Metropolde delirdim kimse anlamadı
9/10
·144 syf.··
2026 24. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 18:32
İstanbul’da ne güzel tanımladı sevgili Tuba ; acıyla asalet, kanla aşk, şehvetle şiddet iç içeriyor 117. Sayfada Öyle bir kitap ki Tuba bunları yaşadı mı acaba dedirtti bana Bir soluk alırken “kesin yaşadı Ayy yok canım yaşamadı …!” Dedirtti bana . Sansürsüz , tıpkı bir ERKEK BEYNİ gibi yazılan eserdi. Tuhaf olan ise yaşanma olasılığı varsa karakteri olan Seren’e , hemcinsime üzüldüm .! Savruluşuna , yok oluşuna , itaat edişine , inkar edişine , acizliğine , hissizliğine , HİÇliğine…! Gülhan Tuba Çelik seni tanımak güzel
Kafandaki AğaçlarGülhan Tuba Çelik · Epona Yayınları · 202319 okunma
TAM AĞZIMA LAYIKKKK
9/10
·346 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
KİTABA BAYILDIM ASLINDA! Olay örgüsü olsun karakter analizi olsun tam ağzıma layık, satır aralarına bolll boll yorum sıkıştırdığım, altını çizdiğim dolu dolu bir kitaptı benim için. Kişisel yorumumu okumak istemeyenler aşağıda "ÖNEMLİ"olan kısmı okuyabilirler kitapla ilgili ince bir detay var bilginize:) Öyleseyse devam edelim...öncelikle kitabı okurken bazı yerlerde o kadar sinirlendim, o kadar yükseldim ki kitabın içine girip Andre'yi tokatlayasım geldi. Böyle yakasından tutarak sarsmak istedim adamı. Evet yanlış okumadın! Orchid değil Andre'yi. Neden? Çünkü o mal karı zaten kötü biri tamam mı? Zaten yapması gerekeni yapıyor ve belli bir amaç doğrultusunda hareket ediyor. Ama Andre...Ahh Andre o kadar malsın kiiii delirdim yani okurken. İçinde bir şeylerin yanlış olduğunu hissettiğin yetmezmiş gibi SANA TÜM GERÇEKLERİ EN YALIN HALİYLE GÖZÜNE SOKAN, O KADININ NE ÇEŞİT BİR MANYAK OLDUĞUNU BALYOZLA KAFANA VURA VURA ANLATMAYA ÇALIŞAN BİR ARKADAŞIN olduğu halde hatta ve hatta seni seven, bağrına basan, sevgi dolu bir ailen olmasına rağmen nasıl her şeyi inkar ederek onun peşinden gidebilirsin!! Hadi hiç sevenin olmasa,seni uyaran yakınların olmasa, gerçekten sevgiye aç biri olsan Orchid'ten aldığın sevgiye bağımlı hale gelsen anlarım ama senin sevgi açlığın da yok ki?? Babanın gururusun,annenin biricik oğlusun. Seninle çok iyi anlaşan bir ablan var. Seni seven pek çok arkadaşın var. Yani onca kişi arasından Orchidin sevgisine muhtaç olduğunu ben hiç düşünmüyorum..bence yaptığın şımarıklıktan başka bir şey değildi. Oh be! Rahatladım. Andre'ye sövmem bittiyse biraz da Orchide söveyim dicem de...kadın zaten kötü biri tamam mı? Onun düzelme ihtimali yok. Narsist olmayı kendi seçmiş ve bu konuda kendini özellikle geliştirmiş yani böyle hastalıklı bir insana ne
Duman ve AynalarElmar Akif · İkinci Adam Yayınları · 202583 okunma
Reklam
Spoiler içerir
8/10
·318 syf.··
2026 53. kitabı
Polisiye diye başladım ama neler oldu neler öyle. Çok akıcı ama çok fazla acı gerçeği yüze vuran kitap. Özellikle taciz geçmişi olan veya ebeveyn olanların tetiklenebileceği içerikler var. Margot gazeteci, çok erken yaşta demans rahatsızlığı başlayan amcasının yanına ona bakmaya doğup büyüdüğü kasabaya geliyor. Margot çocukken en yakın arkadaşı January öldürülmüş ve Margot geldiğinde yan kasabadaki küçük kızın kayboluyor... January ile bunun bir bağı var mı bunu çözmeye çalışmasını okuyoruz. Çok hızlı bitecek, sadece polisiye değil toplum ve insanı da anlatan bir kitap. Edebiyatın, okumanın