İçinde sayısız ağıtlar sezdiğiniz bir gençliğin bu küçük özeti, bu gençliğin geleceğime etkisini açıklamak bakımından zorunluydu. Birçok marazlı öğe bulaşmıştı benliğime, yirmi yaşımı geçtikten sonra da hâlâ ufak, zayıf, solgundum. İsteklerle dolu ruhum, görünüşte güçsüz, ama Tours’un yaşlı hekiminin deyimiyle demir bir mizacın son kaynaşımını geçiren bir bedende çırpınmaktaydı. Beden bakımından çocuk, düşünce bakımından yaşlıydım...