ama biraz büyüyünce en çok kendimden rahatsız olmaya başladım ve ayrıcalıklarım ben farkına varmadan kaybolup gidince, öylece ortalıkta kaldım. çok kötü, berbat bir şey. artık hiçbir şekilde birilerine şımaramıyor ve sürekli düşünüp duruyorum. bir sürü acı veren, zor şey var.
kendi kişiliğim gibi olan bir şeyi gerçekten gizlice seviyorum, sevmeye devam etmek istiyorum ama tamamen kendime ait bir şey olarak somutlaştırmaya korkuyorum. insanlarla bir arada geldiğimde ne kadar da itaatkâr oluyorum. söylemek istediklerimi, duygularımdan, tamamen farklı şeyleri uydurup çene çalıyorum.
gerçekten kim olduğumu bilmiyorum. okuyacak kitabım ya da taklit edeceğim bir modelim olmasaydı ne yapardım? elim ayağıma dolaşır, bir köşede ezilip büzüşerek ağlayıp burnumu çeker dururdum herhalde.
kitap okuma denilen şey benden koparılıp alınırsa, hiçbir hayat deneyimi olmayan ben ağlanacak hâlde olurdum galiba. kitapta yazılanlara işte o kadar çok güveniyorum. bir kitap okuduğumda, onun için deli olur, ona güvenip empati duyar, onu özümser ve hayatımın bir parçası hâline getirir, başka bir kitap okuduğumda ise anında değişiveririm.