Modern toplum, yalıtılmış bireylerin bir toplamından başka bir şey değildi. Dünyanın büyük bir kısmı doğallığını devam ettirse de üzerine evler inşa edildikçe her şey bir anda bölük pörçük hale geliyordu. Evlerin içindeki insanlar da öyleydi.
Ona göre dürüstlük de, samimiyet de yüreğinizde hazır tuttuğunuz şeyler değildi. Demirin taşa sürtündüğü zamanda kıvılcım çıkarması gibiydi. Karşıdaki kişiye bağlı olarak, ancak sağlıklı bir bağ kurulduğunda bu olgu oluşabilirdi iki kişi arasında. Kişinin kendisinde bulunması gereken bir özellik olduğu kadar, karşılıklı bir ruhsal ilişkinin de sonucuydu bu. Bu nedenle karşınızdaki doğru kişi değilse, insanda bu hisler oluşamazdı.