Okuduğum kitaplar içerisinde her zaman farklı bir tat bırakacak olan, özgün roman.
Peki, Selim neden tutunamadı?
Cevap; ben, sen, o, biz, siz, onlar mı? Evet, bundaki payı yadsınamaz…
İnsanların mikrokozmik yaşantılarının içinde kendine pay etmeye çalışmakla kendisine ne kadar yabancılaştı?
Ya da, kendisini başkalarına “kabullendirmekle” neden bu kadar çaba sarfetti? Ve pekala bunda ne kadar başarılı olabildi?
Selim Işık; kendini tanıyabilseydi, başkaları için çabalamak yerine kendi benliğini anlamak için uğraş verseydi sonuç daha farklı olur muydu?
Kitabı bitirdikten sonra zihnimde dolanan soruların birazıydı, bunlar. Bu soruların cevaplarını düşünürken ışığın yönünü tayin ederek, Dante-İlahi Komedya okumaya çekiliyorum…
Kitabı bırakmamak için kendimle adeta bir savaş verdim. Neden? Genel olarak çoğu cümlenin sonunda sözcük anlamlarına bakmak durumunda kaldım. Cümleler, akıcı değil.
Arthur Shopenhauer’ın düşüncelerinden değil, Say yayınlarının çevirisinden kaynaklanıyor.
Say yayınlarını bir daha tercih etmeyeceğim.
Akıl ZayıflığıArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 2017265 okunma
O zamanki yuzyilin mimarisini gozumde canlandirabildim! Okurla konusur gibi yazmasi da beni ayrica mutlu etti.
Notre Dame'in Kamburu beni uslubuyla, icerigiyle cok etkiledi. Dis gorunusun degil asil olanin ic ruh oldugunu trajik bir sekilde anlatmis, yazarimiz.
Bende iz birakan en buyuk iki sey, mimari anlatimi ve Quasimodo'nun saf aski.
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,1bin okunma