8/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 121. kitabı
Herkese Merhaba Bugün sizlere Hüseyin Bozdağ kaleminden Gecenin Sabahıydı Hayallerim yorumu ile geldim Mayıs ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 368 sayfalık bir kitap GECENİN SABAHIYDI HAYALLERİM •İkinci kitap Gecenin Sabahıydı Hayallerim ise benim için asıl mucizenin başladığı yer oldu. Sıfır sermayeyle ama parayla satın alınamayacak bir şeyle; yani yıllarca tırnaklarıyla kazıyarak geride bıraktığı o tertemiz itibarla yeniden ayağa kalkma mücadelesi başlıyor Hüseyin Bey için. Dededen kalma o iki gözlü heybeye bütün acı tatlı tecrübeleri koyup Bismillah, nerede kalmıştık? demek her babayiğidin harcı değil, dürüst olalım. Hüseyin Bozdağ bu kitapta, düştüğü o derin kuyudan sadece kendi inancıyla değil, artık yetişkin olan çocuklarının da işin ucundan tutmasıyla nasıl muazzam bir ikinci bahar inşa ettiğini anlatıyor. Parayı kaybetmenin ama onuru, karakteri ve esnaflık ahlakını her şeyin üstünde tutmanın insanı nasıl kurtaracağını görüyorsunuz sayfalarda. Unutma her kışın sonu her zaman bahardır. Yazarımızın kalemine sağlık Okumayı ihmal etmeyin im t u b i s ʚĭɞ
Gecenin Sabahıydı HayallerimHüseyin Bozdağ · Az Kitap · 20263 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 31. kitabı
Bozkır ata mirasının başladığı yerden 3 seri kitap… Dededen Oğuz Kağan’a kitabında başlayan macera Bozkır’dan geldik, Kızıl Elma’ya gidiyoruz sesleriyle yeni bir yelken açıyor yolculuğa. Mavi yeleli kurdun peşine düşen çocuklar için maceranın içinde buluyorlar kendilerini. Oğuz Kağan ve ordusuna yardım eden çocuklar hedefledikleri Kızıl Elma’sına ulaşıyor ve kıvanç ile dönüyorlar yurtlarına.
Mavi Yeleli Kurt'un Ardından Dededen Oğuz Kağan'aMetin Mete · Minel Yayınları · 014 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 15:27
Hüznün Fiziği bildiğimiz klasik anlamda bir roman değil. Daha çok bir labirent gibi tasarlanmış; fragmanlar, anekdotlar, aile hikâyeleri, mitolojik göndermeler, felsefi düşünceler, liste ve kısa denemeler bir arada akar. Zaman içinde ileri-geri sıçrar, anlatıcı dededen toruna, mitolojik Minotaur’dan 20. yüzyıl Bulgaristan’ına geçer. Okuyucu olarak sürekli seçim yapmak zorunda kalırsınız; bu da kitabın temel metaforlarından biriyle birebir örtüşür: Labirent. Hüznün Fiziği, son yıllarda okuduğum en özgün ve etkileyici kitaplardan biri. Olağanüstü yaratıcı ve özgün bir kurgu. Okurken hem gülüyor hem hüzünleniyorsunuz; mizahı çok ince ve etkili. Postmodern tekniklerle dolu ama kalbi çok sıcak ve insani. Hüzün kavramını bilimsel, mitolojik ve çok kişisel katmanlarla işleyerek, hüzün de bir tür enerjiyse, onu nasıl taşırız? sorusunu soruyor. Özellikle hafıza, zaman ve empati üzerine düşünmeyi seven, alışılmış roman formlarının dışında bir şey arayanlara tavsiye ederim.
