O anda, bizim için hiçbir şeyin farklı olmadığını anladım. O, bir yerlerde oturup ölümü bekleyecekti, ben de bu tımarhanede oturup deliliği bekleyecektim.
Gördüğümüz, bulduğumuz hayatla başa çıkamıyoruz, ne ondan kaçabiliyoruz ne de ona uyum sağlayabiliyoruz. Böylece biz de başa çıkabileceğimiz bir çeşit dünya yaratma gücümüzü kullanıyoruz.