Rune Sembollerinin Uyanışı
Puan vermedi·264 syf.··
Beğendi
·
2026 90. kitabı
Hayat Yolculuğunda Yönünü Mü Kaybettin? Gelin Sembollerin Gücünü Konuşalım çıkan kitap bizim sadece Viking çizgi filmlerinde,dizilerinde gördüğümüz o meşhur Rune işaretlerinin aslında hayatımızın tam ortasında kullanabileceğimiz birer enerji anahtarı olduğunu anlatıyor. Sayfaları çevirdikçe sadece bir alfabeden ziyade, günlük hayatta tıkanan enerjileri açmak için kullanabileceğimiz somut frekanslarla karşılaşıyoruz .Kitap çoğunlukla sembollerin pratik işlevlerine odaklanıyor. Hayatımıza maddi kazanç ve hak edilmiş bereketi çekmek için Fehu Hastalıklardan sonra bedeni ayağa kaldıran, o saf direnci ve gücü veren Uruz Çevremizdeki negatif gözlerden, nazardan veya bizi aşağı çeken enerjilerden korunmak istediğimizde Thurisaz sembolü resmen bir kalkan. Doğru kelimeleri bulmak, bilgece kararlar almak için Ansuz Hayat yolculuğumuzda yönümüzü çizip güvenle ilerlemek için Raido İçimizdeki o yaratıcı gücü, körelen ilhamı tetiklemek için Kenazı Fırtınalı dönemlerde hayatta yolumuzu kaybetmemek için de meşhur denizci pusulası Vegvisiri İşin köken kısmında ise acayip iddialar var; Atlantis ve Mu gibi kayıp kıtaların batışıyla yeryüzüne dağılan kadim bilgeler, bu sembolik dili farklı coğrafyalara taşıdığı , sembollerin aslında Göktürklere, oradan da Orhun Kitabelerindeki damgalara kadar uzanan derin bağları olduğunu anlatılıyor. Yazarın bu detaylı ve derin araştırması, insana kesinlikle farklı bir vizyon katıyor, yeni araştırma kapıları açıyor. Bence Akıcı ve görsel destekli bu çalışma, spiritüel konulara körü körüne inanmak yerine, sembollerin pratik gücünü hayatında denemek ve sorgulayarak yeni kapılar açmak isteyenler için net bir rehberlik sunmuş.
Kadim Bilgilerin Işığında RuneŞebnem Ekşib · Ceres Yayınları · 202323 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 159. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:00
"ELMA CADISI PETRONELLA 4" "Başarıya giden yollar her zaman o kadar kolay olmuyor. Bazen farklı yollar denemek gerekiyor." Elma Cadısı Petronella serisinin dördüncü kitabı; Pastakreması ailesiyle birlikte yepyeni bir maceraya eşlik ediyoruz. Hızla sonbahara hazırlanırken, gizemli bir ziyaretçi değirmen evine kötü bir haber getirmesiyle başlıyor her şey. Bu kez işler hiç de iç açıcı değil. Çünkü değirmen evi satılıyor! Bu haberi duyan Petronella, Luis, Lea ve elma adamlar büyük bir şok yaşıyor. Sevimli değirmen evleri artık onların değil mi? Peki ya kötü fırıncı Kabasurat? Kabasurat, değirmen evini satın alıp yıkmayı planlıyor! Kendi iş planlarını yaparken, Pastakreması ailesi tüm güçleriyle değirmen evini korumaya çalışıyor. Bunun üzerine ikizler hemen Petronella’dan yardım istiyor. Petronella, ikizler ve elma adamlar, tüm güçleri ve zekâlarıyla değirmen evini korumak, Pastakreması ailesinin yuvasını kaybetmesini engellemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Ama işler elbette hiç kolay ilerlemiyor. Çünkü Kabasurat’ın da boş durmaya hiç niyeti yok. Onun da kendi sinsi planları var. Acaba kim galip gelecek? Değirmen evini kaybetme korkusu var evet… Ama Petronella ve arkadaşları pes etmiyor. Kitap, umudun ve sevginin sımsıcak bir hikâyesiyle bizleri kucaklıyor. · Petronella – Elma cadımız yine cesur ve yaratıcı · Luis ve Lea – Sadık dostlar · Elma adamlar – Onlar olmadan macera tamamlanmaz ki! · Kabasurat – Yine planlar peşinde, yine kötü fırıncımız Her kitapta bambaşka bir olayın olması, sürekli yeni bir şeylerin gelişmesi, heyecanımı dipdiri tuttu. Hiçbir kitapta "Aa bu olayı daha önce de görmüştük" dediğimiz bir tekrara rastlamadım. Yazar, her seferinde farklı bir macera sunmayı başarıyor. Hikâyede küçük cadının başına gelenler genelde kendi yaptığı bir şeyin
Edebiyat
Elma Cadısı Petronella 4: Sihirli Şapka ve Arı SaldırısıSabine Stading · The Kitap Çocuk Yayınları · 20254 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·416 syf.··
2026 51. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 20:48
Andy Weir’ın okuduğum ikinci kitabı. İlk olarak Kurtuluş Projesi adlı kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. Daha sonra bu kitabı dikkatimi çekti ve denemek istedim. Öncelikle Kurtuluş Projesi adlı kitabı kadar başarılı bulmadım ki o kitaba 9 ya da 10 puan vermiştim. Bu esere de 7,5 ya da 8 vereceğim büyük ihtimal. Kitabı okumayı düşünen arkadaşlar tereddütsüz okuyabilirler zira ortalamanın üstünde bir eser. Bir film ya da dizi izler gibi okunabilecek başarılı bir yapıt.
