İnsanlar yalan üretir
İnsanların durmadan yalan ürettikleri izlenimine kapılırız. Hikayeler uydurur, kişilikler yaratır ve bütün bunlarla sinema filmleri, televizyon dizileri, tiyatro oyunları, romanlar, karikatürler, şiirler, bilgisayar oyunları falan yaparlar. Romanlarda yalanlar okur, ekranda sahte motosikletler sürer, sinemaya seyretmeye gideriz -Yalancıktan birbirini seven, yalancıktan kavga eden, yalancıktan gülen, yalancıktan ölen, yalancıktan kaza geçiren insanlar görmeye… bütün bunlar, her seferinde bizi gerçek olduklarına inandırmayı başarır! Ağlar, güler, titrer, bağırırız, tüylerimiz diken diken olur, koltukların altına saklanır, yanımızdakinin koluna sarılırız, hatta bazen dayanamayıp sinema salonunu terk ederiz. İnsanlar buna bayılır, sinemaya gitmek için kuyruklar oluşur, kitapçılarda binlerce kitap binlerce bilgisayar oyunu satılır… Yine de, dünyada eğlenecek ve ilgilenecek bir sürü şey de vardır. Gerçek bir ormanda gezinmek, gerçek suda yüzmek, gerçek dağlara tırmanmak, gerçekten öpüşmek, gerçekten kavga etmek… Peki o zaman, neden insanlar yalan üretmek için bu kadar uğraşıyor, neden yalanları okumaktan ya da izlemekten hoşlanıyorlar.
Sayfa 22 - Günışığı Kitaplığı
160 syf.
·
Puan vermedi
·
9 saatte okudu
Tiyatro izlemeyi m? Okumayı mı? Seversiniz izlemek kadar okumakta ayri bır keyıflı hadı buyurun tiyatro kitabımızı okumaya beklıyorum sızı "Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji bölümünde öğrenim gördü. İstanbul'da 2000 yılında Jale Karabekir ile birlikte "Tiyatro Boyalı Kuş" isimli bir kadın tiyatrosu kurdu. Ferhat ile Şirin, Aşk İhanet Yalnızlık Vesaire, Dış Ses, Böyle Bir Aşk Masalı ve Bavullar adlı oyunları yazdı ve bu oyunlarda rol aldı.".
Zeynep Kaçar
Zeynep Kaçar
Yazar, eleştirmen, yönetmen, oyuncu, eğitmen Oyuncu olarak ta · tanıyoruz yazarı Çok yönlü bir yazar kendisi. Ayrıca yazarlığını yaptığı birçok tiyatro oyınunfa oynadı..
Toplu Oyunları 1- Kadın Oyunları
Toplu Oyunları 1- Kadın Oyunları
altı oyunda, erkek egemen toplumdaki kadınların, toplumsal statüleri içindeki sıkışmışlıkları, beklentilerinin önlerindeki gelenekselleşmiş engelleri aşamayışları ve töresel baskılar karşısındaki çaresizlikleri, toplumun çeşitli kesimlerinden gelen kadınların yaşam öyküleriyle anlatılıyor. Yazarın çoğu kez ince bir mizahla zenginleştirdiği bu öyküler, kadın haklarının genişletilmesi gerçeğini bir kez daha gündeme getiriyor .Maharetli zengin bir dili var
Zeynep Kaçar
Zeynep Kaçar
'ın. Kitabı okurken monologlar ve ... İroni, edebî ifadelerin farklılığı dikkat çekiyor.. olduğu bölümler, bilinç akışı tekniği olan yerler .... Bu güzel söyleşi yi izleyelim #Buyurun youtu.be/ilyaABj847k?si=...
Toplu Oyunları 1- Kadın Oyunları
Toplu Oyunları 1- Kadın OyunlarıZeynep Kaçar · Mitos-Boyut Yayınları · 20077 okunma
Reklam
- Anlamıyor musun Prometheus, Öfke hastalığına iyi gelen sözler vardır. - Yüreğin ne zaman yumuşayacağını bilmek şartıyla. Kaynayan bir öfkenin üstüne zorla gidilmez.
Akıl gücü kaba güçten üstündür, düşünceye gem vurulamaz, özgür düşünce tutuklanamaz, susturulamaz, alt edilemez, olaylar nasıl gelişirse gelişsin, gelecekte egemenlik kaba kuvvetin değil, özgür düşüncenindir.
Payıma düşeni gönül ferahlığıyla taşımalıyım. Kaderin önüne durulmaz, bilmeliyim bunu. Bana gelince, ben bu çileme katlanacağım.
