can

can
@dekadan418
Şiir - 12
Zifir gecenin yalnızı, Göğün en parlak yıldızı, Şahap edenlere verir vaaz: “Aşk imiş en büyük maraz.” Tattın mı ki düşmenin inceliğini, Uğruna rüsvâ-yı âlem olmayı, Yeleni tutuşturup yakmayı, Şu külden nehirde kaymayı? Oysa kanatlarını kesen divaneler Göğü yakıp devirdiler; Fanilerin dudaklarında Oldular birer dilek.
Şiir
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Şiir - 11
Güzün dökülen yapraklar Kara toprağa kavuştu Yaşlı çınarın gölgesi Nazlı geceye yanaştı Söyle gece, nedir gökte bu manzara? Boylu boyunca dönmüşsün bir mezara. Ay gümüş bir orak, kanatları kara, Bir körün düşüymüş meğer bizi böyle saran. Sessizliğimizi de aşk sanan. Gör ki yıldızlar saplanmış o zifir tenine, Söyle gece, nasıl sığdın şu güzel kefene?
Şiir
Şiir - 10
El dayanmaz, diş dayanmaz pınar başlarında, Kavaklar yatar boylu boyunca. Islak saçlarını gölgesiyle örter. Ayak izlerimiz çamur yollara batar, Şimdilerde kesilmiş kökleri zift altında, Yüzüme öylece bakan gözlerin gibi... İzlerimizi doldururken bu koyu katran, Hep giydiğin o masum maviye bulaştı kan. Boynuma bir yara gibi kazıdığın dudaklarınla Söyle sevgilim, hangi pınar yıkar şimdi bizi?
Şiir
Şiir - 9
Soğuk bir seher vakti edilen veda, Kırılmış kalpler ve sonlanan bir sevda; Kör bir sahili yaladı durdu çırpınan dalgası, Batan güneşi seyreden bir denizin hatırası… Dalgalar atar kendini sahile, Dengesiz mizacı yıkılır, Geçenlerin üzerine. Gelmez oldu kimse, Denizin küstah diline. Bir gün bir melek düştü bu denize, Yıkadı meleği deniz, köpüğünde Pusulası kırık bir ruhtu, bakardı sarılanlara, Sessiz adımları batarken kumlara, Daha çok kanardı meleğin dizleri. Soğuktur denizin tuzlu elleri, Bahar sanır içindeki heykeli. Kördür meleğin gözleri, Tuza batmışken bedeni, Koklayamaz kardelenleri. Yalnızken soğuk olur seher vakti sahili. Bundandır ki; Yalnız deniz, yalanları bariz, Aşktan aciz, gece solan benzi, Tuzu yaş kokardı görmezdi kendini Sordu melek: “Neden?” bir şeb vakti.
Şiir