MarslıAndy Weir · İthaki Yayınları · 202210bin okunma
4/10
·216 syf.··
2026 42. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 18:09
Amin Maalouf ile ilk kez bu kitabı vesilesiyle tanıştım. Yazarın ne kadar güçlü bir kalemi olduğunu daha önceden bilmeseydim, bu okuma deneyimi onunla ilk ve son karşılaşmamız olabilirdi; ancak kendisini sadece bu eseriyle yargılamayacağım. Kitap genel olarak bende aceleye getirilmiş izlenimi yarattı. Hikayenin başında ve sonunda hep doldurulamamış boşluklar hissettim. Muhtemelen yazar farklı bir kurgu veya anlatım tarzı denemek istemiş. Kesinlikle "kötü bir kitaptı" diyemem; Maalouf'un anlatımı ve dili oldukça güzeldi fakat kurgu çok tekdüze ilerliyordu. Tempoyu artıran iniş çıkışlar, "Acaba şimdi ne olacak?" dedirten o merak duygusu ve heyecan kitapta maalesef hiç yoktu. Hikaye, bir adamın koltuğunda oturup sıradan bir olayı abartısız ve düz bir şekilde anlatması gibi fazlasıyla basite indirgenmişti. Kitabın sonunun ucu açık biteceğini tahmin ediyordum ama bu kadar belirsiz bırakılmasını da beklemiyordum. En azından "5 yıl sonrası" gibi bir zaman atlamasıyla toparlanarak bitirilseydi çok daha tatmin edici bir final olabilirdi. Özetle; kötü bir kitap diyerek haksızlık etmek istemem ama muhtemelen birkaç sene içinde hafızamdan tamamen silinecek bir eser.
Empedokles'in DostlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20216,6bin okunma
7/10
·325 syf.··
2026 9. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 23:57
Bilmiyorum neden ama kitabı kapattığımda zihnimde açılan baloncukta “Bile bile lades” cümlesi belirdi. Hikayeye tam olarak oturuyor mu emin değilim ama bazen sonunu bile bile denemek ister insan.. Gıpta ettiklerinin zararlarını bilse de yaşamak ister.. Charlie belki farkında olmadan girdi bu “akıllı olma” yoluna ama akıllı olduktan sonra da sadece aklın işe yaramadığını gösterdi bize. Duygular.. duygusal zeka, kendimizi ifade edememe ne kadar da yerleşiyor gün geçtikçe hayatımıza aslında. Teknolojinin bize yaşattığı rahatlığı sayesinde çoğu zaman aklımızı yormadığımız yeni düzende duygularımızı da alıp götürdü sanki… Beni etkileyen ve acı veren bölüm ; charlie’nin zihni geliştiği dönemde, insanların eskiden kendine olan davranışlarının ne kadar da kırıcı olduğunun farkına vardığı andı.. bir çok şeyi artık bildiğinde ve aynı şeyleri tekrar yaşayacağı ile yüzleştiğinde ise içimden bir şeyler koptu gitti. İnsan bilmediği şeye tahammül edebilir. Ama bildiği şeye tahammül etmesi ne zordur. Bu gerçeklerle yaşayan farkında insanlara selam olsun :)
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202537bin okunma
8/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
Selamlar Genç olanlar ve ruhu gençlerle bir atanlar buradaysa size bir öneriden bahsetme geldim... Ankara'da özel bir üniversitede mimarlık okuyan genç bir kız.. Ailesi yıllar önce Almanya’ya gitmesine rağmen o bu topraklarda kalmış. Teyzesinin gözünün önünde çok sevdiği kuzenine dayanarak eğitimine devam etmeyi tercih etmişti.. Yıllar önce lisede iken tanıdığı ve platonik olarak vurulduğu Murat’a olan aşkını kırmızı kapaklı bir defterin sayfalarına dökmeye başlamış ve o sevdiği çocuk ailesi ile İstanbul’a gittiğinde bile yazmaktan hiç vazgeçmemişti! Şimdi ise okuduğu üniversitenin son senesinde ani bir karar değişikliği ile İstanbul’da okuyan kuzeninin okuluna yatay geçiş yapıp şansını bir de bu nazlı kız kulesinin olduğu şehirde denemek istemişti! Kimdi peki bu kız? Melek Güçlü! Soyadına tezat her seferinde asla bu gücün kendisinde olmadığını iddia eden güzeller güzeli bir içim su! Kader mi? Tercihleri mi bilmem... Yıllar sonra aynı üniversite koridorlarında Murat ile yeniden karşılaşmak ve bu kez kendini ona belli etmek, duygularını saklamaktan korkmamak o kolay mıydı? Peki ya Murat? Melek içinde büyüttüğü sevgiyle karşısındaki adamın aynı eski Murat olduğundan ne kadar emindi acaba? Buraya kadar fazla mı ileri gittim? Kibirli Galata ve Denizin ortasında tek başına bir kız kulesi sanki bu hikaye! Ama arada başka kalelerde var sanki!
Aşka Düşüş 1 - GalataMehtap Fırat · Ephesus Yayınları · 202639 okunma