Çünkü hayat korkulacak bir şey; korkutucu olmasının bir nedeni var ve o neden de şu: Hangi dalın gittiği yolu seçersek seçelim, yine o çürümüş ağacız. Ben hayatta çok şey olmak istedim. İstemediğim şey yoktu. Ama hayatınız çürümüşse, siz ne yaparsanız yapın, yine çürümüş kalacak Rutubet her şeyi baştan sona çürütür...
"İstemek," dedi ölçülü bir sesle, "ilginç bir sözcüktür. Yoksunluğu anlatır. Bazen o boşluğu başka bir şeyle doldururuz ve ilk baştaki istek bütünüyle kaybolur. Belki de senin sorunun istemek değil, yoksun olmak. Belki de cidden yaşamak istediğin bir hayat var.
Halkı fakir olan zalimlerin sarayları er geç yanar. Alev almamış tek bir saray yoktur dünyada. Kimini gerçekten alevler sarar, yakar, kimi paçasından tutuşur yanar. Ama her saray mutlak yanar.
Sonra bir gün, zamanı gelince, kendimi asarım incirin dallarına. Cesedimi önce kargalar gagalar. Sonra martılar. Güvercinler yer beni. Ve serçeler. Karıncalar tırmanır üzerime. Karafatmalar. Fareler ve gelincikler didikler etlerimi. Kediler gelir kokuma. Kurtlanırım. Böceklere yem olurum. Usul usul yok olurum.