Sabah namazını kıldım dedim tam uyuyayım iş uyumuyor. Dedi abi makine bozulmuştur gel.
Şimdi size bu gece olan bir olayı anlatayım ibretlik olsun. Normal uyuyordum saat 03.08 de uyandım. Daha serin diye salondan odama geçtim orda uyuyakalmıştım. Tam yatağa uzanicam içimde bir boşluk hissettim sevgilimle ayrılalı da 1.5 ay oldu onun boşluğu biliyordum. Özlüyordum. Onun bana aylar önce aldığı peluş bir oyuncak vardı bende onu özlediğim için ona sarılıp uyurum dedim. Rüyamda aslında benden 1 hafta sonra başka birini bulduğunu ve gözümün önünde ona sarılıp öptüğünü gördüm. Sorduğumda ise öfkeyle zaten kahretsin ki senle bir ilişkim oldu dedi. Saat 03.56 da uyandım. Hala duvarı izliyorum.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İyi başlasam bile olümle bitti (+18)
2 günde ne olmuşsa biraz son nefesimi veriyor gibi hissettim. Ruhum bedenimden çıkmış da boşluğa düşmüşüm, kilitlenmişim, robotik hareket ederken aslında nefes alış verişimde bile gayret göstermem gerekecek kadar tükenmiştim. Bu neyin dalgasıydı ve nasıl bir anda olmuştu bilmiyorum ama bekledim. İçimde ya bir şeyler olüyordu ya da olenler çözülüyordu. Olenlerin cenazesinin kaldırılması izinden geçiyordu. İzin verdim işte. Yaşamadığım ya da farkında olmadan biriktirdiğim bir şeyler varmış demek ki. Bu süreçte biraz agresif ve aşırı sessizdim. Akşam yemeği dışında kalabalığa o kadar katılmadım. Kendimle baş başa kalıp içimin derdini anlamam ve bir şeyler yapmam gerekiyordu. İştahım da kapanmıştı. Kahve bile içmemiştim o derece. Ve demek ki o kadar ağır bir şeydi. Tuhaftı. Sanırım ilk kez buna doğru düzgün bir sebep bile bulamadım. Ama büyümem için tabi ki deri değiştirmem gerekiyordu. Bunun yüreğimin oluyor gibi hissettirişi belki o izinlere geç kalmamdandı. Bize artık baya küçük gelmiş tişörtün verdiği o rahatsızlık, sıkıştırma, boğma ve artık soymak mümkün değil, kurtulmak için kesip atman gerekirdi ya o tarz bir şey oldu. Geç kalınmışlık olmasa acısı da olmazdı. O her neyse bilmediğim için üzülürken geç de olsa daha da geç olmamış olduğu ve olduğu için sevindim tabi ki. Sanki öğlen matın üstünde "Hazırım ya, olmeye hazırım artık. Geleceksen gel. Ne bu, yorgun ve halsizim. Yüreğim okyanusa atılan bir kaya gibi acı çekiyor ama içim rahat. Bu sefer olacak mı, olsunnn. Bitmeden başlamaz, ölmeden doğulmaz. Bedenim mi olecek yoksa benliğim mi?" diye mayışmış halde düşünüyordum. Ve zaman o kadar yavaş aktı ki, saati 5-6 sanarken daha 2 imiş. Son gücümü temizlik perilerine vermiştim. Ne yapayım yaşam alanımın düzenli ve temiz olmasını seviyorum. Olümde dahi düzen ve bütünlük
Hayata Dair
İki arkadaş bir gün define aramaya çıktılar. Üç gün kazdılar. Dördüncü gün gerçekten sandık buldular. Heyecandan elleri titriyordu. Sandığı açtılar. İçinden sararmış bir not çıktı: "Kazmaya devam edin. Biz de bulamadık." Adamlar birbirine baktıkları sırada kürek bir şeye daha çarptı. "Tak!" İkisi de yeniden umutlandı. Toprağı biraz daha açtılar. Bu kez ikinci bir sandık çıktı. Adam heyecanla kapağı kaldırdı. İçinde başka bir not vardı: "Biz ilk notu yazan ekibiz. Siz de bulamadınız demek..." Altında tarih vardı. 1968. Adam derin nefes aldı ve diğerine şöyle dedi: - "Bizim kaderimiz hazine bulmak değil." - "Ne peki?" Çukurun duvarına yaslandı: - "Başkalarının pes ettiği yeri devralmak..." Adam cebinden kalemi çıkardı. Kâğıda usulca bir şeyler yazdı ve Sandığı kapatıp tekrar gömdü. Notta şu cümle yazıyordu: - "Biraz daha kazın. Umudu biz de burada kaybettik."
“yaşadığım nereden belli!” dedi adam... "her yerde parmak izlerin var” dedi kadın... | Gökhan Özcan
Sonucu yepyeni bir bene ulaşmak için yitirdik benliğimizi sonra da bölündük ve bittik o kadar bitmiştik ki yeniyi bulamadan son bulduk, kimisi karamsar dedi kimisi yobaz.