7/10
·928 syf.··
2026 18. kitabı
Beyaz Leke 2 - Aslı Arslan #okudumbitti #kitapyorumu Öncelikle eline sağlık yazarım, bizi Avukat Eftalya Atalar ve Pilot Tugay Demir Çeviker ile tanıştırdığın için. İkinci kitap oldukça uzundu ve çok fazla olay vardı. Bir kısımda sıkıldığımı itiraf edeyim ama bir kısımda da kitap elimden düşmedi. Karakterlerin derinliği, hikayeleri ve olayın işleyişi çok güzeldi. TAMAMEN SPOİLER İÇERİR Tugay'ın özgür halleri gerçekten çok güzeldi. Çevresinin ona karşı empati yapmaması sinirimi bozdu, adam yeni hapisten çıktı hiç anlayışlı değillerdi. Eftalya ile bakışarak anlaşmaları çok iyiydi, ayrıca Eftalya'nın Gamze ile olan dostluğu da çok güzeldi. Tugay'ın terk edildiği kısım, dram olarak çook iyiydi. Eftalya'nın sebebini pek mantıklı bulmadım, Tugay'a söylese zaten her şeyi hallediyor ama İngiltere sahneleri harikaydı. Kitapta ana konu hain olmasına rağmen araştırma açısından önem verilmediğini düşünüyorum. Tugay çok zeki biri ama haine biraz dikkat etse bulabilirdi. Verilen ipuçları ve güvendiği kişileri çıkardığında zaten geriye tek bir isim kalıyordu. Defne'nin hikayesi kitap ortasında çok havada kalmıştı ama sonunda bir yere bağlanması iyi oldu. Giray'a üzüldüm ama savaş öncesi terk etmesi (geri dönse bile Tugay'a bunu yaşatması) beni ondan biraz soğuttu. Sinan... Belli etmese de çok acı çekti. Marco ile olan saygılı halleri, suya girmesi ve finalde olan olayla birlikte gerçekten çok derin bir karakterdi. Yer yer elbette mantık hataları vardı, bence bu kadar uzatılacak bir konu yoktu. Özellikle Tugay'ın şehri yakması ve gerçekten plansız hareket etmesi yanlıştı. Ülkeye demokrasi getirilme fikrini sonradan benimsemeseler ne yapacaklardı? Yola ilk çıktılarında hiçbir amaçları olmadığını gördük. Ses çıkarmaları bir amaca bağlanmalıydı ama bu amaç yolun ortasında
Beyaz Leke - 2Aslı Arslan · İndigo Kitap · 20252,820 okunma
7/10
·
Beğendi
Şah mat kitap yorumu Herkese merhaba sevgili okurlar.Bugün sizlerle Ali Hazelwood'tan okuduğum şah mat isimli kitabı yorumlamaya geldim.Öncelikle konusundan bahsedeyim Mallory,babasının annesini aldattığını öğreniyor ve babası alkol içerken araba kullandığında ölüyor.Mallory babası gibi satranç konusunda oldukça başarılı ve bu yüzden babasına olan düşmanlığından dolayı satrancı bırakıyor.Ta ki Dünya şampiyonu Nolan Sawyer'ı yenene kadar.Öyle ki kendisi bu duruma oldukça şaşırıyor.Bir gün ailesinin oldukça paraya ihtiyacı olduğu bir dönemde Defne adındaki birisi ona satranç oynaması karşılığında bir iş vereceğini söylüyor.Mecburen kabul ediyor çünkü annesi hasta ve ilaçlara ihtiyacı var ve aynı zamanda iki ergen kız kardeşine bakmak zorunda.Kabul ediyor ama kendisine bunu takıntı haline getirmeyeceğine dair yemin ediyor.Eskisi gibi olmayacağını,satrançtan nefret ettiğini kendine söyleyip,ikna etmeye çalışıyor ama başarısız oluyor.Nolan ile ilişkileri oluyor ama kitapta romantizm çok az.Hemen hemen her yerde Mallory'nin içsel çatışmalarını okuyoruz.Maalesef ben bunu pek sevemedim keşke Nolan ile olan ilişkilerine daha fazla ağırlık verilseydi.Onun dışında yazım dili çok güzeldi her ne kadar romantizm içermese de merakla okudum.Özellikle kız kardeşleri Darcy ve Sabrina çok tatlılardı :) Ben romantizm romanı bekliyordum ama genç bir kızın satranca olan sevgisini okudum sevdim mi?evet ama tabii ki tatmin olmadım.Eğer gençlik romanlarını seviyorsanız önerebilirim.Puanım 10 üzerinden 7.İyi okumalar dilerim..
