8/10
·320 syf.··
2026 17. kitabı
ayyyy valla gerim gerim gerdi beni bu kitap, bi de gece bitirdim ustune de sonunu anlamadigim icin bir ton yorum okudum izledim ekstra gerildim… o kadar video izledin sonunu anladin mi derseniz tam anladim da diyemem anlamadim da diyemem, genel olarak anladim ama biiiir suru de soru isareti var hala kafamda, tam olarak tatmin etmedi beni yani, zaten 3 puani da oradan kirdim, ama uzun zaman sonra gercekten bi kitabi okurken gerildim, o yuzden hakkini da vereyim, he bi de soylemeden gecmeyeyim assssiri derecede christopher nolan filmi hissi verdi bana son 100 sayfasi, oyle bi mindfuck yani, sevmemde onun da etkisi vardir mutlaka
We Used to Live HereMarcus Kliewer · Atria/Emily Bester Kitapları · 2024200 okunma
Rezalet Bir Çeviri
Puan vermedi
Kitabın çevirisi aşırı özensiz, kötü ve hatta hatalı. Ayrıca metinde çok ciddi bir eksiltme de var; yaklaşık %30 - %40 arası bir kırpma söz konusu. Çevirmen berbat bir iş çıkarmış. Bunu herhangi bir yapay zekaya - hatta Google Çeviriye bile çevirtip okumaya kalksak daha iyi sonuç alırız. Çeviriden birkaç örnek vermek istiyorum. 1-) Orijinal kitaptan bir cümle: "The garden was overgrown, full of red-flowering oleanders and with Asiatic pines round a ruined fountain." Türkçe çevirisi: "Sütunlarla dolu bahçe ise oldukça bakımlı görünüyordu. Harap olmuş bir çeşmenin etrafı çeşitli çiçeklerle doluydu." Burada "overgrown" derken = yani bahçedeki otlar büyümüş, yabani otlar sarmış, BAKIMSIZ kalmış diyor. Bunu "Bakımlı" olarak çevirmek için gerçekten kötü ve yanlış çevirmeye çaba harcamış olmak lazım. 2-) Orijinal dilde bir betimleme: "...with moving wrinkles under them as though the whole lower part of his face were on a hinge." Yani karakter konuşurken yüzünün alt kısmının / çenesinin, bir menteşeye bağlıymış gibi hareket ettiğini söylüyor. Bu zihinde kolayca canlanabilen çok güzel bir görsel betimleme. Ama Türkçe çevirisi: "Zeki gözlerinin altında kırışıklıklar görülüyordu." 3-) Kırpılmış paragraflardan bir örnek: "The Street of Tombs lies outside the walls of Pompeii. It leads from the Herculaneum Gate, descending a shallow hill like a broad trough of paving-blocks between a footway on either side. Cypresses stand up over it, and make this street of the dead seem alive. Here are the burial-vaults of the patricians, the squat altars hardly yet blackened to ruin. When this man heard his own footsteps there, he felt merely that he had got into a neglected suburb. The hot, hard light shone on paving-stones worn to ruts by cartwheels; on grass sprouting in cracks, and
Yeşil KapsülCarter Dickson · Akba Yayınevi · 19766 okunma
Reklam
4/10
·320 syf.··
2026 23. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 00:11
Kitap inanılmaz iyi başladı ve mükemmel ilerledi resmen uçarcasına okdum sayfaları -book budy’im ile okumam da cabası- korku gerilim kitabından beklenen her şeyi fazlasıyla verdi resmen. O kadar güzel gerdi ki kitap hem bırakıp nefes almak istedim hem de elimen düşüremedim. Her şey çok iyi giderken sonuna geldiğimizde batırdı resmen. Yazar yükseltip yükseltip bizi yere çaktı resmen. Sonunda o kadar hiçbir şey olmadı ki. Yazarın kitap boyunca ortalığa saçtığı hiçbir şey sonunda bir yere bağlanmadı. O kadar çok soru işareti kaldı ki aklımda başta kitaptan aldığım o zevk uçtu gitti resmen. Sanırım yazar bir seri şeklinde 2.bir kitap yazacakmış ama ne gerek vardı bilmiyorum. Tel kitapta çat diye bitebilir ve mükemmel bir olabilirdi ama işte…
We Used to Live HereMarcus Kliewer · Atria/Emily Bester Kitapları · 2024200 okunma
“Korkunun Ötesinde: Hafıza ve Mekân”
9/10
·328 syf.·
2025 37. kitabı
Marcus Kliewer’in ilk romanı We Used to Live Here, klasik bir “haunted house” hikâyesi gibi başlasa da kısa sürede psikolojik gerilime ve varoluşsal sorgulamaya dönüşüyor. Charlie ve Eve adlı genç çiftin yeni taşındıkları evde kapıyı çalan yabancı bir aileyle başlayan hikâye, giderek tehditkâr ve rahatsız edici bir atmosfere bürünüyor. Romanın en güçlü yanı, okuru sürekli belirsizlik içinde bırakması: Ev mi lanetli, yoksa Eve’in zihni mi çözülüyor? Bu ikilem, anlatıyı sıradan bir korku hikâyesinden çıkarıp hafıza, aidiyet ve kimlik üzerine düşündüren bir metne dönüştürüyor. Eve’in zihinsel çözülüşü, mekânın geçmişle kurduğu bağ ve “burada yaşamak” fikri, romanın felsefi derinliğini oluşturuyor. Kapan hissi, klostrofobik atmosfer ve giderek artan gerilim, kitabı sürükleyici kılıyor. Ancak bazı okurlar için olayların hızlı gelişmesi ve karakter derinliğinin sınırlı kalması zayıf bir nokta olabilir. Yine de Kliewer’in dili ve kurgusu, türü sevenler için tatmin edici bir deneyim sunuyor. Sonuç olarak We Used to Live Here, yalnızca bir korku romanı değil; hafızanın kırılganlığı ve mekânın kimlik üzerindeki etkisini sorgulatan bir varoluş deneyimi. Korku ve gerilim seven okurlar için kesinlikle denemeye değer
