Hayatımda bir dönem vardı; hep bir şeylerin peşindeydim. Daha çok başarı, daha fazla beğeni, biraz daha saygı... Sanki varlığımı başkalarının gözünde ispatlamam gerekiyordu. Sonra bir gün Osho’nun
Anladım ki Osho hayatın tam kalbinde duran şey aslında korku değil, korkunun üzerine gitmeye cesaret edebilmektir. Bazen küçücük kararlar verirken bile içimde büyük bir ürperti duyardım; sanki her
Robert Greene’in kitabını elime aldığımda sanki kendi iç dünyama açılan bir kapının önünde duruyordum ve her sayfa, geçmişimin farklı köşelerine ışık tutuyordu. Çocukluğumda sakladığım
Hayatın kimi anları vardır, insan düşünür: “Bu kadar yanlış nasıl olur da bu kadar yaygın olabilir?” İşte Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı Etkiliyor, bu sorunun cevabını öfkeyle değil, entelektüel bir
Hayatın tam ortasında, zaman zaman içimizden bir şeyler eksilir: umut, neşe, yön, hatta bazen anlam. İşte Matt Haig’in Rahatlama Kitabı, tam da o anlar için yazılmış gibi. Ama bu bir reçete değil;