Dünyaya mantıkla bakan herkes neler olduğunu yüz yıldır görebiliyordu: Tükenen kaynaklar, nüfus patlaması, hükümetlerin çöküşü. Fakat mantıklı bir anlayışı hayata geçirmek için insanın aklına güvenmesi gerekir. İnsanların çoğu ya şansa, ya Allah'a, ya da bunlar gibi kolaycı çözümlere inanmayı tercih etmişti. Akılcılık zordur.
Bazı insanlar yolda olmak için geliyordu hayata. Dikiş tutturamayan, bir yerde uzun süre kalamayan, doğuştan huzursuz insanlardık biz. Ne zaman "evimdeyim" hissi peyda olsa içimde,ani bir manevrayla başka bir yöne saptı hikâye.