Kendimizi biricik sandığımız bu hayatta eninde sonunda birbirimize, bilhassa benzemekten en çok çekindiklerimize, babamıza ve annemize benzeyeceğimizi bilmek ne acı.
Bu işler böyledir, herkes bilir. Bir kere bu yola girdin mi devamı muhakkak gelir. Önce bir adamın peşine takılırsın, sonra bir çocuğun eline düşersin. Hayatını erkekler ve çocuklar arasında pay edersin. Sevgi, iyi niyetini kullanarak seni
dilediği gibi yontan menfaatçi bir ahbaba benzer; onun elinde bilmediğin, istemediğin şekillere girersin.
Biraz büyür büyümez, etrafımızdaki çocukları dertsiz tasasız mahlukatlar sanmaya başlıyoruz. Onlara dünyanın gamından uzak, aptal, mutlu, minik şeylermiş gibi davranıyoruz. Oysa dönüp bakmaya gücün yeterse, kendi çocukluğunu bir hatırlasana. Ömrümüzün en kırılgan, en zor günlerini orada geçirmedik mi? En çok o zaman incinmedik mi?