Hepimiz hayatımızı tamamen değiştirecek o biricik şeyi yapmanın hayalini kurarız. Bir vuruşun, bir çığlığın, bir engeli aşmanın, bir telefon görüşmesinin, bir itirafın fantezisi... dünyanızı alt üst edecek o tek nükleer eylemin. Geri dönüşü olmayan o seçilmiş yolun.
46
Her an, her gün seçimler yaparız. Uyanık olduğumuz her saniyede özgürlüğe sahibiz. Bunu hiçbir şey elimizden alamaz. Bizler "özgür olmaya mahkûmuz".
Öğretmeninize surat asmamalısınız, çünkü okulda olmayı siz seçtiniz. Hızlı sürmeyi seçtiğiniz için kesilen cezaya kızma hakkınız olamaz. Kaba davranışlı olduğunu bildiğiniz arkadaşınız size kaba davrandığında buna şaşırmamalısınız. Tüm bu durumlarda seçim yapmış olan sizsinizdir ve sonuçlarına da katlanmanız gerekir.
Kötü niyet, olaylardaki kendi suç ortaklığımızın inkârıdır. Sorumluluğun gizlenmesidir
Tüm insanlığa bakın ve kendinize basit bir soru sorun: Ya hiç de özel değilsek? Ya devasa bir ekosistemdeki bir dişliden ibaretsek? Kendinize, sadece şu anlık durumunuza değil, milyarlarca yıllık yaşam üzerinden bakmaya çalışın. Ya dünya için geçici bir bağırsak bakterisi gibiysek?
Bir dahaki sefere birine karşı nasıl davranacağınızdan emin olamadığınızda kendinize şunu sorun: "Bu kişiye insanlığı için saygı duyuyor muyum? Yoksa onu bir araç gibi mi kullanıyorum?" Bu günlük yaşamda kolay ve uygulanabilir bir kuraldır.