Hâlâ kâbuslar görüyorum. Hatta öyle sık görmeye başladım ki, şimdiye değin onlara alışmış olmam lazımdı. Alışamadım. Hiç kimse kâbuslara tam manasıyla alışamaz.
Sim kor gibi sıcakmışçasına kitaptan geri kaçtı. “Bir orijinal mi? Merhametli Tehlu aşkına, herhalde insan derisine falan yazılmıştır. Şunu benden uzak tut!”
Tam insan derisinin mürekkep tutmayacağına dair bir espri yapacaktım ki Sim’in yüz ifadesini görüp vazgeçtim. Yine de kendi yüz ifadem düşüncelerimi ele vermiş olmalıydı.
“Seni sapkın,” dedi sesini neredeyse kabul edilemez bir seviyeye yükselterek.