Biraz ara vererek okuduğum bir kitap oldu ama keyifli ve güzeldi
Puan vermedi·325 syf.··
2026 8. kitabı
·
103 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 22:07
Daniel Keyes'in Algernon'a Çiçekler adlı eseri, modern edebiyatın en etkileyici psikolojik romanlarından biri olarak kabul edilmektedir. İlk bakışta zekâ üzerine kurgulanmış bilimsel bir hikâye gibi görünse de, derinlerinde insan olmanın anlamını, toplumsal kabul arayışını, yalnızlığı ve bireyin kendini keşfetme sürecini ele alan güçlü bir anlatı sunmaktadır. Romanın başkahramanı Charlie Gordon, zihinsel gelişimini artırmayı amaçlayan deneysel bir çalışmanın parçası olur. Ancak Charlie'nin geçirdiği dönüşüm yalnızca bilişsel kapasitesini değil, dünyayı algılama biçimini de kökten değiştirir. Bilginin ve farkındalığın artmasıyla birlikte geçmişin kırgınlıkları, insanların gerçek niyetleri ve hayatın karmaşık yönleriyle yüzleşmek zorunda kalır. Daniel Keyes, Charlie'nin gelişimini günlükler aracılığıyla aktararak okuru karakterin zihinsel ve duygusal yolculuğuna doğrudan ortak eder. Bu anlatım tekniği, romanın etkisini artırırken karakterle güçlü bir empati kurulmasını sağlar. Eser boyunca zekâ ile mutluluk arasındaki ilişkinin sorgulanması, insan değerinin neye göre ölçülmesi gerektiği sorusunu da beraberinde getirir. Romanın en dikkat çekici yönlerinden biri, insanın yalnızca zihinsel yetenekleriyle değil; sevme, anlaşılma ve aidiyet hissetme kapasitesiyle de var olduğunu göstermesidir. Bu yönüyle Algernon'a Çiçekler, bilimsel bir deneyin hikâyesinden çok daha fazlasını sunar; insan ruhunun kırılganlığına ve insan olmanın özüne dair derin bir sorgulamaya dönüşür. Benim için bu kitap, yalnızca okunup bitirilen bir roman değil, uzun süre üzerinde düşünülmesi gereken bir deneyim oldu. Daniel Keyes'in sade fakat son derece etkileyici anlatımı sayesinde eser, okurunda kalıcı izler bırakmayı başarıyor. İnsan doğasına, empatiye ve hayatın gerçek değerlerine dair önemli
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
Puan vermedi·376 syf.·
2026 22. kitabı
Kitap biraz Bulgakov'un Usta ve Margarita'si biraz Sefiller biraz Suç ve Ceza birazcık da Ebru Gündeş'ten "Biraz kızıl biraz mavi, edebiyatın asil rengi." diyebilirim çünkü yalnızlıgı anlatırken çeşitli imgeleri kullanılması sürükleyici tamamlıyor. (Çok ayrıntıya girersek spoiler vermiş olurum.) Yazar bir sokaği tıpkı Hogwarts vari anlatmış.( Daireden daireye gecişler, gizli saraylar, dinleme cihazları, kamera vari gorüs saglayan aygıtlar.) Dedigim gibi sürükleyici fakat benim gibi klasiksever birine çekici gelmedi. Sizler yine de deneyin çunku olayların sonunda yaşanan psikolojik sonuçlarin alıntı cümleleri gerçekten cok iyi. Bu sıcaklarda okuyanlara selam olsun.
Rölanti Çıkmazıİsmail Güzelsoy · Everest Yayınları · 2024198 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·233 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
Bir leyleğin kanat çırpışlarında, göç yollarında saklı bir insanlık hikayesi... Bugüne kadar pek çok aile dramı okumuş olabilirsiniz ama hikayeye yukarıdan, gökyüzünden ve bir leyleğin bilge gözünden bakmak bambaşka bir deneyimdi. Ahmet Haşim Güler’in Masumiyetin Yükü romanı; bir ailenin içindeki kopuşları, hüzünleri, gidişleri, kalanların omuzlarındaki ağır mesuliyetleri ve her göç mevsiminde yeniden sınanan hayatları muazzam bir metaforla anlatıyor. Leyleğin her gidişi ve gelişi, aslında insan ilişkilerindeki o bitmek bilmeyen döngüleri fısıldıyor kulağımıza. Ancak bu kitabı bitirdiğimde bende bıraktığı iz, sadece bir hikaye okumuş olmak değil, adeta sarsıcı bir sosyal deneyin ortasında kalmak oldu. Okurken kendimi sürekli etrafımdaki insanları, kendi ailemi, akrabalarımı ve hatta en yakın arkadaşlarımı sorgularken buldum. Hayattaki duruşlarını, hamlelerini kitaptaki karakterlerle bağdaştırdım. En çok canımı yakan da ne oldu biliyor musunuz? İnsanların "masumiyet" maskesi arkasına sığınarak sergiledikleri o sahte samimiyetleri ve diğer yanda, gerçekten masum olanların bu acımasız toplum düzeninde nasıl ezildiğini görmek... Kitap, hayatın bu iki yüzünü yüzüme bir tokat gibi çarptı. Eğer hem edebi yönü güçlü, anlatıcısı ezber bozan bir hikaye okumak hem de kendi hayatınıza, çevrenize ve ilişkilerinize dışarıdan bir gözle bakıp derin bir yüzleşme yaşamak istiyorsanız, bu leyleğin kanatlarına mutlaka takılmalısınız. Vicdanınızı derinden sarsacak o ağır yükle tanışmaya hazır mısınız?
