10/10
··
Beğendi
"YIRTICI CANAVAR" "Bir daldan diğer bir dala konup özgürce uçmak, kendisi için vazgeçilmezdi. Yaban mersini favori yiyeceğiydi ve ormanda bu meyvenin çeşitli versiyonları mevcuttu. İstediği meyveden yiyor, hiç yorulmadan da karnını doyuruyordu. Ama bu durum, yaklaşık üç ay olan yaz mevsimi için geçerliydi. Kendisine dost olan orman, kış gelince acımasız ve merhametsiz bir düşman hâline geliyordu. Bütün kuşlar için olmasa bile, birçok kuş türü için geçerli bir kuraldı bu." Umut nedir? Bir kuşun kanadına yüklenen o incecik duygu, gerçekten bir ormanın kaderini değiştirebilir mi? Bu sorunun cevabını, Kuzguncuk ve dostlarının ölümcül yolculuğunda buluyoruz. Her destan bir tehditle başlar. Yırtıcı Canavar'ın gölgesi, gökyüzünün özgür çocuklarının üzerine düştüğünde, geriye ya kaçmak ya da direnmek kalır. Kuzguncuk ise üçüncü bir yol seçti: yönlendirmek. Küçük bir saka kuşunun devasa bir göçü yönetmesi ne kadar gerçekçi? Belki değil. Ama masallar gerçeği değil, gerçeğin içindeki anlamı anlatır. Bu hikâye de bunu yansıtıyor yazar, bizlere. Yolculuk boyunca her durak bir sınavdı: · Fırtınalar, yön duygusunu çalan puslu sabahlar · Açlık, bitkinlik, yoldaşlarını kaybetmenin tarifsiz acısı · Yırtıcı Canavar'ın nefesini ensede hissetmek Ama her kayıp, geride kalanlara yeni bir kararlılık armağan etti. Çünkü göç etmek, coğrafya değiştirmek değildi onlar için aynı zamanda içlerindeki korkuları aşmaktı. "Kuş Cenneti"ne varmak, sadece bir menzil değil, hak edilmiş bir huzurdu. Bugün modern dünyada hepimiz bir "cennet" arıyoruz: terfi, ev, aidiyet, sevgi... Ama gerçek huzur, varışta değil, varışı hak eden yolda saklı. Kuzguncuk ve dostları, bu cenneti kanatlarıyla, terleriyle ve gözyaşlarıyla inşa ettiler. Onların cenneti, kimsenin lütfu değil; emeğin ve dayanışmanın
Edebiyat
Yırtıcı CanavarBurhan Tentaş · Otağ Yayınları · 20250 okunma
8/10
·320 syf.··
2026 27. kitabı
Merhaba sevgili okurlar Bugün sizlere @uguroguzpayas ın romanıyla geldim.Bir romanın daha ilk sayfalarından okuyucuyu içine çekmesi her zaman kolay değildir ama Yarından Önce Ölme bunu başaran kitaplardan biri olmuş. Şiirle, edebiyatla başlayan ve zamanla büyük bir gizemin içine sürüklenen hikâye; sadece bir suç romanı değil, aynı zamanda insan ilişkilerini, aşkı, geçmişi ve yaşanılan coğrafyanın izlerini de taşıyor. Genç bir kızın ardında bıraktığı gizemli notla başlayan olaylar, öğretmenin çıktığı araştırma yolculuğuyla bambaşka bir boyuta ulaşıyor. Sayfalar ilerledikçe Payas’ın sokakları, Kapadokya’nın atmosferi ve karakterlerin sakladığı sırlar hikâyeye ayrı bir derinlik katıyor. Güç, para, suç ve geçmişle yüzleşmenin iç içe geçtiği bu yolculukta yazar; okuru sürekli “gerçek nedir?” sorusunun peşinden sürüklüyor. Karakterlerin değişen yüzleri ve beklenmedik gelişmelerle sık sık ters köşe olduğum, merak duygusunu diri tutan bir okuma oldu. Yerel dokunuşlarla zenginleşen, gizem ve duyguyu harmanlayan bu roman Uğur Oğuz Payas’ın kaleminden dikkat çekici bir çalışma olmuş. Gizem ve suç bir aradaysa sever ve okuruz her daim emeğinize sağlık..
Yarından Önce ÖlmeUğur Oğuz · Kavim Yayıncılık · 20264 okunma
Reklam
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
Hellllooooriiiii 🩶🩶 Kitap, evrenin Kaos'tan doğuşundan başlayarak Olimpos'un kuruluşuna, tanrıların ortaya çıkışına ve özellikle Eros'un hikâyesine uzanan mitolojik bir yolculuk sunar. Ancak amaç yalnızca mitolojiyi anlatmak değildir; yazar, bu efsaneleri günümüz insanının duygusal dünyasıyla ilişkilendirir Bazı kitaplar yalnızca bir hikâye anlatmaz, aynı zamanda insanın kendi iç dünyasına da ışık tutar. Eros: Geçmişten Günümüze Sevilme İhtiyacı tam olarak böyle bir kitap. Yunan mitolojisinin en bilinen karakterlerinden Eros ve Psykhe'nin hikâyesini temel alan eser, aşkı ve sevilme ihtiyacını psikolojik bir bakış açısıyla ele alıyor. Mitolojik olayların ardında aslında insanın en temel duygularını; ait olma isteğini, yalnızlık korkusunu, güven arayışını ve kendini keşfetme sürecini görüyoruz. Kitap boyunca şu sorular eşlik ediyor bize: Neden sevilmeye ihtiyaç duyarız? Aşk bir duygu mu, yoksa tamamlanma arzusu mu? İlişkiler bizi nasıl dönüştürür? Kendimizi sevmeyi öğrenmeden başkalarını gerçekten sevebilir miyiz? Eros ve Psykhe'nin yolculuğu sadece bir aşk hikâyesi değil; aynı zamanda insanın kendi ruhuna yaptığı bir yolculuk olarak karşımıza çıkıyor. Yazar, mitolojiyi günümüz duygularıyla harmanlayarak okuru düşündüren ve sorgulatan bir anlatım sunuyor. "Eros, Yunan mitolojisini kullanarak insanın en temel ihtiyacı olan sevilme arzusunu ve bunun ruhsal anlamını anlatan kısa ama düşündürücü bir eser Benim için kitabın en güçlü yanı, aşkı yalnızca romantik bir duygu olarak değil, insanın kendini tanıma ve büyüme sürecinin bir parçası olarak ele almasıydı.
ErosTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 20261 okunma
Ateşten Düğüm 2
7/10
·412 syf.··
2026 47. kitabı
Selam canlar Bugün sizlere @ayssbssrt kaleminden #ateştendüğüm2 kitabı ile geldim... Yazarın kalemi ile serinin ilk kitabıyla tanışmış ve çok sevmiştim serinin devamını da merakla bekliyordum. Şimdide üçüncü kitabı merakla bekliyor olacağım... Yazarın akıcı dili olayların sürükleyici olması, bazı sayfalarda bizi hüzünlendirirken bazı sayfalarda gülümsetiyor. İlk kiqtptada belirttiğim gibi tam bir dizi havasında hikâyemiz. İki ailenin geçmişten gelen düşmanlığı ve bu düşmanlığın bitmesi için feda edilen iki genç Elif ve Baran hikâyesi, oysa ikisininde hayelleri vardı... Hayellerini bir çırpıda yok eden töre Elif ve Baran'ı zorunlu bir evliliğe sürüklemişti. Onların hikâyesi kaldığı yerden devam ediyor. Bu kitapta da Berfin'in böreklerinden öğğğ geldi börekleriyle birlikte yok olabilir mi üçüncü kitapta. Birde Elif'in ergen tavırları beni sinir etmedi desem yalan olur Elif ilk kitapta yaşadığı büyük kırılmaların ardından İzol konağında kendisine kurulan oyunlarla mücadeleye devam ediyor. Hayatında yaşadığı kayıplar ve yıkılan hayelleri nedeniyle büyük bir yalnızlık yaşar. Elif'in elinde geçmişten abisinden kalan tek hatıra olan ve nişan gecesi kaybettiği bileklikten başka hiçbir şey kalmamıştır. Bu bileklik hiç beklemediği bir kişinin elindedir ve Elif bilekliğe ulaşmaya çalışırken o kişinin yalan söylediğini anlar. İzol konağında Baran'la gerçek evli olduklarını düşünüldüğü için tâbiki aynı odayı paylaşmak zorunda kalırlar. Elif Baran'la aralarında esen soğuk rüzgarlarla verdiği mücadelenin yanı sıra birde Berfin ve Rojbin hanımın saçma entrikalarıyla uğraşmak zorunda kalır. Bu arada birde aşiretin onlardan beklediği bir bebek vardır. Elif abisi ve babasına verdiği sözü tutamasının üzüntüsünü yaşarken bir sabah telefonuna gelen dershane kayıt mesajı ile şaşkına döner.
1000Kitap
Ateşten Düğüm 2Ayşen B. · Ulysses Yayınları · 20268 okunma
Puan vermedi·
____Vadideki Zambak 100. Sayfaya geldim Henriette, kendi mutluluğundan ve aşkından vazgeçerek, mutsuz bir evlilikte bile ailesine ve çocuklarına sadık kalan bir kadın sembolü.. Felix’in aşkı sadece fiziksel değildir çocukluğunda görmediği anne şefkatini Henriette’de arayarak ruhsal yaralarını sarma çabasında olan bir genç. Henriette ulaşılamaz ve kutsaldır. Bu yüzden vadi, hem bu tertemiz aşkın yeşerdiği bir cennet hem de sınırların asla aşılamadığı bir hapishanedir. Güzel gidiyor #y:465____
Duygu ve Düşünce
Vadideki ZambakHonore de Balzac · İmge Kitabevi · 201653bin okunma
10/10
·392 syf.··
2026 45. kitabı
"Başka birine aşık olursam onu asla özgür bırakamam." Tanıtımını gördüğümde o kadar aklım kaldı ki, alır almaz bekletmeden okudum. İyiki de öyle yapmışım gerçekten çok iyiydi tek eleştirim sonunun inanılmaz hızlı olmasıydı, bir tık daha geniş, duyguların daha hissettirildiği bir son olabilirdi. Dram çok seviyorum ben ya. İki karakterde kalbimde yer etti. Kitabı sadece bir aşk kitabı olarak düşünmeyin çünkü çok fazla his barındırıyor aile, kardeşlik, dışlanmışlık yanında farkındalık, adanmışlık, acı ve tabiki AŞK... Wren; annesi babası küçükken ayrılmış, şimdilerde nişanlı, işinde başarılı bir mimar. Bir gün gözleri önünde -bir konuşmaya şahit olmasa da- bakışlardan nişanlısının yanında çalışan bir kadınla olan bağını görür, bunun ne anlama geldiğini içinde çözmeye çalışırken de nişanlısı gelip o kadına aşık olduğunu söyler. Ve böylece hayata dair planları düğünüyle beraber iptal olur. Yaşadıkları yerde onları sürekli el ele, mutlu görmeye başlayınca da annesi biraz kafasını dağıtması için babasının yanına gitmesini ister. Hikayemiz de böylelikle başlar aslında... Babası da zamanında annesini başka biri için terk etmiştir, işte böyle durumlarda terk edilen sadece büyükler değil asıl etkilenen çocuklar oluyor. Babasının diğer eşinden olan kızıyla yakınlığını her gördüğünde kendini hep dışlanmış hisseden Wren'in o yüzden kız kardeşiyle aralarında hep bir nasıl derler uzaklık olmuş. Ama dışa dönük, çılgın kardeş bu boşluğu bu sefer kapatmaya niyetli, Wren'e yakın davranıp, geldiği gibi onu bara götürüp zaman geçirmek ister. İşte orda karşılarlar Anders'le de. Bir göz teması bir bakış yetmiştir aslında ama Wren daha yeni bir ilişkiden çıktığı için böyle bir şey düşünmek istemez. Ama bilirsiniz ki bazı şeyler elde değildir. Anders; 4 yıl önce eşini kaybetmiş, formula
Yalnızca Aşk Bu Kadar AcıtabilirPaige Toon · İndigo Kitap · 20263 okunma
Reklam
Reklam