Beat Kuşağı

8,2/10  (6 Oy) · 
22 okunma  · 
5 beğeni  · 
583 gösterim
Kahvaltı niyetine şarap, şiir ve hayal. 'Beat' ekseninde yaşam: Bodoslama, dibe vura vura, anında, şimdi ve burada. Yaşama coşkusu: olabildiğince naif ve bir o kadar heyecanlı ama bilgece, son sürat, doludizgin. Manyakça koşan atlar, bir bop melodisinin delibozuk tınıları, hızla giden bir arabanın ardında bıraktığı toz bulutu misali.

Bir döneme damgasını vuran 'Beat'ler, Kerouac'ın kaleminde yaşamın ritmine karşı kendi ezgilerini patlatıyorlar şimdi de. Dostlardan oluşan bir ağ bu; sıradan, sıradanlığıyla olağanüstü bir günün sınırları içinde.

"Oyun dediğin budur işte: özel bir konusu yok, özel bir "anlamı" yok, insanlar nasılsa aynen öyle. Yazdığım her şeyi, dünyaya inmiş ve onu hüzünlü gözlerle izleyen bir Melek olduğumu hayal eder ve öyle yazarım."
-Jack Kerouac-
Kerouac ve tayfası, oldukları gibi karşınızda.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2012
  • Sayfa Sayısı:
    120
  • ISBN:
    9786055903350
  • Çeviri:
    Garo Kargıcı
  • Yayınevi:
    Siren Yayınları
  • Kitabın Türü:
Halil Korkut 
21 Tem 20:58 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Kıymetli dostumuz Jack Kerouac, bu oyun tarzı eseri 1957 senesinde yazmış, sonraları annesi tarafından daktilo edilip düzenli bir metin haline getirilmiş. Yazarın ölümünden 36 sene sonra ancak yayınlanabilmiş, 2005 senesinde.

Eserde ben kişisel olarak diyalogların bir hayli sıkıcı olduğunu düşünüyorum, Milo'nun evine ziyarete gelen papaz ile yapılan diyaloglarda zaman zaman varoluşu sorgulayan konuşmalara rast geldim ve konuşmaların daha fazlasını umut ederken eser, sonra yine bilindik sıkıcı diyaloglarla devam ediyor...

Kerouac, bir konuşmasında bu eser için, isteğinin Amerikan tiyatro ve sinema kültürünü değiştirmek ve bu kültüre spontan bir ruh kazandırmak olduğunu söylemiş. Fakat insan bu eseri okuduktan sonra, neyse ki bu isteğini yerine getirememiş diyor.
Zaman zaman bu eserin sürreal olduğunu düşündüğüm dahi oldu, acaba öyle miydi?

Kitaptan 1 Alıntı

Beklemek ne rahatsız edici. Paleolotik çağ insanı niçin orada olduğunu fark etmek için mağaralarda bekler ve avlanırdı. Çağdaş insan güzel evlerde bekliyor ve doğumu ve ölümü unutmaya çalışıyor.

Beat Kuşağı, Jack KerouacBeat Kuşağı, Jack Kerouac