Basit bir teşvik sözü, genç ve güvensiz bir zihin için pek çok şey ifade edebilirdi. Profesörler söylediklerinin etkisini asla bilmezlerdi. Umursamazca yapılan bir yorum, en kısa tebessüm bile bir öğrencinin gününü mahvedebilir ya da güzelleştirebilirdi.
Paradoksların bizi rahatsız etmesinin nedeni, saçma sonuçlarının tüm öncüllerimizi yeniden sorgulatmasıdır.
İşte huzursuzluğumuzun kaynağı da budur. Bir paradoks, yol boyunca bir yerde büyük, korkunç bir hata yaptığımız anlamına gelir.
Herkes sürekli başka biriymiş gibi görünmeye çalışıyordu.
Keşke birbirlerini yakalayabilseler, göz göze gelebilseler, kendilerini o boşluğu aşmaya zorlayabilselerdi.
İnsanların neden birbirini yediğini anlamıyorum. Mesela seneler, asırlar önce yapılmış katliamlardan dolayı birbirlerinde nefret ediyor, kan kusup küfür ediyorlar. O emirleri veren o halk değil ki o zamanın devlet büyükleri. Olgunlaşıp medenice tartışılsa keşke, daha çok birbirimize düşüyoruz. İnanın osmanlının yaptığı şeylerin çilesini şu an ingilterede soyu devam eden-devamlılık mecazi tabii- osmanoğulları ailesi çekmiyor. Bahsettiğim tek osmanlı da değil, genel olarak ülke, ırk, cinsiyet, din nefretini anlamıyorum. Bir yararı da yok kendinizi yıpratıyorsunuz..
öyle bir içimden geldi yazmak.