en sevdiğim yanı dünyanın her yerinde yaşanan hayatları öğreniyoruz. Amerika'da da aynıymış, küçük bir kasabanın ne kadar dedikoducu olduğunu, herkesin biribirinin hayatının içinde olduğu ve "topluma uygun yaşamanın" uygun görüldüğünün yansıtılması çok hoşuma gitti. Margot'un başına gelen hem işsizlik, hem amcası ile ilgilenme hem maddi durumunun kötülüğü üst üste gelmesi de çok gerçekçiydi. Gerçekten hep böyle üst üste gelir her şey. İlk ters köşe olan Luke amcanın Dave çıkmasında delirdim. Hep katil kim çıkacak diye odaklanırken amcanın baba olması yok artık dedirtti. Krissy'nin yaşadıkları beni çok üzdü. Hep fakirlik yaşamış, kendi tutkusunu bulmuş, dans. Onun peşinden gitmek isteyen ama cahil bir gençken başına gelen beklenmedik evlilik ve çocuk sorumluluğu... Bill muhafazakar zengin ailede büyümüş, asla kendini geliştirmemiş, kendi kafasındaki kalıplara girmeye çalışan birisi. Yaşamayı hak etmiyor bile. Kitabın sonunu ben kendi adıma Margot kurtulda ve Bill cezasını çekti olarak düşünüyorum, düşünmek istiyorum. Tüm kadınların, kız çocuklarının mutlu, özgür, sağlıklı olabildiği güzel gelecekler için her zaman çabalamaya devam edeceğim.
Burada Sadece İyiler VarAshley Flowers · Olimpos Yayınları · 2023300 okunma
Hiç Bitmeyen Çin İşkencesi.
3/10
·328 syf.··
2026 43. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 23:17
Spoiler olacak. Finale kitabından da olacak. Bronz okumamın acılı bir süreç olduğunu düşünmüştüm ama hayır bu bir başkaydı. Bu efsaneydi. Benim devrimim oldu bu kitap.(kötü anlamda çünkü beni rsye soktu) Beklenti denizinden bir yudum su verdi bana, sonra o su da zehirli çıktı. Allah kahretmesin ben mi fazla taktım yoksa gerçekten imtihanvari bir süreç miydi aklım almıyor. İlk kitaba da bayılmış değildim ama bu rezaletti bence. Kitap bana asla geçmedi. İnsanların favorisinin neden iki olduğunu da asla anlayamadım. Ya öncelikle ben kimsenin sihre inanmıyor olmasından başlayacağım. Madem kimse sihre inanmıyor gerçek değil abi neden kimse şaşırmıyor şaka mısınız siz? Evangeline falan da aşırı kolay alıştı. İlk başta bu kadar batmamıştı ama kimsenin tuz gezdirmiyor olmasından hoslanmadığımı fark ettim. Bu insanlar sihirli ve sihrin doğduğu bir yer var anladığım kadarıyla. Ve burası da bu kitaptan çıkarımlarıma göre Kuzey. Peki madem neden Jacks’in sihri Valenda’dan çıkınca azaldı. Scarlet ve Donatella, Jacks’i aramayı kesti mi? Jacks Kuzey’de madem bu kadar popüler bir lorddu neden Güney’de prenslik yapıyordu? Üstelik tahta geçmek için veliahtları falan zehirlemişti. Anlamıyorum? Bu kitap Caraval evreninin devamı mı yoksa yazar Jacks’i istediği gibi yoğurabilmek için farklı farklı elementler mi uyduruyor. Kitap Caraval evreninden bağımsız yazılsa daha umut vadedici olabilirmiş. Oradaki Jacks karakteri yerine farklı büyülü bir yaratığı ve onun geçmişini okusak süper olurmuş. Bu geçmiş bence Jacks’e oturmamış. Yazar neden kafasına göre bizim bildiklerimizi değiştiriyor onu da anlamış değilim. “Jacks kader tanrısı olduğu için yaşlanmazdı ama kötü yaralandıysa ölebilirdi.” (248) Hayır? Ölmezdi? Yazarın Caravalda anlattıklarıyla ters düşüyor bu. Finale kitabında Kayan
1000Kitap
Hiç Bitmeyen MasalStephanie Garber · Dex · 2023925 okunma
8/10
·224 syf.··
2026 28. kitabı