1000Kitap
Biz Eskiden Burada YaşardıkMarcus Kliewer · Nox Yayınları · 2025200 okunma
İlyada - Homeros
9/10
·708 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
194 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2026 12:58
Homeros Kaç Yılında Yaşamıştır? Herodotus: "Onlar (Homeros ve Hesiodos için) benden 400 yıl önce yaşadılar". Herodotos MÖ 450 sularında yaşadığına göre, Homeros da 850 sularında yaşamıştır demektir. Homeros ve Platon Homeros Yunan dünyasındaki bütün inanışların babasıdır. Bütün bilgilerin bulunduğu destanları kaleme alan kişidir ve haliyle Yunan hayatı, Homeros'a dayanmıştır. Platon, deyim yerindeyse "kutsal kitap" olan Homeros eserlerine eleştiride bulunmuş ve yaklaşık 400 yıllık düşünmeden benimseme çağını sona erdirmiştir. Troya (Truva) Savaşı'nın Tarafları Çeşitli kavim adlarıyla Yunanistan'a yerleşmiş, küçük kentler halinde güçlü kaleler kuran, en güçlü kral olan Mykene kralı Agemennon etrafında toplanmış Hellen soyu Akhalar ile Troya'nın yardımına gelen özgür Anadolu orduları arasında geçer. Homeros Kimden Yana? Homeros her ne kadar içten içe Troyalıların yanında olsa da, destanı anlattığı dinleyici kitlesinin 500 yıl önce Troya savaşını kazanıp Anadolu'ya yerleşen Hellenler olması sebebiyle Akhaların yanındaymış gibi anlatır. Kıyaslamalarda Akhaları yiğit ve üstün ırk olarak tasvir eder fakat dinleyicilerin ulusal onurunu olabildiğince okşamakla birlikte Troyalıların Akhalardan çok daha insan, çok daha uygar olduğunu belirtmekte de hiçbir fırsatı kaçırmaz. Yani genel olarak, yüreği Troyalılardan yana olsa da zamanın şartları gereği Akhaları öven bir tavrı vardır. İlyada ve Troya Destanı İlişkisi İlyada, aslında Troya destanı değil, Akhilleus'un destanı sayılmalıdır. Konusu sınırlıdır. 24 bölümlü ve 16,000'i aşkın dizeli bu koca destan Troya Savaşı'nın dokuzuncu yılında 51 günlük süreyi kapsamaktadır. Troya destanı, savaşın öncesi ve sonrasıyla birlikte 30 yıllık dallı budaklı bir efsaneler bütünüdür. Haliyle, İlyada bu bütünün
İlyadaHomeros · Türkiye İş Bankası Yayınları · 20229,6bin okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2026 01:38
Stoizmle ilgili okuduğum en ilgi çekici, yaratıcı ve akıcı kitap. Kitapta kişi örneklemeleri ve anekdotlar oldukça fazla ki bu durum benim okuma sürecimi hızlandırdı. Stoacılık hakkında herhangi bir bilgisi olmayan kişinin de okuyabileceği türden bir kitap olmuş. Yazar ilk bölümde stoizmle tanışma sürecini anlatmakla kalmamış, stoizm ve etkilendiği kişiler (özellikle Epictetus) hakkında bilgiler vermiş. Hayata bakış açımda değiştirdiğim bir şey oldu: Causality. Stoacılar nedensellik ilkesine inanmaktadır ve her eylemimizin bir nedeni olduğuna inanmaktadır. Diğer bölümler ise 3 ana bölüme ayrılmış ki bu bölümler Stoizmin 3 dsiplinini temsil etmektedir: Desire, Action, Assent. Desire bölümünün alt bölümlerinde genel olarak bazı şeylerin bizim kontrolümüzde olduğundan bazı şeylerin ise kontrol dışı olduğundan, doğaya göre ve uygun yaşamamız gerektiğinden (ilkel bir şekilde değil), tanrı probleminden (çoğu Stoacılar -özellikle ilk Stoacılar- bir yaratıcının varlığına inanmaktadır) bahsetmektedir. Action bölümünde ise daha çok erdem ve dünyevi şeyler üzerine konuşma geçmektedir, rol modelleri anlatılmaktadır. Disability and mental illness bölümümde ise modern stoacılardan bahsedilmektedir. Assent yani durumlara nasıl tepki verdiğimiz/vereceğimiz konusunda ölüm ve intihar, sinir, anksiyete ve yalnızlık, aşk ve arkadaşlık ile günlük hayatta uygulayabileceğimiz egzersizler ele alınmıştır. (Egzersizlerden en yaygın olanlar: examine your impressions, remind yourself of the impermanence of things-hic et nunc, the here and now, pause and take a deep breath, speak little and well, speak without judging, and reflect on your day.) Son olarak ek bölümde ise yazar kısaca helenistik okullardan minik bir tablo alarak düşüncelerin birbirleriyle bağlantısını ve farkını
How to Be a StoicMassimo Pigliucci · Basic Books · 20178 okunma
Reklam