Ülkeme ve insanlarına kızmaya başladım: Kimsenin doğru dürüst okuduğu yoktu. Doğru dürüst hissetmesini bile beceremiyorlardı. Bu yüzden insan, duyduğu şeyleri söyleyen insanların kültürüne güvenmiyordu. Belki bu zavallılığın, bu yarım yamalaklığın, bu gülünç durumun bile bir aslı, bir gerçek biçimi vardı.
Acaba iyi bir şey olacak mı? Hayır, dedim kendi kendime. İyi şeyler birden bire olur; bu kadar bekletmez insanı. Sürünmecede kalan heyecanlardan ancak kötü şeyler çıkar. Ya da hiç bir şey çıkmaz.