Değerli olana değer vermezler ve değer verilenin de hiç bir değeri şoktur. Arthur Schopenhauer
Yaşamı haketmek gerekir, ben haketmeyen taraftanım. Sevmeyi, sevilmeyi haketmiyorum. Beni dinlemeyin, beni sevmeyin, bana bakmayın, bana iyi hissedeceğim şeyler yapmayın. Canım yanıyor, haketmediğimi hissettiğim her an daha da canımı yakıyor. Değerli bulmayın mesela beni, değmem hiçbir şeye. Ne sevilecek bir kalbim ne de değecek bir canım var. Sizler sadece yanılsamayı görüyorsunuz, gerçekten tanısaydınız sizlerde benim gibi düşünürdünüz. Lanet bir kafaya sahibim, içeride cinler cirit atıyor sanki. Kaç insanı canice katlediliyorum tahmin edemezsiniz. Kafamın içini görme şansınız olsaydı, arkanıza bile bakmadan belki de kaçardınız. Hatta beni öldürürdünüz. İnsanların ölümleri için hep korkarım, konusu açıldığında konuşmak dahi istemem. Her gece nasıl öleceğimi düşünüyorum. Kendi canıma mı kıyacağım yoksa ecelimle mi öleceğim diye. Beni sevmeyin, sizi yarı yolda bırakırım. Bir gün bana değer verirseniz, sabaha buz gibi olmuş ruhsuz bedenimi bulursunuz. Değmez anlıyor musunuz, bu acıyı çekmenize değmez.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
uzun zaman sonra buraya ilk defa giriyorum hic ozlememisim umrumda da degil ama her sanal ortama tekrar girdigimde aklimda cok uzucu seyler canlaniyor hicbir sey de hatirlamak istemiyorum burasi benim icin belki bir eglence belki bir siginakti bilmiyorum ama ben burdan cok degerli iki varligimi aldim ve yoluma devam ediyorum bazi seyler hic olmasaydi o iki kisiyi hiz kazanamicaktim hep olan seyler de hayirlisini istemistim gercekten de hayirlisinin boyle olduguna cani gonulden inaniyorum ha bu arada eskilerden kimse kalmadi mi ya 🥺
Geceye not ;)
Bir insanın hayatındaki yokluğu aylar sürüyorsa, o artık hayatının bir parçası değil, sadece geçmişinin bir detayıdır. Ve hiçbir detay, senin bugünkü enerjini ve zamanını çalacak kadar değerli olmamalıdır. #Alıntıdeğil
Alıntı
Gittiğiniz yerlere götüreceğiniz en değerli şeyler; Temiz bir vicdan tatlı bir dil ve sevgi dolu bir yürektir. Kalbinizin Işığı Hiç Sönmesin..
Özlemişiz Meğer… Özlemişiz bazı şeyleri… Gösterişten uzak sevgileri, hesapsız yapılan iyilikleri, kalbin dilinden daha temiz olduğu zamanları… İnsan en çok neyi özler, bilir misiniz? Karşılık beklemeden gelen samimiyeti, içtenlikle kurulan sofraları, yanında susarken bile huzur bulduğu insanları… Bir zamanlar hayat daha sade, daha hafifti. Kimse kendini anlatmak zorunda kalmazdı; çünkü insanlar oldukları gibi yaşar, göründükleri gibi davranırlardı. Şimdi ise çoğu insan olduğu gibi görünmek yerine, göründüğü gibi olmaya çalışıyor. Özlemişiz biraz da eskiyi… Kapısı kilitlenmeyen evleri, hesabı yapılmayan dostlukları, menfaat gölgesi düşmemiş ilişkileri ve insanı yormayan muhabbetleri… Ne kalabalıkları özledik ne de geçmişe takılıp kaldık. Biz, sadece içinde çıkar olmayan güzel niyetleri; sözüyle özü bir olan insanları özledik. Bir zamanlar az konuşulur, çok anlaşılırdı. Bakışlar cümlelerin yerini tutar, gönüller tercümana ihtiyaç duymazdı. Şimdi herkes konuşuyor; fakat sözler çoğaldıkça anlam azalıyor, sesler yükseldikçe kalpler birbirinden uzaklaşıyor. Özlemişiz meğer… Bir tebessümün bütün kırgınlıkları unutturduğu günleri, Bir bardak çayın dostluklara vesile olduğu akşamları, Bir selamın gönül kapılarını açtığı zamanları… Özlemişiz insanın yüzüne baktığında kalbini görebildiğin günleri… Güvenin imzadan değerli olduğu zamanları… Vefanın bir erdem değil, hayatın doğal bir parçası sayıldığı yılları… Belki de en çok; İnsanlığın makamdan, paradan ve çıkardan daha kıymetli olduğu günleri özledik. Çünkü insan, zaman geçtikçe şunu anlıyor: Hayatı güzelleştiren büyük servetler değil; temiz bir kalp, samimi bir dostluk, içten bir tebessüm ve karşılıksız bir sevgidir. Ve galiba biz, en çok da kalbi güzel insanların çoğaldığı o güzel zamanları özledik… Yaşar Fatih