Edebiyat
Hüznün FiziğiGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 20171,481 okunma
Üçlemenin ikinci kitabı inceleme. Spoiler içermez:)
Puan vermedi·360 syf.··
2026 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 16:24
”Herkes ettiğiyle kalır!” ”Güllü;güzel ama görgüsüzlüğü her hâlinden belli bir taşralı genç kadın.Onun için hayat neydi? Rahat ekmeğe,lükse,paraya kavuşmak.Para işte.Anayı kızdan ayıran. Güllü karakterini toplumun baskıcılığına,babası ve abisi tarafından para karşılığında bir mal gibi satılmasına karşı çıkan,direnmeyi, güçlü olmayı başarmış bir kadın olarak görmeyi çok isterdim.Bir kadının hayatta ki tek güvenci paralı ya da parasız bir erkek olamaz! Ekonomik eşitsizlik ve adaletsizlik! Bir tarafta Çukurova topraklarının kızgın güneşi,yağmuru,ayazında kurumuş,dudakları çatlamış,bakışları çarpılmış insanlar! Gözler gözlere dikilmiş,susuluyor,hayaller,yalnız hayaller işliyor! Bir tarafta kim kuvvetliyse,kimin partisi güçlüyse onun elinde kalan tapusuz topraklar. ‘İş bitirenin,kılıç kuşananındır’ temsili..Günümüz özeti diyebiliriz aslında. Babadan oğula-dededen toruna geçen,topraklarla birlikte miras bırakılan kin ve düşmanlık! -“ Ben sıramı saldım, sizleri yetiştirip büyüttüm. Siz de cocuklarinizi yetiştireceksiniz. Topraklarla birlikte kinlerimizi de miras bırakıyoruz.!” Özellikle kitabı okurken,Güllü,Muzaffer,Zekai Reşit ve diğer çoğu karakterlerin yapmış olduğu ahlaksızlıkları okumak oldukça tahammül seviyemi zorladı.Bu kısımları yazar keşke daha edebi bir dille yazsaymış diye düşünüyorum. Yinede Orhan Kemal’in muhteşem kalemini okumak oldukça güzeldi.Ve üçüncü kitapta bizleri neler bekliyor acaba diyor,bu yolculukta bana eşlik edip,sonsuz sabır gösteren sevgili kitap dostum Nrgnbkn a teşekkürlerimi sunuyorum. Hadi dostum üçüncü kitapta birlikte finale gidiyoruz. Son sözüm tüm Cemşir,Reşit,Muzaffer ve Güllü gibi tüm ahlâk yoksunlarına. “Girdim ilim meclisine, eyledim kıldım talep;Dediler ilim geride, illa edep, illa edep.”(Yunus Emre)
Hanımın ÇiftliğiOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20232,318 okunma
10/10
·296 syf.··
2026 11. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 23:16
Bir soyun başlangıcı ve felaket yazgılarla teker teker tükenişleri , beyaz ve siyah + melez . Kendi içlerinde birbirlerini tükettikleri bir hayat . Ama çok dilden anlatı var , şahit olan , duyan , dertleşen , mektuplar, dededen toruna kısa bir hikaye gibi akan bir tükenişin , bitişin belkide çoğalmanın , yada bazı şeylerin normalleşmesi , şerefi ve onuru sorgulatan bir hayat hikayesinin boşluklarını doldurmaya çalışan 2 arkadaş . Okurken kafam çok karıştı bazen 10 sayfa geriye gittim bazen sonunda harita ve isim listesini inceledim bulmaca gibiydi adapte olmam zor oldu ama değer , betimlemeler olağanüstüydü .
Abşalom, Abşalom!William Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2021300 okunma
8/10
·480 syf.··
2026 20. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 11:27
Rahmetli İlber Ortaylı hocanın önerdiği kitaplar arasında görüp listeme almıştım bu kitabı seneler evvel. 20. Yüzyıl Avrupa Edebiyatında derinleştikçe kıtanın politik tarihine de merak saldım ve yüzyıllar boyu Avrupa Kıtasının büyük bir bölümüne hükmetmiş, o zamanın dünyasının şimdilerin deyimi ile süper güçlerinden biri olan Habsburg hanedanlığını tanımaya karar verdim. Onikinci yüzyıldan başlıyor yazar anlatmaya, hanedanlığın doğduğu zamanlardan. O dönemin bir diğer büyük güçlerinden olan Osmanlı’nın da adı sıkça geçiyor haliyle. Savaşlar, fetihler, Sanayi Devrimi ile değişmeye başlayan dünya düzeni, değişen güç dengeleri ve çöküş. Kapsamlı bir tarih anlatısı. Yazarın dili akıcı, tespitleri çok yerinde. Yansız, pozitifliklere de ve negatifliklere de aynı ölçüde mercek tutuyor. Fakat yoğun bir eser. Tutkulu tarih okuyucuları için yorumum elbette sığ kalacak ama üst üste boca edilmiş bilgiler yığını bu eser. Akademik bir kaynak demek doğru. Hanedanlığın tarihini anlatırken bir soy ağacını takip ediyor. Dededen toruna benzer isimler olduğu için hikayeler, savaşlar, seferler birbirine karışıyor. İlk bir kaç yüzyılı okumak bir parça sıkıcıydı. Son bir kaç yüzyıla gelindiğinde, özellike Sanayi Devrimi ve sonrasında İmparatorlukta yaşanan devinimler hayli ilgi çekiciydi. Maria Theresa’nın anlatıldığı kısmı bilhassa çok severek okudum. Bir kez daha altını çizmeliyim ki, tutkulu bir tarih okuyucusu değilim. Tarihe daha ziyade edebiyatın penceresinden tanıklık etmeyi severim. Bu sebeple böylesi akademik bir eser beni biraz yordu. Ama elbette tarih merakı güçlü okurlar için zengin bir başvuru kaynağı.
HabsburglarMartyn Rady · Kronik Kitap · 2021117 okunma