kaçmayı daha kolay buldum. her şeyden, herkesten kaçmanın soluklanacak bir durağı var, ama kendinden kaçıyorsan durmadan kaçıyorsun, durduğun, dinlediğin bir an bile olmuyor. şunca senedir yaptığım bundan başka bir şey değildi. kendimi yarım hissediyordum. yarım yamalak… bu yarımlığı hatırlamamak için üstünü örtüyordum kendimin. görünmez olana kadar.
olduğum yerde olmak istemiyorum ama olduğum yerden çıkıp gidemiyorum da. evde olmak istemiyorum, ama her akşam eve dönüyorum. işte olmak istemiyorum ama her gün işe gidiyorum. bir şey beni hep dışarı çekiyor. hiçbir yere ait hissedemiyorum kendimi. hiçbir eve, hiçbir aileye, hiçbir topluluğa.
“kendine sorsana, sen neden gidemedin?”
ben neden gidemedim sahi? bu kadar çok gitmek isteyip de neden gidemedim? hep gitmek istedim ben ama, bunun şu yaşımla alakası yok, ben hep gitmek istedim. olduğum her yerden kaçtım.