Neden Tarih öğretmeni oldum?
Dün tarih oldu, değil mi ?
Önceki gün, ve çok çok daha önceki günler, haftalar, aylar yıllar.. Başlarda her tarih dersinde olduğu gibi sıkılarak okudum, bir çok detay bir çok isim belki bir kaç kelle, arada insanlığa dair hem geçmiş hem şimdi hem maalesef hala gelecek olan sınıflandırma, birilerinin soyluluğu ama birilerinin de hep o soyluların hizmetinde kalması.. küçük aileler, büyük çabalar ve işte orda bir yerde meraklı çocuklar.. Yılanbalığının bu denli anlatımından sonra turnabalığından o kadar da sıkılmadım.. Babanın batıl inançları beni neredeyse bir masal okuyacağımı inandıracaktı ki, olaylar asla masal değil çok hakiki gerçeklerdi belki de. Olaylar 1940 ı esas alıp ara ara biraz daha eskilere gitse de hadi günümüze bakalım; değişen ne var iyi ve ya kötü yerde ? Kitapta da değindiği üzere insan doğası dediğimiz belki de garip bir döngü başı sonu illa ki belli olan... Yine de tarih öğretmenimizin dediği gibi.. Merak etmekten vazgeçmeyelim, olsak da başı sonu belli olan bir döngünün parçaları bu biziz ve hepimiz kendi tarihimizin kurtarıcısıyız.
Herkese keyifli okumalar...