Genç bir adam, bir bilgenin olduğu tapınağa gelir ve mutluluğun sırrını sorar. Bilge, genç adamın eline zeytinyağı dolu bir kaşık verir ve dökmeden bu tapınağı gezmesini ister. Döndüğünde gence sorar: “Tapınak nasıldı?” Genç adam zeytinyağını dökmemek için tapınağı görmeden gezdiğini söyler.
Bilge, adama elindeki kaşıkla devam etmesi gerektiğini söyler. Genç adam bir süre sonra gelir ve gördüğü harika şeyleri ayrıntılarıyla anlatır, kaşığındaki yağ olduğu gibi dökülmüştür.
Genç adam yaşadıklarından bir şey anlamamıştır ve sorar bilgeye: “Nedir mutluluğun sırrı?” Bilge cevaplar: “Elindeki bir kaşık yağı dökmeden etraftaki tüm güzellikleri görebilmektir.”²