|İmkansızın Şarkısı-Haruki Murakami|
-
Yine severek okuduğum bir Murakami kitabı oldu ama oldukça da yine çok değişikti. Çok da etkileyiciydi de. Bazen ama bazı şeylerin kitap dışında da aynen böyle yaşanıyor mu diye de düşünmeden de edemediğim bir kitap oldu ama muhtemelen bu daha çok yazarın o akıl almaz hayal gücünden de geliyor olabilir.
•
Yazarın her bir karakteri aslında birbirlerine çok fazla benziyorlar ama bu benzerliklerinin yanında bir farklılıkları da oluyor. Aynı karakteri okuyormuş hissi vermiyor. Bu kitapta da erkek karakterimiz bir yolculuğa çıkarken bize 18 yıl önce yaşadığı üniversite hayatındaki olayları anlatmaya başlıyor. O zaman hayatına giren insanları ve ona nasıl etki ettiğini onda nasıl izler bıraktığını bize anlatıyor.
•
Bu yüzden okurken de zaten bunların bir geleceği olmuş ve bitmiş acaba gelecekte şu an daha da iyilerdir diye umarak hep okuduğum bir kitap oldu. Her bir karakter aslında beni de etkiledi. Her birinin farklı bir hikayesi farklı bir inanışı vardı ve bunları okuması da güzeldi ama benim en sevdiğim karakter Midori oldu böyle ailesi tarafından hiç sevgi görmemiş ve her zaman kendi kendisini büyütmek zorunda kalan ama oldukça da özgür ruhlu bir kızdı ve böyle her şeyi, aklına esen her şeyi sorması beni çok güldürüyordu.
•
Midori’nin sahnelerinde en çok keyif aldım. Midori’ye karşı kendimi hep sıcak hissettim. Bir Murakami kitabı okuduğunuzda bir de çok fazla gerçek dışı olaylara da maruz kalıyorsunuz bunlar gerçekten çok fazla gerçek dışı oluyor ama böyle yazarın kitaplarını okudukça bu gerçek dışı dünyaya hep dönmek istiyorsunuz. Böyle gerçekten yazarın oldukça farklı ve kendine özgü yazmasını çok seviyorum. Bu yüzden ara ara canım yazarın kalemini özlüyor böyle beni yine çok gerçek dışı diyarlara götürsün istiyorum. İmkansızın