Masumiyetin YüküAhmet Haşim Güler · MKB Halk Kütüphanesi Yayınevi · 202612 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 36. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 06:49
KAR KÜRESİ Bitti 375 sayfa.. Hikâye, Eylül adlı genç bir kızın hayatıyla başlar. Eylül, uzun süredir anksiyete, panik atak ve stres bozukluğu gibi psikolojik sorunlarla mücadele etmektedir. Bir gün yaşadığı kriz sonrası ailesi ve doktorunun kararıyla, Abant Gölü yakınlarında bulunan Kar Küresi Psikolojik Destek Merkezine gönderilir. Eylül başta burayı iyileşebileceği bir yer olarak görür. Ancak merkeze geldikten kısa süre sonra ortamın tuhaflığını fark eder. Kurallar çok katıdır, çalışanlar mesafelidir ve hastaların davranışlarında gariplikler vardır. Burada Eylül, farklı psikolojik sorunlar yaşayan gençlerle tanışır. Bu kişiler arasında en dikkat çekeni Merihtir. Merih, insanlara dokunmaktan korktuğu için sürekli eldiven takan, gizemli bir karakterdir. Zamanla Eylül ve Merih arasında güçlü bir bağ oluşur. İkisi de birbirlerinde kendilerini bulur ve birbirlerine destek olurlar. Ancak günler geçtikçe Eylül, merkezin aslında göründüğü gibi bir tedavi yeri olmadığını fark eder. Hastalara verilen ilaçlar, uygulanan yöntemler ve yaşanan bazı olaylar normal değildir. Eylül ve arkadaşları, burada bir şeylerin yanlış gittiğini ve aslında bir deneyin parçası olabileceklerini düşünmeye başlarlar. Gerçeği araştırdıkça, merkezin karanlık yüzü yavaş yavaş ortaya çıkar. Gençler, sadece iyileştirilmeye çalışılan hastalar değil; aynı zamanda kontrol edilen ve yönlendirilen bireylerdir. Bu durum, onların hem psikolojik hem de fiziksel olarak zarar görmesine neden olur. Eylül bu süreçte sadece dış dünyadaki tehlikeyle değil, kendi içindeki korkularla da yüzleşmek zorunda kalır. Merih ile olan bağı ise bu zorlu süreçte daha da derinleşir. Ancak yaşanan olaylar, bu ilişkinin sürekli sınanmasına neden olur. Hikâye ilerledikçe gerilim artar ve olaylar trajik bir noktaya
Kar KüresiBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 202011,5bin okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 09:58
Yasla ilgi çok kitap okudum, çok vakayla çalıştım; ama hiçbiri bu kadar derinden etkilememişti. Bir annenin kaybettiği oğlu ile ilgili tuttuğu yas ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Adım adım kaybı, yası, alışma(ma)yı, baş etmeyi anlatıyor. Kitabı okuyabilmek ve tamamlayabilmek için de gerçekten sağlam bir irade gerekiyor. Yine de mutlaka okumayı deneyin.
Carl’ın Kitabı: Ölüm Senden Bir Şey Aldığında Onu Geri VerNaja Marie Aidt · Everest Yayınları · 2022243 okunma
Hassas kalpliler okumasın…
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 17:33
Keşke bu kitap hiç yazılmasaydı ve ben de hiç okumasaydım..! Kitabı bitireli haftalar oldu ama yorumunu bile yapamadım daha. İçim paramparça, tarifsiz bir hüzün bıraktı bende. Bir grup psikiyatrist ve psikolog, fareler üzerinde bir deney yapar. Zekayı yapay olarak yükseltmeye çalışırlar. Algernon isimli bir deney faresinde deney başarılı olur ve zekası normal seviyenin çok üstüne çıkar. E madem öyle bunu neden insanlarda denemiyoruz diyerek Charlie’yi denek olarak seçerler. Charlie, zihinsel engelliler sınıfındaki en azimli adamdır. Fakat bilim insanları, fareler üzerindeki deneyin tüm çalışmalarını henüz tamamlamamıştır. Farenin zekası fazlasıyla yükselmiştir ancak zaman içinde nasıl bir değişim göstereceği henüz bilinmemektedir. Bu süreyi beklemeden Charlie’yi ameliyata alırlar. “Not: Lütfen eğer vaktiniz olursa Algernon’un arka bahçedeki mezarına birkaç çiçek koyun olurmu.” “Dışarıda hava soğumaya başladı ama ben Algernon’un mezarına hala çiçek koyuyorum. Bayan Mooney bir farenin mezarına çiçek koymak aptallık diyor ama ona Algernon’un özel bir fare olduğunu söyledim.” “Kendimi anlamazsam bütün bir insan olamam…” “Gündüzleri - düşündüm, okudum ve yazdım; ve geceleri de - kendimi aradım.” “Önemli olan şey, ne olursa olsun yukarıya doğru koşmaya devam etmekti.” “Sadece yalnız bırak beni… Ben kendim değilim. Paramparça oluyorum ve seni burada istemiyorum.” “Hayata neden hep bir pencereden baktığımı bir anlasam…” “İşte, tam böyle sevmiştik birbirimizi, gece sessiz bir gündüze dönüşene kadar.” “Bana neler oldu? Neden dünyada bu kadar yalnızım ben?” “Benim ışığımın senin karanlığından daha iyi olduğunu kim iddia edebilir?”
Alıntı
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma