Trainspotting

8,9/10  (32 Oy) · 
82 okunma  · 
23 beğeni  · 
1.585 gösterim
"Irvine Welsh, Britanya'nın en iyi yazarlarından biri." 
-Nick Hornby-

"Bugüne değin yazılmış en iyi kitap! İncil'den çok satmayı hak ediyor." 
-Rebel-, Inc.

Trainspotting, dibe vurmaktan çekinmeyenlerin öyküsü. Kısa ve hayal kırıklıklarıyla dolu hayatların baştan kabulü... Trainspotting, şimdi ve her zaman, bir iş-bir eş-bir yuva masallarıyla doymaktansa hayatın gerçekleriyle aç kalmayı seçenlerin gün sonu özeti. 

Yaşamlarını kariyerle ya da ilişkileriyle anlamlandırmaya çalışanlara inat, bambaşka şeylerin üzerine şeytan arabalarıyla tam gaz gidenlerin çarpıcı, unutulmaz, kafası güzel ve hazmı zor hikâyesi Trainspotting.

Bizi seç. Hayatı seç... çamaşır makinesi seç, araba seç, bir kanepeye oturup ağzına berbat şeyler tıkıştırarak beyin uyuşturucu ve ruh çökertici aptal televizyon programları seyretmeyi seç. Bir huzur evinde üzerine sıçıp işeyerek çürümeyi, bencil ve kafayı yemiş çocukların için bir utanç kaynağı olmayı seç. Hayatı seç.

İyi de, ben hayatı seçmemeyi seçiyorum.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2013
  • Sayfa Sayısı:
    352
  • ISBN:
    9786055903183
  • Çeviri:
    Avi Pardo
  • Yayınevi:
    Siren Yayınları
  • Kitabın Türü:
Oğuz Aktürk 
22 Nis 11:29 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yeraltı edebiyatı demişken Trainspotting'i unutmak olur mu? Sizi yerin dibine sokar bu kitap fakat yerinizden memnunsunuzdur zira çoktan orada olmak istemişsinizdir zaten.

Hazmı zor bir hikayedir Trainspotting. Bazen kusasınız gelir, içinde bulunduğunuz durumdan kurtulmayı istersiniz. Ama çıkamazsınız. Sistem size çıkmanız için izin vermez. Ama bundan önce siz çıkmak istemezsiniz ki zaten. Kendimiz için televizyon, çamaşır makinesi, hayat, kariyer seçebilirken seçmemeyi seçebilir miyiz acaba?

O kadar güzel eleştiriler var ki içinde. Sick Boy'un dediklerinden bile kitabın ne derece iddialı ve kendi hayatlarımızla paralel olabileceğini anlayabiliyoruz. Aslında bir bakıma bize distopya gibi görünen bu kitap, karakterler açısından bir ütopya halini almış.

Sosyalistlerin sürekli yoldaşlarından, sınıfından, sendikalarından ve toplumlarından söz etmeleri bile bazı karakterlerin içine işlemiş olacak ki adamlar kendi yollarını belirlerken sırf bu şeylere sosyolojik bir eleştiri getirmek için kendi dünyalarını kurmuşlar.

Sistemden kaçmaya çalışıyor gibi görünmek için değil kendinden kaçmaya çalışmamak için bu sistemin içinde olanların kitabıdır Trainspotting.

İsmail Altunbüker 
10 Haz 18:38 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Trainspotting
Irvine Welsh'in yazdığı ilk 1993 yılında yayınlanan tam 352 sayfa Yeraltı edebiyatının kara mizahı ...

Kitabın iyi yönleri ahlaki olarak yok ama uyuşturucunun ve getirdiği kötülüklerin ele alınıp ibret alınması gerek ...

Kötü yönleri ise bazı yerde eroini fazla abartılı ve özendirir şekilde lanse etmesi mesela seksten 10 kat daha zevkli demesi yalan ben içtim biliyorum berbat bir şey ...

Kitabın konusu bir gurup eleman uyuşturucu içmek için her türlü kötülüğü yapar yalnız içlerinde bir tane eleman uyuşturucuyu bırakmak ister ama bir türlü bırakamaz bahanesi de arkadaşları tam bırakır yine başlar bırakır işe girer yine başlar falan konu böyle gidiyor ...