Özne sorgulamasını içeren kurgu bir kitap. Aralarda Descartes, Kant, Berkeley ve Bergson öğretilerini gördüm. Buram buram felsefe kokan ama felsefe dersi vermek yerine kurguyla bizleri düşündüren bir kitaptı. “İçimdeki mi benim, yoksa ötekilerin gördüğü dışımdaki mi benim?” sorusunu sormama neden oldu. Ki zaten ana karakterimiz de bu soruyu sorarak deliriyor... Gerçekten kendi benliğini görebilir misin, yoksa o benlik başkaları tarafından oluşturulan bir şey mi? Üzerine düşününce insanın kafasını karıştıran bu özne probleminin tam içine girdim kitapla. Okuması zor olsa da adamın delirdiği her dakika ben de delirdim. Bazı yerleri fazla tekrardı; yine de belirsizlikte süzülen bir özneyi okumak ve gerçekten benliğimizi göremeyecek olma durumuyla yüzleşmek vurucuydu. Düşündükçe kendini bulan, kendini buldukça kendine yabancılaşan bir özne... Yabancılaşmış ve belirsiz olan özneler, ötekiler tarafından kalıplaşıyor. Ne kadar öteki varsa, bir öznenin o kadar benliği oluyor. Özneyi ele alışının altında yatan felsefi temelle birlikte tarih, yalnızlık, yüce ve Tanrı gibi kavramları da aktarmış. Yazarın felsefi söylemlerini bu kadar güzel bir şekilde kurguya yedirmesi ve aforizma okuyormuş gibi hissettirmemesi güzeldi.
Biri Hiçbiri BinlercesiLuigi Pirandello · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20215,7bin okunma
Kardeşlerini korumaya çalışan çaresiz bir abla...
10/10
·400 syf.··
2026 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 20:49
Hayatında ilk defa fantastik gotik gerilim okuyan biri olarak ben bu kitaba bayıldım. Kitabı okuduğum süre boyunca beynimin dedektiflik taslayan kısmını o kadar zorladım ki kitabın sonunu çözmeye çalışırken daha büyük bir karmaşanın içinde buldum kendimi. Yazar gizemi saklamakta oldukça iyiydi. Kalabalık Thaumas ailesinin artık bu bizim lanetimiz dedikleri dereceye gelen ani kayıplarının sebebi ne, ya da biri yaptıysa bunun sorumlusu kim, aile bu durumdan nasıl kurtulacak gibi çok fazla sorusu olan ve hiçbir soruya kolay kolay cevap bulamayacağınız bir hikaye olmuş. Olayı çözdüm dediğiniz an bambaşka bir şey oluyor ve okurun teorisini çürütüyor her seferinde. Ana karakterimiz Annaleigh, birçok kız kardeşini kaybedince haliyle bunun bir tesadüf değil bir c*nayet olduğunu düşünmeye başlıyordu ve bir arayışa giriyordu kendince. Bu süreçte kimse de ona inanmayınca acaba ben mi delirdim, her şeyi ben mi uyduruyorum gibi kötü bir psikolojiye kapılıyor ve biz de onun bu gizemi çözmeye çalışırken bir yandan kendini nasıl paraladığını görmüş oluyoruz. Tek kitap olduğu için endişelenmenize gerek yok bu arada hikayenin bir sonu var elbette (⁠◔⁠‿⁠◔⁠) Annaleigh araştırmasında ikilemlere düşmeye başladığı an okurun derdi de başlıyor diyebilirim çünkü gerçekten zorlu bir bulmaca bekliyor okuru o andan itibaren. Ufak bilgiler vermek istesem bile her şey birbirine o kadar bağlı ki söyleyeceğim en küçük şey bile spoiler olabilir o yüzden riske girmeyeceğim (⁠◕⁠ᴗ⁠◕⁠✿⁠) Hikayedeki her bir unsuru ayrı bir sevdim. Gerek karanlık teması gerekse yas süreci ve ailenin yaşadığı acılar sebebiyle tüm bireylerin mentali, fantastik unsurların güzel ve iç açıcı değil de korkunç öğeler olması yazarın bana hikaye boyunca vadettiği her şeyin önemli bir kanıtıydı. Bazı yerlerde hayal etmemeyi bile
1000Kitap
Tuz ve Keder EviErin A. Craig · Epsilon Yayınevi · 2020337 okunma
Reklam
Reklam