Spoiler içermez.
5/10
·240 syf.··
2026 36. kitabı
Felsefe, şiir, resim, müzik, edebiyat, tiyatro, doğa ve Japon kültüründen esintilerle dolu bir kitaptı. Ancak okurken insanı sıkabilecek de bir kitap eğer derin kitaplar okumayı sevmiyorsanız asla size hitap etmez. Benim için biraz karışık bir okuma deneyimi oldu. Kitabı bitirdiğimde ne tamamen sevdiğimi ne de tamamen sevmediğimi söyleyebilirim tek emin olduğum şey okurken biraz sıkıldığım... Bazı bölümlerinde yer alan cümleler etkiledi beni ama genel olarak çok da sevemediğim bit kitap oldu. Yine de kitabın edebi değerini inkâr etmek elbette mümkün değil. Özellikle klasik Japon edebiyatını seven, sakin ilerleyen ve bolca düşünsel çözümleme içeren eserlerden hoşlananların sevebileceğini düşünüyorum. Aslında kitabın atmosferi ve hikayesi güzeldi. Ancak hikâyenin ilerleyişinden çok düşüncelere ve gözlemlere odaklanılması, kitaba bağlanmamı zorlaştırdı biraz. Kısaca konusunu anlatayım: Bir ressamın, sanat üzerine düşünmek ve doğayla bütünleşmek adına dağlık bir bölgede yer alan bir kaplıcaya yaptığı yolculuğu ve o kaplıcada kaldığı sürece edindiği tecrübeleri anlatıyor. Ama dediğim gibi, kitapta öne çıkan şey konunun ilerleyişi değil; tamamen felsefi boyut.
1000Kitap
Üç Köşeli DünyaNatsume Soseki · Tokyo Manga · 20251,932 okunma
Puan vermedi·321 syf.··
2026 59. kitabı
Özlem Maman’ın Bensizlikte Sonsuzluk kitabı, dışarıdan bakıldığında olay örgüsü olmayan, ama aslında insanın iç dünyasında çok yoğun bir “iç olay örgüsü” taşıyan bir metin. Kitapta bir karakterin başına gelen somut olaylardan çok, insanın kendi benliğiyle, hafızasıyla, kayıplarıyla, sevgisiyle ve varoluşuyla yaptığı hesaplaşma anlatılıyor. Merkezde sürekli değişen, dağılan, kendini arayan bir “Ben” var. Bu “Ben”, önce kendini tanımlamak istiyor; sonra tanımladığı her şeyin aslında geçici, kırılgan ve eksik olduğunu fark ediyor. Kitabın ana sorusu yalnızca “Ben kimim?” değil; aynı zamanda “Ben yok olursam benden geriye ne kalır?” sorusu. Yazar bu soruyu hafıza, ego, ölüm, Tanrı, sevgi, özlem ve eksiklik üzerinden derinleştiriyor. Hafıza silinirse insan hâlâ kendisi midir? Sevdiğimiz biri öldüğünde tamamen yok mu olur, yoksa bizde bıraktığı ses, iz, alışkanlık ve duygu olarak yaşamaya devam mı eder? İnsan sadece adıyla, bedeniyle, geçmişiyle mi vardır; yoksa başkasında bıraktığı anlamla da varlığını sürdürür mü? Kitap bütün bu soruları okurun içine bırakıyor. Metnin en güçlü taraflarından biri, “eksiklik” duygusunu çok derinden işlemesi. Kitapta eksiklik sadece acı veren bir boşluk değil; insanı dönüştüren, büyüten ve bazen başka bir bütünlüğe taşıyan bir alan gibi anlatılıyor. Özellikle baba kaybı, kavuşamama, özlem, söylenemeyen sözler ve yarım kalmışlıklar kitabın duygusal merkezini oluşturuyor. Burada kayıp, sadece kaybetmek değildir; kaybedilen kişiyi içinde taşımayı öğrenmektir. Yazar, sevginin bazen kavuşmakla değil, yoklukla da büyüdüğünü gösteriyor. Yazarın hedefi okura hazır cevap vermek değil; okuru kendi içine döndürmek. “Ben” dediğimiz şeyin sabit olmadığını, her gün yeniden kurulduğunu, bazen bir hatırayla, bazen bir acıyla, bazen bir başkasının bakışıyla
Bensizlikte SonsuzlukÖzlem Mama · Mythos Kitap · 20261 okunma
Reklam
Hikayem hayatımdır ve başarı Emek İster!
