dünya ile ilgili de pek bir bilgileri de yok ama bir desen kendini bunların etrafında dokuyor. Bu üç delikanlının da çok önemli olduğunu köye gelen bir Aes Sedai anlıyor ve ardından yolculuğa çıkıyorlar. Neden bu kadar önemli olduklarını anlamaları için gitmeleri gereken bir yolculuk ama tabii çok farklı ve çok değişik olaylar yaşanıyor bu yolculuk esnasında ve bu üç çocuk da kendilerini bir nevi tanıma yolculuğunda da buluyorlar.
İlk 5 kitap gerçekten çok akıcı çok sürükleyici bir sürü heyecanlı olayların yaşandığı ve karakterleri gittikçe daha çok tanıdığımız ve onların karakter gelişimlerine tanıklık ettiğimiz bir süreçti.
İlk 5 kitap dediğim gibi çok akıcı ve sürükleyici gittiği için hiç sıkılmadan sayfalar akıp gidiyor. Bu seriye başlarken çok fazla karakter olduğu için bir an afallayabilirsiniz ama okudukça da o çok fazla karakterler de size çok fazla gelmemeye başlıyor.
Serinin ilk 5 kitaptaki yolculuğu gerçekten güzeldi. Çok fazla macera üstüne macera yaşıyoruz. Birçok yeni şey öğreniyoruz. Bir daha sonrasında yardımcı olacak birçok şey peşinde koşuyoruz. Bu ilk 5 kitap Rand’ın kendi kimliğini kabullenme süreci olarak da geçiyordu. Bunlar tabii diğer önemli karakterlerimiz için de geçerli mesela Mat ve Perrin’de kendi kimliklerini kabullenmeye çalışıyorlardı. Daha bir sürü diğer karakterlerimizde kendileriyle ilgili birçok şey öğreniyorlardı.
Dünyanın GözüBüyük AvYenidendoğan EjderGöğün AteşleriGölge YükseliyorRobert Jordan
[Reckless-LaurenRoberts]
Powerless serisinin ikinci kitabı da bitti. Tam bir geçiş kitabıydı. İlk kitabın sonundaki olaydan kitabımız devam ediyor ve bu kitapta biz bol bol Kai ve Paedyn’i okuyoruz. Paedyn sıradanların yaşadığı bölgeye gidiyor ve Kai de tabii oraya gidiyor. Bu ikisi orada bir sürü olaylar yaşıyorlar.
Gerçekten de başlarına gelmeyen şey kalmıyor diyebiliriz. Bu süreçte de biz ikisinin duygusal anlamda biraz daha yakınlaşmalarını okuyoruz. Yazar böyle ilmek ilmek aralarındaki ilişkiyi işliyordu ve bunu çok güzel de geliştirdi. Mesela Paedyn kitabın başlarında yine Kai’yi istemiyordu ve bu konuda gerçekten büyük kalkanları vardı ama sonra Paedyn’in de o kalkanlarını yavaş yavaş indirdiğini okuyoruz.
Bunların yanında yazar bir de oluşturduğu dünya hakkında da bize yeni yeni bilgiler de veriyordu. Mesela bazı olayları daha da detaylandırarak anlatıyordu. Birçok açıdan bunlar çok iyi oldu. Bir de bir sürü yeni gizemler de öğreniyorduk.
Okuması keyifliydi ama hiç fantastiklik olmaması beni üzdü. Neden olmadığını da anlıyorum çünkü sıradanların yaşadığı bölgedeler ve Kai de bu yüzden güçlerini kullanamıyor ama yine de fantastik detaylar da görmek isterdim. Onun da dengesini kurabilmesini isterdim. Kai ve Paedyn’i okuması keyifliydi ve güzeldi. Kitabın sonu ama çok saçmaydı yani Kai’me bu yapılır mı diye isyan edesim geldi. Üçüncü kitapta yazar umarım bu durumu çok uzatmaz. Çünkü çok uzatırsa çok sıkıcı olur reckless RecklessLauren Roberts