Sonuç güzeldi kara mizahın dibine vurup çakallarla dans ettirdi yalnız bırakamadı illeti gitti ben dedim bırakacaksan bırak şu illeti artık tarrak kafası dayanamadım sövdüm tabi ki gerçekliğe yakın ama gerçek değil anlatılanlar fazla abartı olmuş ama sonuçta kurgu bu normal okunup ibret alınması gereken farklı bir çalışma
Not : Yeraltı edebiyatı daha önce okumamışlar bilsinler ki bu kitaplarda anlatımlar hep argo ve sizinle konuşma tarzında olur genelde bu ne böyle demeyin sonra gayet samimi ve farklı bir anlatımla devam eder okuyan okuyacak olan herkese keyifli okumalar diler en tatlı en güzel kitaplar sizlerin olsun derim Türkiye ...

Mine Saka 
01 Nis 22:01 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Filmi defalarca izlemiş olmama rağmen, kitabı sonradan okuduğumda bağdaştıramadığım, hayalimde canlandıramadığım olaylar silsilesi.. Kitapta çözemedim her konu için açıp filmi tekrar izliyordum. Film efsane, kitap efsane. Favorilerde, her zaman.

Emre Söylemez 
12 Ağu 18:14 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Trainspotting, yeraltı edebiyatının kült başyapıtı.Bu kitabın kapağında da yazan ve tartışmaya kapalı bir konu benim için.İki tane sinema filmi çekildiği için yeraltı edebiyatının en popüler eserlerden bir tanesi.Kitap hakkındaki yorumlarıma gelecek olursak.Konu aslında bir çok yazarın yazmaktan çekindiği ve son çare yeraltı edebiyatını besleyen çağımızın gençleri arasında çok önemli bir sorun: Uyuşturucu.Kitabın ana içeriğinin ana kaynağı uyuşturucu olması sebebiyle aslında bu konuyla ilgili soruya cevap veriyor.Mesela "İnsanlar neden uyuşturucu kullanır ?" ya da "Uyuşturucunun zararları nelerdir ?".Bunun yanı sıra HIV hastalığına sahip bir insanın ruh hali ve nasıl yaşama tutunması gerektiği ile alakalı olarak önemli noktalara değiniyor.Benim en sevdiğim nokta ise karakterler aracılığıyla yazarın felsefi görüşlerini tiratlarla okuyucuya aktarması.Özellikle 'Hayatı Seç' tiratı Fight Club ile oldukça benzerlik gösteriyordu.Son ise gayet olması gerektiği gibiydi.Çünkü bu kadar boka batmış adamların ahlaki değerlerinin de belirli noktalarda farklılık gösterip kayması oldukça mantıklı.Mesela Sick Boy maymun iştahıyla bütün kadınları bir seks objesi olarak görüp elden geçiriyor, Franco ne kadar dostların birbirine yamuk yapmaması gerektiğini düşünse de bir çocuğu sırf sesi kötü diye yorulana kadar dövebiliyor, Spud oldukça utangaç ve zararsız gibi görünse de hırsızlık onun için büyük bir tutku ve Rent Boy da belki de bu grubun üniversiteye en yakın üyesi olması dolayısıyla olaylar üzerine mantıkla yaklaşma ve bakış açısını derinlere çekebilme yetenekleri daha gelişmiş olsa da fırsatı bulunca arkadaşlarını satmaktan çekinmiyor.Neyse sıkmadan, eğer yeraltı edebiyatı hoşunuza gidiyorsa direkt edinip 2 gün içerisinde bitirmeniz gereken bir eser.Kitap ile kalın.

Deliler Cumhuriyeti 
07 Mar 00:24 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Herkesin begenmeyecegi ama Yeraltı Edebiyatı severlerin başucu kitaplarindan biri olan eser. Kaybedenlerin ve kaybetmeyi tercih edenlerin hayatlarına olabildiğince çıplak ve gerçekçi bakiyor. Tavsiye ederim.

Halil Korkut 
24 May 10:06 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 9/10 puan

