Yetke, buyruklarını kabul ettirme konusunda iktidar sahibi olabilir, bizler de karşı koyacak güce sahip olmayabiliriz. Fakat davranış biçimlerimizi fiziksel açıdan belirleyebilirsek, sözünü ettiğim sorumluluktan kaçamayız. Çünkü eleştirel yargı bizim elimizdedir.
Fakat kötülüklere kanmanın kendisi kötüdür: Gençlerin cesaretlerini yitirmesine yol açar ve onları, zor kullanmaya itecek kadar endişeye ve düş kırıklığına sürükler.
Basit bir teşvik sözü, genç ve güvensiz bir zihin için pek çok şey ifade edebilirdi. Profesörler söylediklerinin etkisini asla bilmezlerdi. Umursamazca yapılan bir yorum, en kısa tebessüm bile bir öğrencinin gününü mahvedebilir ya da güzelleştirebilirdi.
Paradoksların bizi rahatsız etmesinin nedeni, saçma sonuçlarının tüm öncüllerimizi yeniden sorgulatmasıdır.
İşte huzursuzluğumuzun kaynağı da budur. Bir paradoks, yol boyunca bir yerde büyük, korkunç bir hata yaptığımız anlamına gelir.
Herkes sürekli başka biriymiş gibi görünmeye çalışıyordu.
Keşke birbirlerini yakalayabilseler, göz göze gelebilseler, kendilerini o boşluğu aşmaya zorlayabilselerdi.