Şah ve MatAli Hazelwood · Nemesis Kitap · 2025424 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
025
3/10
·928 syf.··
2026 23. kitabı
Kelimelerinin anlamlı olduğu fakat bana göre kendisinin boş olduğunu düşündüğüm bir kitaptı. Abartılsın diye kötü son yazılmış bir kitap birinci kitabı da sayarsak kurguda bir saçma hata vardı mesela siz bir savaşın içindesiniz ve Eftalya neden adının anlamı çiçek olmadığı için ağlıyor? Aslı'nın bide şu saati geriye sarıp olayı olaydan sonra anlatması bana hitap etmiyor. Aslı bookfriend yazmaya çalışmış ve öznel bir düşünce olarak söylüyorum olmamış Aslı ya. Emare ve beyaz leke abartılsın diye kötü sonla yazılan kitaplar. Kitapta mantık hatası var Aslı hemen bitsin kafasıyla yazmış ve bu kitabı okurken insanı zorluyor. Okurken rsye girdiğim bir seriydi. Bu kurgu böyle bir sonla ve böyle hemencecik bitsin kafasıyla yazılmamalıydı. Gereğinden fazla abartıldığını düşünüyorum. Baskı olarak Aslı'nın ciltsiz kitaplarının kitabın sırt tarafının içe doğru gitmesi kitabı okurken çok zorlandırmıştı ciltsiz beyaz leke okumak çok zordu illa ki bir zarar geliyordu sırt tarafa ve bu gereğinden fazla sinir bozcuydu Aslı mı böyle basılmasını istedi yoksa yayının basımlarımı böyle bilmiyorum fakat en narin dokunuşta zarar görüyor kitap sayfa inceliğinden bahsetmiyorum bile. Basımı boş verelim ve Eftalya karakterinin neden bu kadar geri zekâlı yazıldığını sorgulayalım bence. Defne ihanet etmesine rağmen kendini öne atması veya ilk kitapta babasının idam edileceğini bile bile küçük bir süreliğine bile Tugay'ın avukatlığını bırakması? Eftalya ve Tugay ilişkisinde tek aldatılan kişi Derya'ydı Tugay ve Derya'nın ilişkisi sürüyorken Tugay'ın Eftalya'ya hissettiği duygular saçmaydı kitapta sanki Derya Tugay ve Eftalya'nın arasına giriyormuş gibi yazılması rahatsız ediciydi. Aslı kötü son yazıyor diye değil de kurgularıyla abartılması gerekilen bir yazar. Kitap dikkatini çeken kitleye güzel
Duygu ve Düşünce
Beyaz Leke - 2Aslı Arslan · İndigo Kitap · 20252,820 okunma
9/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 19:38
Sırf adım ana karakter diye aldığım bir seriydi. Kimine göre basit,kötü veya sıkıcı gelebilir ama benim için çok güzel bir kitaptı. Normalde kitaplarda cümlelerin üzerini çizmezdim ama bu kitapta çizdim. Bir keşke de ben eklemek istiyorum, keşke Defne ve Asırında mutlu bir sonu olsaydı
17 Numara - MatemFatma Şamata · Artemis Milenyum · 0977 okunma
10/10
·576 syf.··
2026 3. kitabı
Kitap Yorumu | Bülbül Kapanı 2 - Loresima Serinin devam kitabı olan bu ikinci kitapta Timur ve Ahu hem birbirlerinın yaralarını sarıyor hem de yeni darbelerle yuzleşıyorlar. Karakter gelişimleri çok gerçekçiydi. Özellikle Ahu'nun, Timur konuşmasa bile onu her şekilde anlayabilmesi, empati kurması beni çok etkiliyor. Özet: Ilk kitapta Ahu'ya karşı olan hislerini kendine bile itiraf etmekten çekinen, davranışlarına yansıtmaktan korkan Timur için, Kadife'nin vurulması adeta bir patlama noktası oluyor. Bu kitapta Kenan'a karşı yaptığı hamleler, ikilinin birbirine daha çok yakınlaşmasını sağlıyor. Sesli olarak dile getirmeseler bile; birbirlerine olan