Irvine Welsh'in bu Trainspotting kitabını okudum. Kitapta ilk dikkat çeken unsur argo kelimeler, küfürler oluyor. İnsan ister istemez bunun orjinal metnini merak ediyor. Bu merak doğrultusunda internetden orjinal metnini buldum, pdf formatında indirdim ve karşılaştırmaya başladım. Argo kelimeler bir yana Irvine Welsh bu kitabı tamamem sokaktaki konuşma diliyle yazmış yani hikayeyi yazarken kelimelerin yazım kurallarına ve cümlelerin gramer kurallarına hiç dikkat etmemiş, bir de bunun üstüne İngilizce'nin İskoç aksanı eklenince metinler bütünüyle bir komplikasyon haline geliyor. Kült eser diye tabir edilen bu Trainspotting romanı bu haliyle diğer dillere nasıl çevrildi bilmiyorum fakat neyse ki bizin Avi Pardo isminde bir çevirmenimiz var. Bu kadar karışık bir lisanda yazılmış bir romanı çevirmek ve hatta (incelendiğinde görülür bu)noksansız, birebir aynı tarzda çevirmek gerçekten de bir çeviri başarısıdır. İddia ediyorum bu bir çevirmenlik devrimidir.
İncelemeye gelecek olursak, kitapta bütün bir hikaye gözetilmemiş, izlenimlerden ve anılardan oluşmaktadır bütün bir roman. İskoçya'da uyuşturucunun ve seksin pençesine düşmüş bir genç grubunun hikayeleri sıralanıyor bölüm bölüm. Zaman zaman toplumsal ve siyasi eleştirilere rastlamak mümkün ve okur bunların daha fazla olmasını diliyor... Yeraltı edebiyatına ilgi duymuyorsanız (eğer gerçekten böyle bir edebi kategori varsa) ve bu kategoride hiçbir roman okumamışsanız bu roman size bir şey ifade etmeyebilir. Eğer bu kategoriyle ilgiliyseniz bundan daha iyilerini okumuştum, bu kitaba bu kadar övgü fazla diyebilirsiniz. Eğer ki bu kategoride bir şeyler yazmayı düşünüyorsanız , bu kitabı okumadan önce yazmaya başlamayın diyorum.
On sekiz yaşından büyükseniz kitabı tavsiye ediyorum. Okuyunuz.

Furkan Enes 
09 Eki 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Uyuşturucu, şiddet, cinsellik.. İşsiz güçsüz sokak serserisi tanımına uyan bir grup insan. Yolda karşılaşmak istemiyeceğiniz, karşılaşsanız gözünüzü kaçıracağınız tiplemeler bunlar. Biz onlar sanki hiç yokmuş gibi yaşıyoruz, onlara toplumumuzda yer vermiyoruz, onları sevmiyoruz, çocuklarımıza onlardan uzak durmalarını emrediyoruz. Unuttuğumuz şey ise onlarında kendilerince bir hayatı olduğu. Irvine Welsh bu hayatı bir nevi bize yaşatıyor

Mert Demiröz 
24 Şub 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kitap gerçekten çok samimi bir dille Türkçe"ye çevrilmiş, bu samimiyet, kitabı okurken, arkadaşlar arası bazı diyaloglarda kahkaha atmama dahi sebep oldu.Ayrıca kitap başlı başına her türlü uyuşturucudan soğuma nedeni :)

Süleyman Özcan 
10 Tem 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · 10/10 puan

Trainspotting Siren Yayıncılık'tan çıkan bir yeraltı edebiyatı eseri. Yeraltı Edebiyatı gereği kitapta bol bol cinsellik alkolizm, küfür ve argo var. Baştan uyaralım

Eroin bağımlısı 5 arkadaşın hayatından bir pasaj okuyoruz Trainspotting'de. Yazar, bu uyuşturucu bağımlısı karakterlerin iyi kötü yanlarını tüm çıplaklığıyla anlatmış. Bir tarafta 10 sayfa boyunca tuvalette yaşadığı bir pisliği anlatırken diğer tarafta bir kadınla seks yaparkenki pis durumları apaçık betimlemiş. Ayıp, pis, kötü, edepsiz, çirkin denebilecek noktalara yazarımız tadını çıkara çıkara değinmiş.
Uyuşturucu kültürünün jargonu çok güzel yansıtılmş kitapta. Bol bol küfür var. Bence olması da güzel, daha gerçekçi olmuş. Eğer bir taksiciyi anlatıyorsan, taksici gibi olmalı eğer uyuşturucu bağımlısı birini anlatıyorsan o şekilde betimlenmeli. Kitapta da bu çok gerçekçi biçimde aktarılmış. Bunu özellikle vurguluyorum çünkü çoğu kitapta bunu göremiyoruz özellikle fantastik kitaplarda. İstediği kadar karakter hırsız olsun, bir hırsızdan beklenmeyecek düzeyde güzel erdem , üslup, kişilik, fiziksel görünüş ve zeka görürürüz. Ama bana kalırsa bu betimlemeler hiç gerçekçi durmuyor. Tabii durması da şart değil fakat ben ne kadar gerçekçi karakterler görürsem o kadar keyif alıyorum okuduğumdan. Trainspotting'de ise karakterler oldukça sıradan ve kendilerinden beklenen pislikleri yapan tipler.



