Bazen her şeyini anlattığın bir duvarı “evin” sanarsın. İçini açtıkça, güvendikçe, sanki karşıda bir yürek varmış gibi… Ama aslında karşında sadece sessizlik büyür. Ne kadar içten olduysan, o kadar kırıldın; ne kadar güvendin, o kadar yaralandın.
Öfkeni görünür kıl ama bu öfke düşman değil; hayal kırıklığının çıplak adıdır. Sana “kendine dön” der, “yolunu başkasının sessizliğine değil, kendi sesine bağla.”
Bazen en büyük hayal kırıklığı, seni en güçlü hâline götürür. Çünkü bir duvara çarpınca, aslında yolun duvarın bittiği yerde yeniden başlar.
Bugün hissettiğin kırgınlık, yarın kendi evini kurma gücüne dönüşecek. Başkasının suskunluğu değil, kendi sesin sana ev olacak.