Kitabın adının neden “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” olduğunu düşündüm.Neden kırmızı gül değil veya neden nilüfer değil?Zambaklar dik duruşundan dolayı pek çok kültürde manevi arınmanın ve yeni başlangıçların simgesi olarak görülür.Beyaz zambak ise; masumiyeti, tevazuyu, ruhsal sağlığı simgeler.Kitabın başlığı ise Finlandiya'nın cehalet ve bataklıklar içerisinden (Bataklıklar Ülkesi) çıkarak aydınlanma, eğitim ve kültürle "beyaz zambaklar" gibi temiz, aydınlık ve örnek bir ülkeye dönüşmesini simgeleyen ifadeden alır.
Zeki olmak,sivil kıyafetler giymek,boynunuzda devasa bir yaka ya da kafanızda modern bir şapka takmak demek değildir.Aydınlar halkın beynidir.Halkınız sizi iyi bir eğitimden sonra iyi bir maaş alın,akşamları kafelerde iskambil kağıtları ve domino taşlarının başına oturun diye yetiştirmedi.Bu durumda aydın değil,aydın çamurusunuz.
İnsanların zihninin,iradesinin,enerjisinin, insanların vicdanının alarmı olmalısınız.Halkı uyandırın.Köylülere,işçilere,şehirli alt tabakalara nasıl daha iyi yaşayacaklarını,nasıl daha iyi bir yaşamın kurucuları olabileceklerini öğretin.
Tam bir hüsnükuruntu kitabı diyebilirim.Çevrenizde bu tarzda insanlar varsa o kişi ile ana karakterimiz Bihruz Bey’i eşleştirebilirsiniz.Kitabı bitirdikten sonra başlarda kitabın başlığı ile konusunu uyumlu bulmamıştım ancak zamanla düşündükçe Bihruz Bey’in de sevdalanmasının başlangıcının da güzel,iyi bir arabadaki hanımefendiler olduğunu fark ettim.Hatta hanımefendiyi her aradığında yüksek makamlara malik arabayı etrafta gözleriyle taramıştı.Belki de üst mertebeler onun ilgisini çekmişti zira kadını vapurda gördüğü zaman da tanıyamamıştı çünkü kadının suratını incelememişti.(Bence dikkati orada değildi)Ama genel olarak güzel bir kitaptı,ben beğendim.Eski türkçe kelimelerle yazılan kitapları (ve tabiiki altında açıklamasını içeriyorsa) seviyorum.Öneririm.
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İletişim Yayıncılık · 201430,9bin okunma