Konu olarak bariz bir konu yok. Çoğu kitaba nazaran konu odaklı değil, karakter odaklı bir kitap. Örneğin "Marslı" kitabını okurken "acaba Mark hayatta kalacak ? Nasıl hayatta kalacak? Bir sonraki sayfada ne olacak?" dürtüsüyle okuruz. Trainspotting'i okurken hiç bu tarz soru işaretleriyle sayfaları geçmedim. Daha çok karakterleri sevdiğimden; onları izleme, hissetme, yaşamlarının derinliklerine inme amacıyla okuyup keyif almaya baktım.



Kitap aynı zamanda filme de uyarlanmış. Filmini de izledim ve inanılmaz derece keyif aldım. Filmi kitaba göre daha yumuşatılmış.. Kitapta bol bol küfür varken filmde o kadar küfür göremiyoruz ve kitapta olan bazı sahneler filmde mevcut değil ama yine de inanılmaz keyifli bir filmdi. Oyuncu kadrosu da çok kaliteli. Ana karakter Renton'ı oynayan aktör aynı zamanda gelmiş geçmiş en iyi filmlerden sayılan Yıldız Savaşları filminin de ana karakterlerinden Obi Wan'ı canlandıran Ewan McGregor oynuyor. Yine Sick Boy da birçok dizi filmde oynamış, şu anda da bir dizide Sherlock Holmes karakterini canlandırıyor.

Kesinlikle okuyun. Yeraltı Edebiyatı'nı öğrenmek için okuyun. Uyuşturucu kültürünü tanımak için okuyun. Bu değişik, capcanlı 5 arkadaşımızın hayatlarını bir nebze yaşamak için okuyun.
Keyif almak için okuyun.

Hüseyin Düver 
25 Şub 12:19 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

Uyuşturucu kullanıcılarının hayatı hep ilgimi çekmiştir. Özellikle de askeride birkaçıyla yüzleştikten sonra. Kitap bunu oldukça natural şekilde dramatize etmeden, ya da yargılamada bulunmadan anlatıyor. Yer yer toplumsal sorgulamalar yaparak da bir yeraltı edebiyatı klasiği olmanın hakkını veriyor.

Kitaptan 44 Alıntı

Dilanur 
13 Ağu 19:58 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Asla, asla bir kadına el kaldırmayın, derdi babam bize sık sık. Ancak aşağılık sülükler yapar bunu, derdi.

Trainspotting, Irvine Welsh (Sayfa 67)Trainspotting, Irvine Welsh (Sayfa 67)
Dilanur 
24 Ağu 20:08 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Başka canlılara zarar vermek istiyorsan kendini sevemezsin...

Trainspotting, Irvine Welsh (Sayfa 165)Trainspotting, Irvine Welsh (Sayfa 165)
Dilanur 
26 Ağu 21:49 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir insan başka bir insanı ne kadar tanıyabilir ki ?

Trainspotting, Irvine Welsh (Sayfa 297)Trainspotting, Irvine Welsh (Sayfa 297)
Dilanur 
25 Ağu 21:20 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir yeri tanımak için orda yaşamak gerektiğini söylerler, fakat gerçekten görebilmek için orayı yeniden ziyaret etmek gerekir.

Trainspotting, Irvine Welsh (Sayfa 234)Trainspotting, Irvine Welsh (Sayfa 234)
Mert Demiröz 
18 Şub 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Hepsini sevdiğimi hissettim o anda. Matty'yi, Spud'ı, Sick Boyu'u, ve Lesley'i. Bunu onlara söylemek geldi içimden. Denedim, fakat şöyle çıktı: "Ben malı kaynatıyorum." Şaşkınlıkla baktılar bana. "Ben buyum," dedim omzumu silkerek, kendimi haklı göstermeye çalışarak.

Trainspotting, Irvine Welsh (Sayfa 63)Trainspotting, Irvine Welsh (Sayfa 63)
Dilanur 
25 Ağu 11:02 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsanın kendini hayal kırıklığına uğratan sınırları kabullenmesi akıl sağlığına ya da normal davranış biçimine işaret ediyordu öyleyse.

Trainspotting, Irvine Welsh (Sayfa 191)Trainspotting, Irvine Welsh (Sayfa 191)

Toplum, davranışları kendi normlarının dışında kalan insanları emebilmek için yapay ve dolambaçlı bir mantık icat eder.

Trainspotting, Irvine WelshTrainspotting, Irvine Welsh
Dilanur 
26 Ağu 21:23 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hani, kendimizden daha zayıf varlıklara, hayvanlara yani, şefkat göstermeden hiçbir zaman kendimizi sevmeyi öğrenemeyiz, hani...

Trainspotting, Irvine Welsh (Sayfa 278)Trainspotting, Irvine Welsh (Sayfa 278)
5 /