Derleme 5
Hissedince sana vurulduğumu, Anladım ne kadar yorulduğumu, Sâkinleştiğimi, Durulduğumu, Denize dökülen bir pınar gibi. Şimdi şiir bence senin yüzündür, Şimdi benim tahtım senin dizindir. Sevgilim, saadet ikimizindir, Göklerden gelen bir yadigâr gibi.
Alıntı
“Irmağa deniz, Denize okyanus sığmaz …”
Reklam
Tatille gelenler deniz fotosu atsın artık:)
Antalya'lılar yazın denize girmez yaylaya çıkar😁
Antalya
Dear My Friends
Yaşamayı öğretiyorum kendime. 20’lerim insanları kırmaktan korkan, nahif bir ruhtu. Çocukken sahip olduğu cesareti, kuzey yıldızını kaybetmişti. İçine sindikçe sindi, kabuğu kırılır diye kımıldamadı bile. Ama 20’lerim biter ve 30’larım başlarken bir şeyler değişti. O çocukluk hallerime döndüğümü hissettim. Yaşlıların nasıl bu kadar rahat davrandığını anlıyorum, yaşlanmak demek çocuklaşmak demek. Sosyal anksiyeteden kendini sıyırıp toplumun ne olduğunu bilmeden, içinden geldiği gibi davranmak demek. Ve şimdi 30’larımda… Korkularımı yeniyorum, denemek isteyip de çekindiğim ne varsa kendimi tam ortasına atıyorum, kırıldığımda söylüyor ve yerine göre kırmaktan da çekinmiyorum, elalemi gözümün ardında bırakıyorum :) denediğim yeni şeylerden kimileri hüsranla sonuçlanıyor, kimisinde potansiyel taşıdığımı görüyoruz, kimisini “bir daha asla yapmam” deyip sayfayı kapatıyorum, kimisini bir ömür boyu mutlulukla yapacağımı düşünüyorum. Şanslıyım çünkü kışıma renk veren dostlarım bana eşlik ediyor. Bazı zamanlarda ise hiç arkadaşım yokken giriştiğim bir aktivitede yeni dostluklar ediniyorum. Sabahları denize girip yüzüyor, 70 yaş üstü teyze ve amcalarla sohbet ediyorum, kahvaltıda gazete okuyorum, Afrika müzikleri dinliyorum, dans ediyorum, içimden geçenleri söylüyorum, aileme vakit ayırıyorum, trafikte kızıyorum hatta bazen küfür bile ediyorum. Sigarayı bıraktım, spor yapmaya başladım, okumalar yapmaya geri döndüm, ekran süremi azalttım, başladığım işi bitirmeye çalışıyorum, aldığım kararların arkasında durup kendi limitlerimi zorluyorum, sadece ihtiyacım olanı almayı öğrendim, hayatımdaki fazla nesnelerden kurtulmaya ve sade yaşamaya çalışıyorum. Yaş almak kötü değilmiş meğer :) Zaman bana nasıl yaşamam gerektiğini öğretiyor, bense ona ne kadar değerli olduğunu bildiğimi
Mavi mavi kucaklaşmadır denizin ve göğün ki İnsan bilmiyor diye belki her gün özellikle sabahları. Gök iniyor denize deniz çoktan razı; Mavi bir sevda ki şairler de sebepleniyor… Ali İhsan Konuklu
Sabah Sabah Spinoza Aklıma Geldi
Belki de yaşama tutunmamın bir sebebi yok. Belki yaşamak, sebep aramadan da sürüyor. Bir filizin güneşe dönmesi gibi, bir derenin denize akması gibi… İçimde beni hayata doğru çeken sessiz bir güç var. Spinoza buna conatus diyordu. Ben ise sadece “devam etme isteği” diyorum.
Alıntı
Reklam
Reklam