Kadınlar, Filler ve Saireler
Merhaba, Hafta sonu muhteşem bir oyuna gittim. 4 kadın ve muhteşem bir performans. Bazen gözlerim doldu, bazen ise gülmekten yüz kaslarım ağrıdı. Birçok oyuna gittim ve bu inanılmaz güzeldi, harikalar listemde yerini aldı diyebilirim. Oyunun konusunda bazen kendimi buldum, bu kesinlikle ben dediğim çok yer oldu. Oyuna sevgilim de geldi ve kendisi pek tiyatro seven biri değildir, fakat feminen ve kadınsal bir içeriğe sahip olsa da çok keyif aldığını söyledi. Gerçekten güldüğünü gördüm yalan yok. Sıkılsaydı bunu hissederdim. 😅 Yorumlarına baktım da şöyle; erkeklerden oldukça fazla eleştiri almış ama yazan bir erkek diye arada kaldığım düşünceler içerisindeyim. Sonuç olarak, eğer vaktiniz var ve bir oyun izlemek istiyorum diyorsanız, kesin ama kesin izleyin derim. Keyif alacağınıza ve sonunda salondan mutlu çıkacağınıza eminim. 🥰 #kadınlarfillervesaireler #ankaradevlettiyatrosu
Reklam
Desdemona'nın bir dişi atmaca olduğunu görürsem, Yüreğimin tellerinden yapılmış olsa bile köstekleri, Çözdüğüm gibi salarım yellere, nerede avlanırsa avlansın Belki karayım diye salon beylerinin tatlı dilleri yok bende Ya da ömrümün vadisine inmeye başladım diye elden gitti Ondan nefret ederek avunabilirim ancak Ah evliliğin başbelası. Bu ince yaratıklara aldatıldım. Bizim diyebiliyoruz da, bizim diyemiyoruz isteklerine.
Sayfa 154 - Mitos Boyut yayınları 2007Kitabı okudu
Şiirle kalbi, romanla toplumu, tiyatroyla insanı keşfettik...
Hamit .. Karısına bakarak Bir zamanlar her gördüğümde bıçak değmiş gibi yüreğimi ortasından bölen bu muy­du? Bu kadını mı sevmişim? Ayşad Bahu'nun torununa aşık olmak, üstelik de kimin torunuyken buna kalkış­mak. Ne yürekliymişim gençliğimde ama bu cadınjn insanda yürek mi bırakır? Dürriye'nin kocası oldum diye bana düşman bir kaynana olarak, beni toprağa ter akı­tan, azla yetinen, yüreği yalnızca mahsul için titreyen bir köylüye dönüştürdü. Kuran okuyan kadının sesi yükselir. Ayşad yatağında bir şeyler mırıldanır. Dürriye sevgiyle ninesine yaklaşır.
Sayfa 138 - Mitos Boyut yayınları 2007Kitabı okudu
Artistlik bu memlekette çingene hayatı bile yaşatmıyor. Tiyatro denen yerde kimse kimseyi muhabbetle sevmez. Sahne tozunu yutmaya gör bir daha vazgeçemezsin. Verem olursun ölürsün, vazgeçemezsin.
Sayfa 1 - KÜÇÜK KEMAL
Reklam
İnsan bütün gün dört duvar arasına sıkışıp kalınca böy­ le olur olmaz hayaller görmeye başlıyor galiba. Eşim, gel seni hava almaya çıkartayım diyor, ama ben istemi­yorum. Alıştım burada yaşamaya. Ne yalan söyleye­yim, insan içine çıkmak istemiyorum. Hem mutluyum ben böyle, burada, bir başıma, bütün gün, yemek koku­ları arasında . . . Patlıcanı önce böyle pijama gibi çubuk çubuk soyuyorsunuz, sonra tuzlu suda bir saat bekleti­ yorsunuz. Çocuklar hemen anlıyor. Acısını alıyor tuzlu su . . . Neyse, onlar orada beklerken, soğan, kıyma, do­mates biberi bir güzel pişiriyorsunuz. Ha bir de mayda­noz. Sarımsak da koyarsanız daha lezzetli olur. Sonra karnınıbir güzel yarıyorsunuz. Patlıcanın. Ortasından usulca . . . Kızgın ateşe cazır cazır kızartıyorsunuz. Son­racığıma kıymayı içine koyuyorsunuz. Ardından da ver, fırına . . .
Sayfa 108 - Mitos Boyut yayınları 2007Kitabı okudu
— Annenizi özlüyor musunuz? — Zamanım yok….
Sayfa 19 - İşbankası, 10.Basım 2019, çev: Ataol BehramoğluKitabı okuyor
Tiyatro
Tiyatroyu tüm sanat biçimlerinin en büyüğü, bir insanın insan olma duygusunun başka bir insanla paylaşmasının en dolaysız yolu olarak görürüm.
İki kadın kabinlerin içinde uyumaktadırlar. Loş bir ışık ve yumuşak bir müzik kutusu müziği. Birden ışık patlarcası­na yanar. Müzik susar. Alarmlar, sirenler, kornalar, bebek zırıltıları, trafik sesi vb. korkunç bir gürültü salonu doldurur. Kadınlar panik ha­ linde uyanırlar. Alıştığımız hareketleri yapmaya başlayacakken bir an du­rurlar ve artık eski mekanlarında olmadıklarını anlarlar. Mekan onlar için yabancıdır. Başka bir yerde (aslında bo­yutta) olduklarını anlarız. Panik halindedirler. Nerede ol­ duklarını anlamaya çalışırlar. Yeni bir meka nda ve boyutta olmak onlar için korkutucudur. Sonra beklerler. Beklerler.
Sayfa 76 - Mitos Boyut yayınları 2007Kitabı okudu
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.