Demet bastık

Demet bastık
@demetvalhalla
Sporun ve doğanın gücüne inanan bir gezgin ve maceraperestim. Dağcılık, yüzme ve bisiklet gibi sporları yaşam felsefem haline getirdim.
Editör | Dağcı | Spor piskoloğu | Doğa rehperi
İstanbul Unıversıty
Antalya
Eskişehir, 12 Eylül 2000
632 okur puanı
Mart 2024 tarihinde katıldı
İnsan Doğasının Sonsuz Labirenti Kendimle Yüzleşme
10/10
·696 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
Robert Greene’in kitabını elime aldığımda sanki kendi iç dünyama açılan bir kapının önünde duruyordum ve her sayfa, geçmişimin farklı köşelerine ışık tutuyordu. Çocukluğumda sakladığım kırılganlıklar, babamın gözünde güçlü görünmek için bastırdığım öfke, gençliğimde arkadaşlarımın yanında gizlediğim kaygılar, ilk aşklarımda cesaret edemediğim adımlar… Hepsi sayfalarda bir bir ortaya çıkıyor, her yasa kendi hayatımı yeniden sorgulamama neden oluyordu. Greene’in anlattıkları sadece insanların davranışlarını çözmekle kalmıyor, aynı zamanda bana kendi ruhumun karmaşasında yol bulmam için bir rehber sunuyordu. Geçmişte aldığım kararları düşündüm; bazılarını cesaretle, bazılarını korkuyla aldığımı hatırladım. Greene, bana korkunun düşman değil, yol gösterici olduğunu ve cesaretin korkuyu bastırmak değil, onu anlamak ve ilerlemek olduğunu gösterdi. İnsan ilişkilerinde yaşadığım kırgınlıklar, yanlış anlaşılmalar, kayıplar ve pişmanlıklar artık sadece acı değil, birer öğrenme fırsatıydı. Kitap ilerledikçe, kendi maskelerimi, savunma mekanizmalarımı ve içimde taşıdığım zaafları fark ettim. Güç ve zayıflık arasındaki ince dengeyi daha net görebildim, geçmişte sustuğum anların ve vazgeçtiğim hayallerin bana sadece kayıp gibi görünmediğini, aslında kendimi tanımanın ve duygularımı yönetmenin yollarını sunduğunu anladım. Sabır, empati, özgürlük ve cesaret kavramları kitabın her sayfasında öylesine doğal bir ritimle ilerledi ki, geçmişte eksik bıraktığım adımları fark ettim. Aceleyle verdiğim kararların, korkularım yüzünden kaçırdığım fırsatların ve bastırdığım arzuların ardındaki gerçekleri görmeye başladım. Greene bana gösterdi ki, insan doğasının karmaşasında yol almak, kendi içsel rehberini bulmak, geçmişle yüzleşmek ve kendi ruhunu tanımakla başlıyor. Kitabı kapattığımda
Duygu ve Düşünce
İnsan Doğasının YasalarıRobert Greene · Altın Kitaplar Yayınevi · 2021724 okunma
Reklam

