24 EYLÜL 1945
En güzel deniz : henüz gidilmemiş olanıdır.
En güzel çocuk: henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz : henüz yaşamadıklarımız.
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz : henüz söylememiş olduğum sözdür.
Zor bir şey olmadığını, acı çekmediğini, kolay bir son olduğunu ve hatta bu yöntemin ölümü epey basitleştirdiğini söylüyorlar.
Peki altı hafta süren bu can çekişmeye ve son günün tamamını kaplayan bu iniltiye ne demeli? Kimi zaman çok yavaş kimi zaman çok hızlı akıp giden ve geri getirilemez, onarılamaz bu günün kaygıları ne olacak? Giyotine varan bu işkence basamakları neyin nesi?
Anlaşılan bu, acı çekmek değilmiş.
Kanın damla damla tükenmesiyle aklın düşünceden düşünceye koşarak sönmesi aynı çırpınma değil midir?