dilay

dilay
@demequadenthyrane
Mustafa Kemal Atatürk
“ben,ben miyim?”
Bazen varlığımı hissetmiyorum. Aynada gördüğüm kişiyle aramda ince, ama geçilmez bir perde var sanki. Kendimle baş başa kalamıyorum; çünkü içimdeki ses bana ait değilmiş gibi. Sanki birileri ya da bir şeyler beni “ben” olmaya ittiriyor. Oysa ben zaten bendim. Ama ne zaman, nasıl oldu da kendimden bu kadar uzaklaştım bilmiyorum. Belki de ben, herkesin görmek istediği “ben”oldum; kendi sessizliğimi sustururken, onların sesini duymaya alıştım. Şimdi ise sessizlik o sorunun yankısıyla dolu: “Ben, ben miyim gerçekten?” Kendimle kalamıyorum, öğreniyorum Sesim bile yabancı; Sanki biri içimde konuşuyor, Ama o ben değilim. Bir boşlukta yürüyorum; Adımlarım sessiz Dokunduğum her şey uzak, Duygularım yarım, ben de öyle. yazan ben🤚
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“neden sonbaharda melanlolik oluruz” Bıraktığın kadarım, yine de sen kal öylece. Belki de sonbahar tam olarak böyle hissettirdiği için melankoliğiz. Ne tamamen giden, ne de kalan, arada bir mevsim. Yaprakların düşüşünü izler hiçbir zaman yeşil kalmayacağını fark ederiz; ağaçlar soyunur, gökyüzü donar, şehir sessizleşir. Bu görüntü bize, değişimin sadece dışarıda değil, içimizde de kaçınılmaz olduğunu hatırlatır. Oysaki ben değişmekten, yeniden başlamaktan, dökülmekten korkarım. Belki de sonbahar bizim için bir çağrı; kaybetmeyi kabullenmemiz gereken bir çağrı. Giden yazın sıcaklığıyla kalan serinlik arasında, belki de soluşunu gördüğümüz yeşilin bambaşka bir şekilde karşımıza çıkmasının, her kaybın içinde bir dönüş barındığını anlamamızdır. Sonbahar, sokaklara ağır bir sessizlik bıraktı. Ağaçlar, kendi kaybına razı olmuş gibi duruyor. Bir köşe başında rüzgarla savrulan yaprak, Adımlarımızın sesini susturuyor sanki. Ama boşluk, her adımda daha belirginleşiyor. Bıraktığın kadarım, sen kal öylece. Ben de eksildikçe tamamlanıyorum, Gitmiş olanla kalan arasında kendimi buluyorum. Yaprakların dökümüyle öğrendiğim; Kaybolan her parça, başka bir renk habercisi. yazan ben🫷
Bana esmeyi anlat, bana sevmeyi anlat, esip gecmeyi anlat..
Beni anlamalısın çünkü ben, kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz yaşarken anlaşılmaya mecburum.