Ama bu yaşadığımdaki şiddet anıların gücü değildi. Burada beni tehdit eden yaşamın şiddetiydi, gerçekliğin şiddetiydi. Çekip gidemez miydim? Kaçamaz mıydım? Sonuçlarını bilmiyor muydum, hayatımı ve varlığımı değerli kılan her şeyin, evet her şeyi yıkımı olacağını bilmiyor muydum?
-Adaletsizlik karşısında öfkelenmek, zulüm karşısında öfkelenmek, göz göre göre işlenen bir vahşet karşısında öfkelenmek, göz göre göre işlenen bir vahşete, binlerce yıllık insan medeniyetinin tırnakları ile kazıya kazıya ter, gözyaşı ve oluk oluk kan dökerek elde ettiği bütün değerli kazanımları ayaklar altına alarak, göz göre göre sessiz, bile isteye taraf ve destek olanlar karşısında öfkelenmek, çocuklar, yakıcı fosfor bombalarıyla öldürülürken öfkelenmek elbette iyidir. Öfkelenmemek ise, bütün bu cinayetlere kayıtsız kalarak bir bakıma onlara ortak olmak gibi kötüdür.
Vicdansızlıktır,kişiliksizliktir,merha-
metsizlik, korkaklıktır...
“Karşıt görüşleri öğreneceksiniz. İnsanlar sevmedikleri insanlardan, benimsemedikleri ideolojilerden de öğrenebilir ve değerli olan da budur. Saygı duyacaksınız, sevmek de şart değil. Herkese tahammül etmek zorundasınız.”
Değerli ömür sermayesini hırs ile dünya malı toplamaya harcamak akıllı kişilerin şanına lâyık değildir.
Hz. Peygamber (as) şöyle buyurur: "Dünyaya rağbet etmek insanın gam ve kederini çoğaltır".