Derdin varsa git denize anlat. Kedilere, bulutlara anlat. Pencere pervazında çiçeklere anlat. İnsana dert anlatılır mı hiç?
Ve en derin aşk, bazen avuçtan kayan bir taştır.
Bir küçük çakıl taşı tanıdım, Akarsuların ve derelerin aşındıramadığı. Zamana karşı direnerek ve sabrederek Sivri kenarlarını kaybetmeyen. Gösterişten uzak, Bir o kadar sade ve alımlı. O kadar küçük, o kadar ağırdı ki, Yüreğimin en derin çukuruna oturdu. Ne fırtınalar görmüştü kim bilir, Ne yalnız geceler ağlamıştı sessizce. Tutmasını öğrendim yavaş yavaş, Parmaklarım onun sertliğinde yumuşadı. Önce kanattı, sonra iyileştirdi yaralarımı, İkimizde kırılgan, ikimizde çaresiz. Bir haziran rüzgârı esti sertçe, Avucum boş kaldı birden O küçük çakıl taşı gitti, Denize doğru yuvarlandı, Gözlerimin önünde kayboldu mavilikte. Şimdi kıyıda bekliyorum her akşam, Dalgalar ayaklarımı öperken. Belki bir gün döner dersin, Belki bir daha hiç göremem...
Duygu ve Düşünce
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Denize bakan evler gibiyim seninle …
1000Kitap
"Bazen güneş tersten doğar... Tüm bitti dediğin yollar, hiç beklemediğin bir denize çıkar. Karanlığın en koyu anında, her şeyin bittiğini sandığın o yerde, hayat sana hiç görmediğin bir şafak fısıldar."
Denize bakan evler gibiyim seninle. Dur, geliyorum ellerin ne güzel öyle... İlhan Berk
Çözdüm her şey çok basit Denize doğru üç beş dakika yeter Derdimi anlatmaya #bülentortaçgil #denizedoğru
1000Kitap