kıskançlıkları, merakları, korkuları... hepsi ortak. İnsanın konuştuğu her şey başına gelirmiş... Tıpkı Timur'un "memleketime dönmem" dediği halde, sevdalısı için dönmesi gibi. Kenan'ın dörtbir yandan köşeye sıkıştırılması, onu daha acımasız yapıyor; daha fazla öfkelenmesine ve saldırmasına yol açıyor. * Yorumum: Kenan'dan hâlâ nefret ediyorum. Özellikle saldırması gereken kişileri göz ardı edip, günahı olmayan insanlara — Biricik'e, Defne'ye ve diğerlerine — saldırmasını asla hazmedemiyorum. Ote yandan Timur'un kışkançlıklarına bayılıyorum! Ağız kulakta okuyorum o sahneleri. Özellikle o bar sahnesi... efsaneydi! Kıskançlıktan gözü dönünce, Ahu'nun sadece kendisine ait olduğunu kendine ikna ettirmek için kızın yanına gitti ve "Yaktığın ateşi söndür" dedi. Aşkın ilk kıvılcımları orada başladı zaten.. Çamaşır makinesinin üzerinde de devam etti. Akkadın favorim! Özellikle söylediği laflar, hakaret ettiği ama ağzına hakaret sayılmayacak sozleri... kahkaha atarak okudum resmen! Son sahneler yine... "Acaba üçüncü kitapta ne olacak?" diye bir sürü soru işaretiyle kaldı kafamda. Umarım yakın zamanda çıkar! Bu seriyi okurken en çok
Bülbül Kapanı IILoresima · Ephesus Yayınları · 20252,156 okunma
Ahh Beyoğlu ...
9/10
·352 syf.··
2026 19. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 15:22
__Çember Apartmanı deyınce, bir apartmanda yaşayan insanların hikayesidir herhalde diyerek okumaya başladım. Evet, apartmanda yaşayan insanların hikayesi.. Amaaaaa Bu apartman, bir şehirde asırlardır sırt sırta yaşayan, birbiri ile evlenen, dost olan ; bir vatanda iki olmaya zorlanmış insanların hikayesini anlatıyor. 75 yasındakı başkarakter olan Periklis efendinin hayatını okurken, 6-7 eylül 1955 olaylarına, 1964 sürgününe... Olayların öncesine sonrasına, yarasına, gözyaşına ortak ediyor. Kıbrıs'ta insanlarımızın zulme ugradıgı dönemlerde, asırlardır İstanbulda yaşayan rumların maruz kaldıgı bir zulme tanıklık ediyor. Aralarında "zulme hayır biz kardeşiz" dıyen, Osmanlıya Türkiyeye vatanın evladı olarak sadık kalan, kız alıp veren, yanyana dükkanlarda çay içen, dertlenen, gülen insanların bir gecede düşman edilişinin hikayesi. Bir tarafta soydaşları zulme ugrarken, aynı zulmü masum insanlara reva görenlerimizin malesef ayıbı... Keşke olmasaydı dedim. Katledılen insanlar, te*vüze ugrayan kadınlar, yıkılan mezarlar etrafa sacılan kemıkler, sunnet edılen rum dın adamı ve daha neler neler okudum. İnsan ne tuhaf, taraf tutmak söz konusu olunca hemen düşman kesiliverıyor kardeş olanlar. Ne çabuk tuzaga düşüyoruz. Ne cabuk oyununa geliyoruz bizi ezmek isteyen fillerin. Fare gibi oynatıyoruz kendimizi. Kitap sadece bu acılarla ilerlemıyor tabiki bu travmaları yaşayan Periklis'in okul yılları, mahalleli ile yasadıkları, komsulukları, aşkları ( Ülker, Markela, Leyla) nı da konu alıyor. Herkes Yunanistan'a giderken, bir aşkın hasreti ile İstanbulda bekleyişini... Çok güzel akan bir kitaptı. Nasıl ilerledi anlamadım. Yazarın kalemi ile ilk kez tanıştım ve cok begendim. Yunanaca bazı kelimelerin altını çizdim, anlamalrına baktım. Çok güzel kültürel bilgiler edindim. Tek tuhaf
Çember ApartmanıDefne Suman · Doğan Kitap · 0474 okunma