993
Bir yüz arama hikayesi: Pareidolia. Pareidolia, bir algı yanılması. Varsın olsun. Yanılalım. Gel buluta bakalım Çocukluğumuzdaki gibi. Sahi! Farkında mısın? Dönüp dolaşıp çocukluğumuza gidiyoruz. Dönüp dolaşıp çocukluğımuza gidecektik madem niye büyüdük öyleyse? Çocukluğumuz güzeldi. Büyümek de öyle. Gel buluta bakalım, yine, yeniden. Hayır! Bu defa şöyle yapalım: Gel buluttan bakalım:) Ben Pollyanna sen Hunili Deli. Sevil Şentürk 13.7.2025 📝📸
Mavi Gri
Ömrümün en güzel yıllarında bir deli kara sevdaya tutulmuşum....
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kendi kalemimden 3
Dikiverdim yine pencerimi düşler ülkesine... Tekerrür eden hatıranda buldu kendini kapı önü bekçisi. Hoş geldi diyeni yoktu beklentisiz gidişlerin. Fakat bilesin ki, ne çok isterdi "gel" demeni; kovsan bile bu hüzün kovan kuşunu... Ne çok isterdi bir kez seni... Öyle bir içtendi ki, göreni deli eden seni sevişleri... İçini kasvet eden, seni yolundan eden yığınların içinde masumluğun bekçisi... Hasret (H.eba)
Tiyatro
"Ah, çok ilginç. Şımarık bir ilginçlikteyim. 'Toplumda bir işe yaramam lazım' hissinin arkasında, tiyatro izleyen bilmiş bir izleyici gibiyim. Sonraki sahne heyecanlandırmıyor. Sahne içindeki oyuncuların ciddi yüz mimikleri, sözleri, yeminleri, ses tonları hiç ama hiç inandırıcı gelmiyor. Acemi bir tiyatroya can değerinde bir ödenek ödemiş de bu ödenekten vazgeçememenin sinirindeyim. Oyunculuklar berbat, atmosfer rüküş. Üstelik sahneye buyur ediliyorum. Ah, izlemek yetmezmiş gibi buyura direttiğim için kınanıyorum. Tek izleyici değilim ama kimsenin yüzünü seçemiyorum. 'Yalnızım' diye serzenişte bulunamamaktayım. Amfiden çıkamıyorum da. Ödediğim bedel büyük. Şımarık şekilde buyur edenlerin ses bombalarında gözlerim kanayarak kahkaha atıyorum. 'Deli' dediklerini duyunca yükseliyor sesim. Ömrümde bu kadar büyük gülmüş müydüm? Buna gülmek denir miydi? Ah, çok ilginç bir seyirdeyim. Acı çekerek şımarmanın lüksünü yaşıyorum."
Nereye baksam sen, nereye gitsem sırılsıklam sen... Söyle, aklını senin uçurumunda bırakan birine ne diyebilirsin ki? Ben kendi içimde bir mülteciyim artık, memleketim senin yüzün. Ne bir nasihat kâr eder bu saatten sonra, ne bir teselli; Nabzım damarlarımı döverken sadece senin adınla, Ben kendimi senin kirpiklerinin gölgesinde unuttum. ​Ne diyebilirsin ki göğsünde bir cehennem, dilinde bir dua taşıyana? Gözlerinin değmediği her yer bana gurbet, her adımım dipsiz bir sürgün. Varsın mesafeler geçilmez, yollar uçsuz bucaksız olsun; Senin kalbine dokunan benim ruhumken, o uzaklıklara kim inanır? ​Eğer divanelikse bu, en güzel deli gömleğimdir sevdan, Ben sende koptum dünyadan, bir tek seninle var olurum. 🎈
Şiir
Çocuk olmak ne güzel şeydi. Bunu büyüyünce anlıyor insan. DELİ