Demet bastık

, bir kitap okudu
10/10
·696 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
Robert Greene
8.9/10 · 724 okunma
Mantığın Gölgesinde Savaşmak Sorgulayanın Cezası
10/10
·260 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
Hayatın kimi anları vardır, insan düşünür: “Bu kadar yanlış nasıl olur da bu kadar yaygın olabilir?” İşte Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı Etkiliyor, bu sorunun cevabını öfkeyle değil, entelektüel bir isyanla verir. Celâl Şengör’ün bu kitabı, yalnızca bir bilim insanının bireysel serzenişi değil; bilgiyle, akılla, mantıkla yaşamanın mümkün ve gerekli olduğunu gösteren bir yaşam duruşudur. Ama bu duruş, kitap boyunca bir teori olarak değil; yaşanmışlıklar, gözlemler ve kişisel mücadeleler üzerinden anlatılır. Kitabın merkezinde bir karakter var adı geçmese bile satır satır hissettiren bir kişilik. Bu karakter, bir bilim insanı olmanın çok ötesinde, aklın ve merakın savunucusu gibi. Onun hikâyesi, sadece üniversite amfilerinde geçen bir hayat değil; sıradan bir taksi yolculuğunda, bir televizyon programında ya da sıradan bir vatandaşla sokakta karşılaştığı bir anda bile bilgiyle cehalet arasındaki çatışmanın yaşandığı bir arenaya dönüşüyor. Celâl Şengör bu kitapta bir bilim insanının dünyasını anlatırken, aslında görünmez bir dramı da gözler önüne seriyor: Bilgi sahibi olmak, çoğu zaman yalnızlıktır. Çünkü düşünmek yorucudur. Sorgulamak konforu bozar. Ve bazen sadece haklı olduğun için dışlanırsın. İşte bu kitap, bilginin yalnızlığıyla cehaletin konforu arasındaki görünmez savaşın sessiz hikâyesidir. Anlatım dili zaman zaman keskin, zaman zaman ironik ama her zaman tutkuludur. Cümlelerin ardında bir öfke değil; bir çırpınış vardır. Çünkü bu karakter, etrafındaki sistemsizlikle, düşüncesizlikle ve bazen de doğrudan saçmalıkla savaşmak zorundadır. Ve en kötüsü, bu savaşta çoğu zaman yalnızdır. Çünkü bu bir zafer hikâyesi değil. Bu, karşı koymanın, direnmenin ve yılmamanın anlatısıdır. Bazı anlarda bir hikâyeye dönüşen anekdotlar, bir sınıfta duyulan anlamsız bir itiraz
İnsan ve Duygular
Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı EtkiliyorCelâl Şengör · Masa Yayınları · 20233,900 okunma
Fırtına Varken Sakin Kalmak Yalnız Değil, Yavaşsın
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Hayatın tam ortasında, zaman zaman içimizden bir şeyler eksilir: umut, neşe, yön, hatta bazen anlam. İşte Matt Haig’in Rahatlama Kitabı, tam da o anlar için yazılmış gibi. Ama bu bir reçete değil; bu, kaybolduğunda oturup sessizce yanında kalacak bir dostun fısıltısı gibi. Ve belki de en çok bu yüzden güçlü. Kitap, klasik bir roman değil ama bir hayat hikâyesi kadar gerçek. Haig, her satırda okura “yalnız değilsin” demiyor bunu zaten herkes söylüyor o, bunun nasıl bir his olduğunu yaşatıyor. Çünkü bu kitap, doğrudan kalpten yazılmış. Kimi zaman bir düşünce, kimi zaman bir hatıra, kimi zaman da bir cümleyle bastırılmış duyguların üzerindeki örtüyü hafifçe kaldırıyor. İçinde geçmişe dair kırılgan izler taşıyan bir anlatıcının gözünden, yaşamın boğuculuğuna karşı verilen içsel bir mücadeleyi okuyoruz. Her satır, bir olayın değil, bir halin, bir duygunun izi gibi. Bu anlatıcı bazen bir sokakta yürürken kalp atışlarının yükselmesini, bazen de sabah uyanamamanın arkasındaki sebebi açık etmeye çalışıyor. Ve biz, bir olaylar zinciri yerine, duyguların değişimini izliyoruz yavaş yavaş, ama derinlemesine. Kitabın içinde hikâyeye dair net bir çizgi olmasa da, bir karakterin iç sesi, düşünce akışı ve duygusal dönüşümü bizi bir anlatının içine çekiyor. Bu anlatıcı bazen geçmişindeki kaygılarla, bazen bugünkü çaresizlikle, bazen de geleceğin belirsizliğiyle savaşıyor. Ancak bu savaş, dramatik değil. Aksine sessiz, içsel, herkesin bir gün mutlaka kendi başına verdiği türden. Belki bu yüzden etkileyici. Belki bu yüzden bu kadar tanıdık. Matt Haig, zaman zaman sadece bir cümleyle bir insanın bütün duvarlarını indirebiliyor. Mesela, “Bugün nefes almak bile zor geliyorsa, sadece nefes al.” gibi bir cümle, sayfalarca açıklamaya gerek bırakmıyor. Hikâye burada kelimelerin değil,
Duygu ve Düşünce
Rahatlama KitabıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 20225,5bin okunma
Bir Bakışın Ardında Gizlenen Geçmiş
10/10
·244 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
Efsun, sadece bir kadının ismi değil; aynı zamanda unutulmuş hayallerin, bastırılmış duyguların ve susturulmuş hayatların simgesi. Selahattin Demirtaş, bu romanında güçlü ama suskun bir karakter üzerinden yalnızca bireysel bir hikâye anlatmıyor — aynı zamanda toplumsal bir yüzleşmeye, sessiz bir çığlığa da yer veriyor. Efsun’un dünyası, dışarıdan sıradan görünebilir: Sade, kontrollü, sessiz… Ama onun iç sesi, kitap boyunca sayfalardan fısıldayarak yükseliyor. Bir kadının, yıkıntıların ortasında nasıl dimdik ayakta kalabildiğini, sessizliğin bazen en yüksek haykırış olduğunu okura gösteriyor. Yazar burada bir kadın karakter yaratmıyor sadece; bir direniş şekli, bir var olma biçimi inşa ediyor. Roman boyunca Efsun’un gözünden baktığımız dünyada her şey hem tanıdık hem rahatsız edici. Kalabalıklar içinde yalnızlık, sevdiklerinin gözünde bile silinen kimlik, görünmeyen ama hep hissedilen bir baskı. Efsun’un hikâyesi, sadece onun başına gelmiyor; bu, binlerce kadının ortak belleğinde yankılanan bir öykü. Belki de bu yüzden okur, onunla çok hızlı bir bağ kuruyor. Çünkü Efsun, bir kişi değil; bir hal. Selahattin Demirtaş’ın anlatımı yalın ama keskin. Cümleler kısa, doğrudan ama etkisi geç bırakmayan türden. Anlatı ilerledikçe, Efsun’un geçmişiyle olan hesaplaşması, karşılaştığı kişilerle kurduğu zoraki bağlar ve hayatına giren ani bir kırılma, hikâyeyi giderek daha çok derinleştiriyor. Ancak bu kırılma öyle büyük laflarla değil; küçük bir an, göz ucuyla görülen bir ifade, belki bir çocukluk anısıyla geliyor. Bu sadelik, romanın en güçlü taraflarından biri. Bazı yerlerde hikâyenin temposu yavaşlasa da, bu durgunluk aslında karakterin iç sesini daha iyi duymamızı sağlıyor. Ve gerektiği yerde, o yavaşlık yerini güçlü bir duygusal patlamaya bırakıyor. Efsun’un sessizce
Hayat ve İnsan
EfsunSelahattin Demirtaş · Dipnot · 20244,863 okunma
Reklam