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2026 74. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 11:01
Omuzlarımda Dünya kitabın da, Bir Ömürlük Emek Var. "Bazı insanlar hayatı yaşar, bazıları ise hayatın içinden bir destan çıkarır." Nurullah Genç 'in kaleme aldığı Omuzlarımda Dünya yalnızca bir hayat hikâyesi değil; azmin, emeğin, umudun ve vazgeçmemenin satırlara dökülmüş hâli. Kitabı okurken bir insanın başarılarını değil, o başarıların arkasındaki görünmeyen mücadeleyi, alın terini ve kararlılığı görüyorsunuz. Erzurum'un küçük bir köyünden başlayan bu yolculuk, kimi zaman yokluklarla, kimi zaman imkânsızlıklarla sınanıyor. Ancak Nurullah Genç 'in hayatına baktığınızda en çok dikkat çeken şey, karşısına çıkan engeller değil; o engeller karşısındaki duruşu oluyor. Çünkü o, her düştüğünde yeniden ayağa kalkmayı bilenlerden. Kitap boyunca çocukluk yıllarından eğitim hayatına, akademik başarılarından edebiyat yolculuğuna kadar pek çok anıya tanıklık ediyoruz. Özellikle babasının, onu okutacağına dair gördüğü rüya ve bu rüyanın ardından şekillenen hayat hikâyesi oldukça etkileyici. Ailesinden aldığı terbiye, değerler ve çalışma disiplini, ilerleyen yıllarda karakterinin temel taşlarını oluşturuyor. Okurken sık sık kendime şu soruyu sordum: "Bir insan neden bu kadar gayret eder?" Bir işi yapacaksa en iyisini yapmak istemesi, bir alanda eksik kaldığını hissettiğinde sonuna kadar öğrenmeye çalışması, hatta arkadaşlarının küçümsediği ya da dalga geçtiği konularda bile kendini geliştirerek zirveye ulaşması... Bu durum bazen insana mükemmeliyetçilik gibi geliyor. Ancak sayfalar ilerledikçe bunun yalnızca mükemmeliyetçilik olmadığını, daha çok kendine verdiği sözleri tutma çabası olduğunu hissediyorsunuz. Sporla ilgili anıları da bunun güzel örneklerinden biri. Bir konuda yeterli görülmediğinde ya da başarısız olacağı düşünüldüğünde geri çekilmek yerine, işin en ince ayrıntılarını öğrenip kendini
Omuzlarımda DünyaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20242,017 okunma
Kaderin Çıkmazı
7/10
·550 syf.··
2026 126. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 15:53
Bu roman, evliliğin sadece bir toplumsal norm olarak değil, bireyin özgürlüğü ve mutluluğu üzerindeki kalıcı etkileri açısından da sorgulanmasını sağlıyor. Baş karakterin evliliğini bir kaçış ve aynı zamanda bir hapsediş olarak deneyimlemesi, bugünün okuyucusuna da evlilik kararının ne kadar ciddi bir adım olduğunu hatırlatıyor. Yavaş temposuna rağmen Brontë, karakterin psikolojik karmaşasını ve toplumsal baskılara karşı verdiği mücadeleyi, hem sade hem de derin bir dille aktarıyor. Bu yüzden, her ne kadar şahsen bende büyük bir coşku uyandırmasa da romanın evlilik ve bireysel kimlik üzerine düşüncelerini hala oldukça güçlü buluyorum.
Edebiyat & Roman
Wildfell Hall'un KiracısıAnne Brontë · Can Yayınları · 2023775 okunma
10/10
·233 syf.··
Beğendi
·
2026 143. kitabı
Bir leyleğin gözünden anlatılan bu hikâye, alışılmış anlatıların çok dışında. Gökyüzünden insanların hayatlarına bakan bir tanığın gözleriyle; aşkı, sadakati, pişmanlığı, kayıpları ve yeniden başlamanın mümkün olup olmadığını okuyoruz. Sema, Aram ve Nurullah'ın hayatları iç içe geçerken en çok dikkatimi çeken şey, masumiyetin aslında ne kadar ağır bir yük olabileceğiydi. Bazen en büyük acıları suçlular değil, sessizce taşıyanlar yaşar. Kitap bunu oldukça etkileyici bir şekilde hissettiriyor. Leyleklerin göçleriyle insanların hayatları arasında kurulan bağ ise çok anlamlıydı. Her göç, sanki yüklerden arınmak; her dönüş ise yeniden umut etmek gibiydi. Özellikle leyleklerin yaşadıkları kayıplara rağmen hayata devam etmeleri beni derinden etkiledi. Akıcı dili, farklı anlatımı ve düşündüren alt metinleriyle uzun süre aklımda kalacak bir okuma oldu. Eğer duygusal, anlamlı ve farklı bakış açıları sunan hikâyeleri seviyorsanız, bu kitaba mutlaka bir şans vermelisiniz. "Belki de dünyanın en ağır yükü, masum kalabilmektir."
Masumiyetin YüküAhmet Haşim Güler · MKB Halk Kütüphanesi Yayınevi · 202610 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 72. kitabı
Iskocyanin kayip gencligini eroin bagimlisi umutsuz gencleri uzerinden anlatan guzide eser. Karakterlerimizin biraz daha uyusturucu kullanmak disinda hicbir amaci yoktur. Filmide bir o kadar guzeldir. Kitap rahatsiz edici ve karanlik bir mizaha sahip. “Sisteme kole olmayalim, disliye dahil olmayalim” kafasiyla yasayan bir grup genc uyusturucu ve yoksunlugun kolesi olup sefil hayatlar surer. Kitapta olup bitenleri takip etmek cok kolay degil. Her bir bolumde farkli karakterin perspektifinden kitabi okuyoruz. Karakterlerimizin kafa yapisi ve akil sagligi pek yerinde olmadigindan onlarin bilinc akisini takip etmekte zor. Ayrica karakterlerin kisilikleri, uyusturucu bagimlisi olmalarinin disinda birbirlerine hic benzemez. Guzide yer alti edebiyati cevirmeni Avi Pardo’ya hurmet borcluyuz. Sayesinde pek cok esere ulasabiliyoruz.
TrainspottingIrvine Welsh · Siren Yayınları · 20131,130 okunma
Reklam
Reklam